1. Ceza Dairesi 2022/13468 E. , 2023/8101 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,…
**1. Ceza Dairesi 2022/13468 E. , 2023/8101 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/95 Esas, 2016/377 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/95 Esas, 2016/377 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 05.10.2020 tarihli ve 2020/9047 Esas, 2020/12577 Karar sayılı ilâmı ile; "1) Katılan ... Işıl'ın, eşi olan sanık tarafından evde bulunan ütü ile başına vurulması sonucu yaralandığının iddia edildiği olayda, katılanın ... ilinden otobüsle ... iline gittiği ve bir gün sonra 02/11/2015 tarihinde ... Çekirge Devlet Hastanesine saat 21:35’te müracaat ederek muayene olduğu, düzenlenen adli raporunda katılanda bel bölgesinde L 1 vertebra transvers process kemik kırığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, bir şahsın bel kısmında mevcut kırık oluştuktan sonra otobüsle yolculuk yapıp yapamayacağının, sanığın katılan tarafından anlatılan kafasına ütü ile vurulması eylemi ile kırık arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının uzman bir doktordan sorularak görüş alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2) Oluşa, beyanlara ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın katılanı silahtan sayılan ütü ile yaralaması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması, 3) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," Nedenleriyle bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına karar verilmiştir. 3. ... 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/357 Esas, 2021/344 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme yapıldığına, alınan son raporun yetersiz olduğuna, isnat olunan eylem ile kırık arasında illiyet bağı bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mağdur ile sanığın suç tarihinde evli oldukları, sanığın eve sarhoş geldiği, tartıştıkları, mağdurun eşine "Sen ne biçim insansın boşanacağım" dediği, sanığın eline aldığı ütünün sivri kısmı ile mağdurun başına vurarak hayati tehlike geçirmeyecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati fonksiyonlarını (2.) orta derece etkileyecek L1 vertebra transvers process kemik kırığına neden olacak nitelikte yaraladığı belirtilmiştir. 2. Sanık savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımı, adlî raporlar, adlî sicil kaydı, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur. 3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin kısmen yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına, hükmün gerekçesinde sanığın mağdurun başına ütünün sivri kısmı ile vurduğunun kabul edilmesine ve hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin yanında suçun silahla işlendiği de belirtilerek (e) bendinin de gösterilmesine rağmen devamında sanığın suçu ütü vasıtası ile işlediği yolunda iddiadan başka delil olmadığından 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanmasına yer olmadığına denilmek suretiyle çelişkiye neden olunması aleyhe temyiz bulunmadığından ve kazanılmış hak gereği sonuç cezayı değiştirmeyeceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, adîl yargılanma ve savunma haklarının ihlâlinin söz konusu olmadığı, bozma sonrası alınan rapor ile diğer tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin tüm dosya kapsamı ile saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle ... 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/357 Esas, 2021/344 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.