TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1426 KARAR NO : 2025/1203 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ........ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Taraflar arasındaki davanın…
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1426 KARAR NO : 2025/1203 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ........ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosyanın Dairemizce HMK'nin 352. Maddesi uyarınca yapılan ön incemesi sonunda, , GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, ........ günü, davalıya sigortalı olan ........ plakalı çekici ve bu çekiciye ait........... plakalı römorkun Karayolları ............... Müdürülüğü otoyol ağında ......... ilçesi sınırları içerisinde TEM otoyolunda meydana gelen trafik kazasında müvekkili davacı idareye ait ..................... elemanları ile eklentilerine zarar verdiğini, meydana gelen hasarın miktarının .......... TL olduğunu, kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, zararın tazmini için .......... (..........) İcra Dairesi ......./........ Esas nolu dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, sigorta şirketinin davacı idarenin uğradığı zarardan araç sahibi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile, ................. TL'nin %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir. Mahkemece; 'dava konusu uyuşmazlığın mutlak ticari davaya giren bir uyuşmazlık olmadığı, davalı tacir olsa da davacı ....................... tacir olmadığı, gmrevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu' gerekçesi ile; 'Dava dilekçesinin görev yönünden reddine' karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar ve değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 24/11/2016 tarihli 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 41. Madddesi ile de, maddede yer alan " bin beşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. 6763 sayılı Kanun'un 44. Maddesi ile HMK'na eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. Maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun'un yürürlüğe girdiği 02/12/2016 tarihi ve sonrasında (2017 takvim yılı başına kadar) verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir. Buna göre, Asliye Hukuk Mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi, 02/12/2016 tarihinden önce ise 1.500,00 TL, 02/12/2016 tarihi ve sonrasında ise (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00 TL; 01/01/2017 ve sonrasında ise (2018 takvim yılı başına kadar) 3.110,00 TL; 01/01/2018 ve sonrasında ise (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560,00 TL; 01/01/2019 ve sonrasında ise (2020 takvim yılı başına kadar) 4.400,00 TL; 01/01/2020 ve sonrasında ise (2021 takvim yılı başına kadar) 5.390,00 TL; 01/01/2021 ve sonrasında ise (2022 takvim yılı başına kadar) 5.880,00 TL; 01/01/2022 ve sonrası ise (2023 takvim yılı başına kadar) 8.000,00 TL, 01/01/2023 ve sonrası ise(2024 takvim yılı başına kadar) 17.830 TL; 01/01/2024 ve sonrası ise (2025 takvim yılı başına kadar) 28.250 TL; 01/01/2025 ve sonrası ise ( 2026 takvim yılı başına kadar) 40.000 TL olarak uygulanacaktır. 14/11/2024 tarih ve 32722 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 07/11/2024 tarih ve 7531 sayılı "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair" Kanunun 22. Maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesine "İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” hükmünü haiz üçüncü fıkra eklenmiş; yine 7531 sayılı yasanın 29/2. Maddesinde anılan düzenlemenin yayın tarihinden itibaren uygulanacağı belirtilmiştir. 04/06/2025 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile, HMK'nin ek 1 inci maddesinin 2 inci fıkrası " 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” şeklinde değiştirilmiş, 3 üncü fıkrası ise yürürlükten kaldırılmıştır. ........(.........) İcra Müdürlüğünün ....../..... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, takip alacaklısı davacı tarafından takip borçlusu davalı aleyhine 11.868,56 TL asıl alacak olmak üzere 14.034,57 TL alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibi olduğu anlaşılmıştır. Davacı eldeki davada, harca esas değeri 11.868,56 TL olarak göstermiş ve davalı takip borçlusunun icra takibine vaki itirazının iptalini talep etmiştir. Kanun yolu kesinlik sınırı belirlenirken dava konusu alacağın değerinin dikkate alınacağı, faiz, icra inkar tazminatı, yargılama gideri vekalet ücreti taleplerinin nazara alınmayacağı kuşkusuzdur (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17/01/2024 tarih ve E.2022/3575, K.2024/221 sayılı kararı da bu yöndedir.) Bilindiği üzere, usûl hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usûl hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır. Usûl kurallarının zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık kuralı ile birlikte dikkate alınması gereken diğer bir husus da yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde, ilgili usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Çünkü bir usûl işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girerse tamamlanmış işlem geçerli olarak kalır. Buna karşılık bir usûl işlemi henüz tamamlanmamış ise yeni kanun, kural olarak hemen yürürlüğe girecektir. HMK'nin ek 1 maddesi 2 inci fıkrasında değişiklik yapan 7531 sayılı yasa ile aynı maddeye eklenen üçüncü fıkrayı yürürlükten kaldıran 7550 sayılı yasanın yürürlük tarihi inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararından önce olduğundan, dava tarihi (04/06/2025) itibarıyla geçerli istinaf kesinlik sınırı 40.000 TL'dir. Hâl böyle olunca inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararı verildiği tarih itibarıyla -davacının istinafına konu uyuşmazlık miktarı, dava tarihi olan 2025 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığından- kesindir. Buna göre, davacının istinafına konu mahkeme kararı miktar itibarıyla kesin olduğundan HMK'nin 341/2. maddesi gereğince, davacının istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, aynı Kanunun 352/1-b. maddesi gereğince istinaf dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar verilmesi gerektiği sonuca varılmıştır. Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 341. ve 352. maddeleri uyarınca usûlden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) Davacı vekilinin miktar itibarıyla kesin nitelikte olan inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince, USÛLDEN REDDİNE, 2-) İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek hâlinde yatırana iadesine, 3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-) Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, HMK'nin 352/1. Maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda, KESİN olmak üzere 10/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan E-İmza Üye E-İmza Üye E-İmza Katip E-İmza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*