11. Ceza Dairesi 2013/9691 E. , 2013/8490 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına I- Katılan vekilinin 16.03.2010 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen hükmü karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süresin…
**11. Ceza Dairesi 2013/9691 E. , 2013/8490 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına I- Katılan vekilinin 16.03.2010 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen hükmü karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süresinden sonra katılanın 14.05.2010 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II- Sanık müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: 1- Belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, 29.08.2003 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda “senetteki rakamla yazılı bölümdeki değişikliğin ilk bakışta dikkat çeker özellikte bulunduğunun ve rakam bölümünde yapılan tahrifatın aldatma kabiliyetinin bulunmadığının” belirtilmesi karşısında suça konu belge getirtilip üzerinde gözlemde bulunulmadan, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde de açıklanıp tartışılmadan ve denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Suç tarihi her ne kadar 22.06.2001 olarak gösterilmiş ise de; suça konu senedin 28.01.1998 tanzim ve 20.08.1998 vade tarihli olup senedi ciro yoluyla devir alan ve sanık sıfatı bulunmayan Zaide Karakoçum tarafından 01.06.2001 tarihinde icraya konulduğunun anlaşılması karşısında, sanığın senedi hangi tarihte Zaide Karakoçum'a ciro ettiği tespit edilmeden dava zamanaşımının denetimine imkan vermeyecek şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.