7. Hukuk Dairesi 2012/7721 E. , 2013/2743 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamında toplanan delillere uygun olmadığı gibi oluşturulan hüküm de yasal düz
**7. Hukuk Dairesi 2012/7721 E. , 2013/2743 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamında toplanan delillere uygun olmadığı gibi oluşturulan hüküm de yasal düzenlemelere aykırı düşmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, 718. maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Genel kuralı oluşturan bu hükümler dikkate alındığında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların mülkiyetinin kural olarak arzın mukadderatına tabi olacağı, muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemeyeceği, aksine bir kanun hükmü bulunmadıkça da muhdesatların mülkiyetinin taşınmazın malik veya maliklerinden başka birisine veya maliklerden bir veya birkaçına ait olduğunun tespitinin dava edilemeyeceği, mahkemelerce de bu sonucu doğuracak şekilde hüküm verilemeyeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, böyle bir istemle dava açılması halinde "çoğun içinde azı da vardır" kuralı gözetilerek diğer koşulların da varlığı halinde davanın kısmen kabulü ile muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir. Öte yandan; kural olarak HUMK’nun 74. ve 6100 sayılı HMK'nun 26. maddesi hükmüne göre mahkeme, tarafların .../.. 2012/7721-2013/2743 S.2 iddia, savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Somut olaya gelince; davacı taraf paydaşı bulunduğu ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 111 ada 19 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın belirli bölümlerinin adına tescili istemiştir. Hal böyle olunca; az yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözetilerek tescil isteğinin davanın muhdesat aidiyetinin tespiti olarak kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken, talebe aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de mahkemece verilen hüküm ile gerekçenin çelişkili olması dahi isabetsiz, davalı ...’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 13.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.