11. Hukuk Dairesi 2010/9842 E. , 2010/11216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.03.2008 gün ve 2007/151-2008/171 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.02.2010 gün ve sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,
**11. Hukuk Dairesi 2010/9842 E. , 2010/11216 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.03.2008 gün ve 2007/151-2008/171 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.02.2010 gün ve sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin iş yerinin bitişiğindeki davalının Selimiye Şubesine birden ziyade hesap açtığını, 112728 numaralı hesabı üç ay vadeli olduğunu, küçük çocukları için açtığından hiç dokunmadığını, vade sonlarında kendiliğinden yenilendiğini, talebine rağmen davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 15.044.546 YTL’nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, derdestlik itirazında bulunarak davacının müvekkili aleyhine aynı iddialarla açtığı davanın kesinleşmediğini, hesabın TMSF’ye devir edildiğini, husumet düşmeyeceğini, istemin zamanaşımına uğradığını, davacının hesap sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlığa konu hesabın davacı adındaki kişi adına açıldığı, hesap bilgilerindeki ...’in davacı olmadığını davalının kanıtlaması gerektiği, esasen anılan şubede bu adla başka birinin bulunmadığı, hesabın sahibinin davacı olduğunun kabulünün gerektiği, davacının önce davalı şubesindeki kayıtlarda tespit yaptırdığı, sonra hesabın aidiyetinin tespiti için dava açtığı, davalının buna rağmen hesabı zamanaşımına uğradığından bahisle 23.06.2004 tarihinde dava dışı TMSF’ye devir ettiği, zamanaşımı def’inde bulunulduğu, ancak zamanaşımının işleyebilmesi için hak sahibine bildirim yapılması gerektiği, davalı tarafından bir bildirimin yapılmadığı, tespit ve davaya rağmen hesabın devir edilmesinin yerinde olmadığı, bu nedenle davalıya husumet düşeceği, alacağın belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.000 YTL lik kısım için dava tarihinden, 4.044.55 YTL’lik kısım için ıslah tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa’nın 2/1 nci maddesi uyarınca hesaplanacak yasal temerrüt faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.