6. Hukuk Dairesi 2022/4931 E. , 2024/321 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Taraflar arasında açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve…
**6. Hukuk Dairesi 2022/4931 E. , 2024/321 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Taraflar arasında açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı kooperatifte 17 yıl müdür sıfatı ile görev yaptığını, 12.03.2001 tarihinde o dönemde boşta bulunan kooperatife ait 228 nolu üyeliğe ilişkin kooperatiften alacağı kıdem tazminatına ve açıkça yazılmamış alacaklarına karşılık adına tesciline dair yönetim kurulu kararı düzenleyerek yönetim kurulu üyelerine imzalatmak sureti ile üyeliği adına tescil ettirdiğini, bu surette ... ili ... ilçesi 3952 ada 8 parsel sayılı taşınmazı bedelsiz olarak kendi adına tescil ettirdiğini, bu edinimden iki yıl önce kooperatiften kıdem tazminatına mahsuben 3.000,00-TL borç aldığını bu borcu 2009 yılına kadar ödemediğini, bu şekilde birden fazla menfaat temin ettiğini belirterek; ... ili ... ilçesi 3952 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair karar verilmesini talep etmiş, 27.04.2015 havale tarihli dilekçesi ile ise; davayı alacak davası olarak ıslah ederek 270.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, geçerli yönetim kurulu kararına bağlı işlem olduğunu, bu karar ortadan kalkmaksızın davanın açılmayacağını, davalının 03.12.1992 tarihinde kooperatif müdürü olarak işe başladığı ve kesintisiz olarak 31.12.2009 tarihine kadar çalıştığını, 12.03.2001 tarihinde yönetim kurulu kararı ile kooperatif lehine yapmış olduğu hizmet ve tasarruflar dikkate alınarak davalıya kıdem tazminatı ve diğer alacakları göz önünde bulunmak ve bunların avans kabul edilmesi ile kooperatifin 228 nolu üyeliğine kabulüne ve 3952 ada 40 puantta bulunan evin verilmesine karar verildiğini, davalının söz konusu taşınmazın natamam olarak devir alındığını, kat irtifakının oluşmasından sonra evi tamamlandığını, ferdileştirmenin genel kurul kararı ile yapıldığını, bu karara itiraz eden olmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iyi niyetli olmadığını, davacının üyelik ve hisse devrini kıdem ve diğer alacaklarına avans mahsubu ile aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı tapu iptal ve tescil davası açıldığı, ancak 27/04/2015 tarihinde dava ıslah edilerek alacak davasına dönüştürüldüğü, davacının davalı kooperatifte müdür olarak görev aldığı, ... 21. Noterliğinde 22/12/1995 27891 yevmiye numaralı ile onaylanan karar defterinden davalının 12/03/2001 tarih ve 221 nolu kararla üyeliğe kabul edildiği, 7 yöneticiden 6 yönetim kurulu üyesi tarafından imzalanan kararda kooperatifimize yaptığı hizmetler ve özellikle tapularının alınması sırasında kooperatifimize sağladığı büyük tasarruflar dikkate alınarak boş bulunan 228 nolu üyeliğe ...'nın kaydedilmesine ve kendisine kooperatiften alacağı kıdem tazminatı ile diğer alacaklarına karşılık 3592 adadaki 40 Prantlık 8 no.lu parseldeki natamam evin verilmesine oy birliği ile karar verilmiştir denildiği, davalının ortaklığının diğer ortaklardan farklı olduğu, kooperatif ortaklarının hak ve yükümlülükler yönünden eşit olup yönetim kurulu bu kuralın dışına çıkarak özel şartlarda ortak kaydetmek istediğinde genel kurulun onayını almak zorunda ise de ferdileşme öncesinde boş olan konut için ortaklık şartlarının belirlenmesi yönünde bir karar alınıp alınmadığının tespit edilemediği, bu hali ile ortaklığın geçerli olduğu ancak davalının herhangi bir ayrıcalığının bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği, bu durumda diğer ortaklarla eşdeğer ödeme yapması gerekecek olup, gösterdiği hizmetler sebebiyle yönetim kurulunun 12.03.2001 tarih ve 221 no.lu kararı ile üyeliğe kabul edildiği, 01.02.2001 tarihinde ise hak ettiği işçilik alacakları karşılıklığı olan 14.214,00-TL'yi peşinat olarak ödeyerek ortaklığın devam ettirildiği, bu tarihten itibaren genel kurullarda kabul edilen parasal yükümlülüklerin diğer ortaklar gibi ödemeye devam ettiği, ıslah tarihi itibariyle 54,00-TL anapara borcunun bulunduğu, bu borç üzerinden ıslah tarihinden itibaren %18 oranı üzerinden işlemiş faiz talep edebileceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının taşınmazı hukuka uygun olmayan bir şekilde edindiğini, kooperatif üyelerinin ödediği bedelleri ödemediğini, taşınmaza yok pahasına sahip olduğunu, davalının üyelik aidatlarını ödemediğinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmadığını, bilirkişi raporunda üyelik aidatıyla işletme kooperatifine dönüşen kooperatifin devamı için üyelerden alınan yıllık aidatın karıştırıldığını, gerekli ve yeterli incelemeyi yapılmadan hatalı çıkarımlarla bir rapor tanzim düzenlendiğini, raporlarına yönelik itirazların karşılanmadığını, ortakların yaptığı ödemelerin günün rayicine göre değeri, o günün koşulları içinde ortaklığın devir değeri, inşaat malzemelerinde meydana gelen artışlar, geçen süre içindeki enflasyon oranları, döviz kuru artışı gibi kriterleri dikkate alarak yeni ortak kaydedilecek kişi konusunda genel kurul kararı gerektiğini, bu husus da karar alınmadığını belirterek hükmü istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava dilekçesinde belirttiği 3.000,00-TL alacak yönünden acılan dava neticesinde ... AHM'nin ( ... Mah. Sıf. ) 02.05.2013 tarih ve 2010/264 Esas - 2013/266 Karar sayılı ilamı ile 9.209,61-TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, temyiz incelemesi neticesinde karar onamasını müteakip kesinleştiği, söz konusu alacağın anılan ilam ile hükme bağlanarak davalıdan iadesine karar verilmiş olması nedeni ile eldeki davanın esasına bir etkisi bulunmadığı, aynı şekilde davalı tarafından davacıya karşı 04.01.2002 ile 31.12.2009 arasında çalıştığı dönem için ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsili istemi ile açılan dava neticesinde ... AHM ( ... Mah. Sıf.) ile 15.03.2016 tarih ve 2014/753 E. 2016193 K. Sayılı ilamı davanın kısmen kabulü ile toplam 12.533,16-TL işçilik lacaklarının tahsiline karar verildiği, davaya konu edilen dönemin yönetim kurulu kararında belirtilen işçilik alacaklarından sonraki döneme ilişkin olması nedeniyle esasa etkili görülmediği, kooperatif ile kooperatif üyesi arasında üyelik ilişkisi devam ettiği sürece tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı davalarda olduğu üzere ortaklığa sıkı sıkıya bağlı taleplerde zamanaşımı işlemeyeceği, davalı zaman aşımı def'inde bulunmuş ise de istinaf başvurusunda bulunanın sıfatına göre bu husus inceleme konusu yapılmadığı, mahkemece inşaat ve mülk bilirkişileri tarafından düzenlen rapor ile davaya konu taşınmazın ferdileşme tarihi olan 07.11.2001 tarihinde 35.000,00-TL, dava tarihi olan 16.08.2010 tarihinde ise 270.000,00-TL olduğu, itiraz üzerine aynı bilirkişi tarafından düzenlen 04.06.2018 tarihli ek rapor ile kooperatifin o tarihteki satışları göz önüne alınarak taşınmazın değerinin 22.500,00-TL olduğu, 29.12.2016 tarihli ek bilirkişi raporuyla ise kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelmede 02.01.2002 tarihli yeni üye ...'dan alınan açıklaması ile 14.214,00-TL ödeme kaydı bulunduğu tespit edildiği, davaya konu uyuşmazlıkta da 12.03.2001 tarih ve 221 sayılı yönetim kurulu kararı ile üyeliğe kabul edilen ve ferdileştirme ile natamam taşınmazı edinen davalıya dava tarihine kadar her hangi bir borç çıkartılmadığı gibi bu hususta kooperatif kayıtlarına bir alacak kaydına rastlanmadığı, anılan yönetim kurulu kararının iptali istenmediği, süreç boyunca yapılan genel kurullar neticesinde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilemediği ve bilanço gelir gider hesapları kabul edilerek oy birliği ile ibra edildiği, davalıdan bu hususta her hangi bir talepte bulunulmadığı, taraflar arasındaki ... ilişkisinin 2009 yılında sona ermesini mütekaip davalının işçilik alacaklarının konu olması üzerine 2010 yılında yapılan genel kurul toplantısında bu hususta yönetim kuruluna yetki verildiği göz önüne alındığında, davalının yönetim kurulu kararı ile peşin bedelli üye olarak kaydının artık davalı kooperatif tarafından benimsendiğinin kabulü gerekeceği, sonuç olarak, davalıdan konut ... kooperatifine ilişkin olarak üyelik alacağı talep edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumum hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, davacının talebinin konut ... kooperatifine ilişkin işletme alacaklarına dair bir talebi bulunmadığı, istinaf edenin sıfatına göre bu alacağın hesaplamaya dahil edilmesinin de sonunca etkisi olmadığı kanaatiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil davasıdır. 2. İlgili Hukuk 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 23. maddesi, Yargıtay 23. HD’nin 2016-6803 E. ve 2018-3527 K. sayılı ilamı, aynı dairenin 2016-8434 E. ve 2020-554 K. sayılı ilamı. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.