Başvuru, yayımladığı bir haber gerekçe gösterilerek manevi tazminat ödemesinin gazeteci başvurucunun ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yayımladığı bir haber gerekçe gösterilerek manevi tazminat ödemesinin gazeteci başvurucunun ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. 2011 yılında Suriye'de iç savaş başlamış, Esed rejimine karşı çeşitli örgütler baş göstermiştir. Heyet-ul Tahriru’ş Şam’ı (Şam’ı Özgürleştirme Heyeti -HTŞ-) isimli örgüt de 2017 yılı başında rejime karşı mücadele eden muhalif grupların tek çatı altında birleşmesiyle kurulmuştur. İlerleyen süreçte Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1267 (1999), 1988 (2011) ve 1989 (2011) sayılı kararlarıyla listelenen kişi, kuruluş ve organizasyonlardan olan HTŞ'nin tasarrufunda olan mal varlıklarının dondurulması amacıyla 31/8/2018 tarihli 30521 sayılı Resmî Gazete'de Cumhurbaşkanı kararı yayımlanmıştır. Zira 1267 sayılı kararla terörizme finansal destek sağlayan kişi ve örgütlerin listesi belirlenerek Birleşmiş Milletler üyesi devletlere bu listede yer alan kişi ya da terör örgütlerinin mal varlıklarının dondurulması yükümlülüğü getirilmektedir. Başvurucunun temsilcisi olduğu sendika.org isimli internet haber sitesinde 8/7/2019 tarihinde "TRT 'onurlandırıldı': Türkiye’nin ‘terörist’ saydığı HTŞ’den plaket aldılar" başlığıyla bir haber yayımlanmıştır. Mezkûr haber şu şekildedir: "İdlip’teki cihatçıların siyasi yapısı “Kurtuluş Hükümeti”, TRT’ye ve TRT World çalışanlarına “devrime katkıları” dolayısıyla plaket verdiSuriye’nin İdlip vilayetini büyük oranda kontrol eden Heyet-i Tahrir’uş Şam’ın (HTŞ) siyasi yapısı “Kurtuluş Hükümeti”, TRT’ye ve TRT World çalışanlarına “devrime katkıları” dolayısıyla ayrı ayrı plaket verdi.“Kurtuluş Hükümeti” 2017 yılında HTŞ öncülüğünde kuruldu. Şam’ın Fethi Cephesi (eski adıyla Nusra Cephesi) liderliğindeki çatı örgütü HTŞ ise Türkiye tarafından resmi olarak “terör örgütü” kabul ediliyor.Söz konusu gelişme, “Kurtuluş Hükümeti”nin resmi internet sitesinde, 4 Temmuz tarihli “Kurtuluş Hükümeti lideri Fevaz Hilal, TRT muhabirlerini onurlandırdı” başlıklı haber ile duyuruldu.Habere göre, “Kurtuluş Hükümeti” lideri Fevaz Hilal, İçişleri Bakanı Ahmed Latif ile Yerel Yönetim ve Kamu Hizmetleri Bakanı Muayyed el-Hasan’ın katıldığı törende, TRT’ye ve üç muhabirine “Suriye devrimine ilişkin olayların aktarılmasına katkıları ve gerçekleri anlatma konusundaki istekleri” dolayısıyla ayrı ayrı plaket verildiği belirtildi.İdlip’teki çalışmaları dolayısıyla TRT’ye ve TRT World bünyesinde çalışan prodüktör [H.A.], muhabir [U.H.] ve kameraman [F. Y.]’ye ayrı ayrı plaket veren Hilal’in, törenin sonunda Arap medyasına ve yabancı medya kuruluşlarına “Suriye’nin kurtarılmış kuzey bölgelerine gelme” çağrısında bulunması dikkat çekti." Söz konusu haberin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu iddia eden Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) haberde hakkındaki ifadelerin sert eleştiri sınırını aştığını, gerçeklerin manipüle edildiğini ileri sürmüş, 000 TL manevi tazminat talep etmiştir. TRT (davacı), TRT ve TRT World ekiplerinin Kurtuluş Hükûmetinden -devrime katkıları sebebiyle- plaket aldıkları iddiasının asılsız olduğunu, yasa dışı bir örgütle bağlantılı oldukları izlenimi verilerek toplum nezdindeki saygınlıklarının zedelenmesinin amaçlandığını savunmuştur. Davacı bahsi geçen ödüle, bölgede gerçekleşen insani dramı objektif şekilde aktardıkları için layık görüldüklerini vurgulamıştır. İhtilafa konu haberin eleştiri sınırları içinde olup davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı kanaatine varan ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesi davacının talebinin kabulüne, 000 TL manevi tazminatın başvurucudan tahsiline karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesine göre, haberde davacının terör örgütü ile ilişkili olduğu algısı oluşturulması, yararlı ve ilgili olmayan nitelemeler ve yorumlar yapılması, tahrik edici, kamuoyunda husumet ve kuşku yaratıcı, güven zedeleyici bir üslup kullanılması, özle biçim arasındaki dengenin korunmaması ve haberin gerçek olmaması sebebiyle davacının kişilik hakları ihlal edilmiştir. Karar kesin niteliktedir. Başvurucu 29/4/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.