T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/06/2021 DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/06/2021 DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden istinaf incelemesinin duruşma açılmadan yapılmasına karar verilerek işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı ....İth. İhr. Nak. San. Ltd. Şti.'ye ait diğer davalı ... un kullandığı ... plakalı aracın aşırı hız nedeniyle kayması sonucu kendi şeridinden çıkarak müvekkilinin yolcu olarak seyahat ettiği ... plakalı araca çarptığını, kendi şeridinden giden minibüsün devrilmesiyle birçok yolcunun yaralandığını ya da öldüğünü, davalı sürücü ... hakkında Denizli 4.Ağır Ceza Mahkemesi ... sayılı dava açıldığını, yargılama sonrasında ... un kazada tam kusurlu bulunduğunu 6 yıl hapis cezasına çarptırıldığını, davalı aracın ... tarafından sigortalandığını, müvekkilinin kaza neticesinde bir süre evinde şahsi işlerini dahi yapamadığını, birçok kez ameliyat olmak zorunda kaldığını, kış aylarında sobasını dahi yakamayacak derecede yaralandığını, bunun gibi birçok maddi manevi zarar gördüğünü, şimdilik 50,00 TL maddi, 800,00 TL manevi tazminat talebini kaza tarihi olan 22/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle trafik sigortacısı şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, davacı vekili tarafından avans faizi talep edildiğini, kazaya karışan sigortalı aracın ticari araç olmaması sebebi ile hükmedilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini, adı geçen poliçe için şirketlerine başvuru yapılmadığını, aleyhlerine hüküm kurulması halinde faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak dikkate alınması gerektiğini, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili olduğu şirketin temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, aleyhlerine hüküm kurulması halinde yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince özetle davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 800,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve .... İhr. İth. ve Nak. San. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından manevi tazminat davasından verilen hükümle sınırlı olmak üzere manevi tazminatın ıslah dilekçesindeki miktar yönünden kabul edilmesi gerekirken dava dilekçesindeki miktar yönünden kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesiyle 800 TL manevi tazminat talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 15.000 TL’ye yükseltmiştir. Manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez, bir defada istenilmesi gerekir. İnsan yapısı gereği, manevi acı olay tarihinden uzaklaşıldıkça azalır, artmaz, bu nedenle olay tarihine en yakın açıklanan irade beyanı manevi acının şiddetini daha açık olarak ortaya koyar. Manevi acı tazminata hükmedilirken davalısına göre değişiklik göstermez. İstemin değiştirilmesi ve artırılması için, istekte bulunanın daha önceki isteminin dışında ve ondan daha fazla alacağının bulunması gerekir. Manevi zararda ise zarar gören daha önce belirttiği istemi ile zararını açıkladığı ve belirttiği, artık geriye bir alacağı kalmadığı için gerek ayrı bir dava ve gerekse ıslah yoluyla bir istemde bulunamaz. Zira, manevi tazminat bir bütündür. Duyulan acı ve üzüntünün karşılığı dava yolu ile belirlenip, karşı tarafa bildirildikten sonra arttırılması veya yeni bir dava açılarak istenmesi mümkün değildir. Öğretide ve kararlılık gösteren yargısal inançlarda da manevi tazminat davasının kısmi dava olarak açılamayacağı, ıslah yolu ile de istemin arttırılamayacağı benimsenmektedir (Yargıtay HGK’nin 2009/21-484 Esas ve 2009/572 Karar sayılı kararı). O halde ilk derece mahkemesince aynı yöndeki gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda, incelenen mahkeme kararı hukuka uygun olduğundan ve ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1- İstinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, 2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile 534,70 TL eksik harcın başvurandan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 3- İstinaf yoluna başvuru için yapılan masrafların istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, 4- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine, HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...