DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/996 E. , 2024/3355 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/996 Karar No : 2024/3355 TEMYİZ EDENLER:1-(DAVALI): ... Kurulu VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVACI): ... VEKİLİ: Av.... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 11/11/2022 tarih ve E:2017/3983, K:2022/8466 sayılı kararının, davacı tarafından incelenmeksizin redde ve vekalet ücretine ilişkin kısmının, davalı idare tarafından kabule ilişkin kısmının temyizen …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/996 E. , 2024/3355 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/996 Karar No : 2024/3355 TEMYİZ EDENLER:1-(DAVALI): ... Kurulu VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVACI): ... VEKİLİ: Av.... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 11/11/2022 tarih ve E:2017/3983, K:2022/8466 sayılı kararının, davacı tarafından incelenmeksizin redde ve vekalet ücretine ilişkin kısmının, davalı idare tarafından kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Beşinci Dairesinin 11/11/2022 tarih ve E:2017/3983, K:2022/8466 sayılı kararıyla; Davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı ile... tarih ve ...sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemi yönünden: Davacı tarafından, dava konusu istemle aynı istemi de içeren Dairelerinin E:... sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davada; Dairelerinin... tarih ve K:... sayılı kararı ile, dava konusu kararların iptaline karar verildiği, bu kararın ise henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı, Buna göre, Dairelerinin E:... sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle davanın bu kısmının incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı ile ... tarih ve... sayılı kararı nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden: Davacı tarafından, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun... tarih ve... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu kararların iptaline karar verildiğinin görüldüğü, Bu durumda, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun... tarih ve... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verildiği görüldüğünden, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemi yönünden davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, bu kararlar nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının hangi gerekçeyle reddedildiğinin kararda karşılanmadığı, parasal ve özlük hak, maddi tazminat ve faize ilişkin taleplerin yasal dayanaktan yoksun olduğu, 685 sayılı KHK, Anayasa'nın 159. maddesinin 10. fıkrası ve 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu, 685 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 23/01/2017 tarihi öncesi için hiçbir şekilde parasal ve özlük hak, maddi ve manevi tazminat ve faize hükmedilemeyeceği, söz konusu taleplerin dava tarihinden itibaren dikkate alınabileceği ve faiz konusunda da yasal faizin dikkate alınabileceğine dair yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı taleplerin de kabulünün mümkün olmadığı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, derdestlik nedeniyle incelenmeksizin ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu hatalı karar nedeniyle aleyhine yargılama giderlerine hükmedildiği, ayrıca lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken hatalı olarak hükmedilmediği, vekalet ücreti yönünden temyizen inceleme yapılarak kararın düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Taraflarca, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Daire kararının faiz yönünden düzeltilerek onanması, davacının temyiz isteminde bulunmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idarenin temyiz istemi yönünden; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davalı idare kararın kabule ilişkin kısmına karşı temyiz isteminde bulunmaktadır. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesi kararının kabule ilişkin kısmının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü dışındaki kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin düşülmesi gerektiği tabiidir. Daire kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin kısmına gelince; Faiz, en genel anlamıyla, konusu bir miktar paranının ödenmesinden ibaret olan borçlarda, alacaklının bu paradan yoksun kaldığı süre içinde oluşan zararına karşılık olarak ödenen ve alacağın türüne göre oranı değişen bir bedeldir. Hukuka aykırı işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararların ya da yoksun kalınan maddi ve manevi hakların karşılanması zaman içinde gecikebildiğinden, ilgililerin bu gecikmeden doğan zararının giderilmesi için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca faiz uygulanması gerekli bulunmaktadır. Yerleşik yargısal içtihatlara göre, yasal faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde gösterilmediği durumlarda, iptal davasının açıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacının dava dilekçesinde parasal haklarına yasal faiz yürütülmesini istediği, ancak bunun başlangıç tarihini göstermediği, bu durumda dava açma tarihi olan 22/03/2017 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, Daire kararında meslekten çıkarıldığı tarihin yasal faizin başlangıcı olarak alındığı görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, temyize konu Daire kararının B) İnceleme ve Gerekçe Bölümünün 2. Kısmının ikinci paragrafında yer alan "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesi ile hüküm fıkrasının ikinci sırasındaki "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, "meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacının temyiz istemi yönünden; Davacı kararın incelenmeksizin redde ve vekalet ücretine ilişkin kısmına karşı temyiz isteminde bulunmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği; verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci tarafından kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği, 7. fıkrasında temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde 2. ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği hükmü yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Beşinci Dairesinin 11/11/2022 tarih ve E:2017/3983, K:2022/8466 sayılı kararına karşı davacı tarafından 11/04/2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu, ancak gerekli harç ve posta ücretinin yatırılmaması nedeniyle 02/05/2023 tarihli yazı ile davacıdan eksik olan harç ve posta ücretinin ödenmesinin istenildiği, davacının verilen süre içinde harç ve posta ücretini ödemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, verilen süre içinde harç ve posta ücreti ödenmediğinden yukarıda anılan yasa hükmü uyarınca söz konusu kararın davacı tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 48/7. maddesi uyarınca kararın davacı tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu kararların iptaline karar verilmesi istemi yönünden davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 11/11/2022 tarih ve E:2017/3983, K:2022/8466 sayılı kararının kabule ilişkin kısmının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü dışındaki kısımlar yönünden ONANMASINA, 3. Anılan Daire kararının, B) İnceleme ve Gerekçe Bölümünün 2. Kısmının ikinci paragrafında yer alan "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesi ile hüküm fıkrasının ikinci sırasındaki "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, "meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA, 4. Kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.