14. Hukuk Dairesi 2019/2180 E. , 2019/8588 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 06/03/2019 gün ve 2016/8049 Esas, 2019/2062 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili…
**14. Hukuk Dairesi 2019/2180 E. , 2019/8588 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 06/03/2019 gün ve 2016/8049 Esas, 2019/2062 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davacının 07/01/2011 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile ... ilçesi, Alibeyköy Mahallesi 490 ada 13 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen binanın A Blok 1. normal kat alt giriş olan sağ tarafta kalan ve ön cepheye bakan 6 No'lu daireyi (sonradan projede yapılan değişiklikle 12 No'lu daire olmuştur.) ... isimli kişiden satın aldığını, ...'ın da aynı daireyi yine noter satışı ile müteahhit ...'den satın aldığını, yapılan muvazaalı satışlar sonucunda tapuda mal sahibi olarak görünen davalı ... ve binanın müteahhidi ... ile oğlu ...'ün ortak hareket ettiğini, davacı ve birçok kişiyi aynı yolla dolandırmak isteyen kötü niyetli kimseler olduklarını, davalının dava konusu daireyi satın alabilecek maddi güce sahip olmadığını, dairenin gerçek değerinin tapuya yansıtılmadığını, bu durumun yapılan işlemde muvazaanın varlığına delil teşkil ettiğini, muvazaalı satışın baştan yok hükmünde olduğunu, muvazaalı satış ile ortak amacın aslen mülkiyeti davacıya ait olan daireyi ...'a aitmiş gibi gösterip, davacıyı zorla daireden çıkartıp haksız menfaat temin etmek olduğunu, davacının dava konusu dairede çok uzun süredir oturduğunu belirterek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, 490 ada 13 parselin bir kısım arsa malikleri adına tapu tahsis belgeli iken bitişiğindeki belediyeye ait arsayı da satın almak ve sözleşmeye uygun inşaat yapmak için arsa sahipleri ile müteahhit ... arasında sözleşme yapıldığını, daha sonra müteahhidin para sıkıntısı yaşadığını ve satış vaadi sözleşmesi yaptığını ancak müteahhidin satış bedellerini ve inşaatı durduğunu, arsa sahiplerinin davalıya başvurarak belediye arsasını almasını, inşaatın tamamlanmasını ve bu işler karşılığında binadan daire almasını teklif ettiklerini ve anlaştıklarını, davalının inşaata 1 milyon TL civarında para harcadığını ve binada dairenin kendisine devredildiğini davacı ile davalının bir alışverişi olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının satış vaadi sözleşmesini tapuya şerh ettirmediği, şahsi hak niteliğindeki hakkını üçüncü kişi olan davalıya karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 06/03/2019 tarihli ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.