12. Ceza Dairesi 2025/4953 E. , 2026/870 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/338 E., 2023/346 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi,…
12. Ceza Dairesi 2025/4953 E. , 2026/870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/338 E., 2023/346 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/1-a, 52/2-4, 5275 sayılı Kanunun 106/3, TCK’nın 53/6. Maddeleri gereğince 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin kararının, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.09.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın tamamen kusurlu olduğuna, ceza miktarının az olduğuna, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, hakkaniyetten uzak şekilde karar verildiğine, sanığın üst sınırdan, lehe hükümler ve de takdiri indirim sebepleri uygulanmaksızın hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, kaza tespit tutanağı ve sonrasındaki raporların hatalı tutulduğuna, verilen cezanın usul ve yasalara aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, yol yapımı nedeniyle trafik akışının iki yönlü sağlandığı tehlikeli virajlı, eğimli il yolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde şerit ihlali yapıp karşı yönden gelen ve seyir durumunu bozduğu (temyiz dışı) katılan sanık sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki otomobil ile kendi şeridinde çarpıştıkları, sanık ...’in aracına ait sol şeritten başlayıp sağa kendi şeridine yönelen 20 metre, ...’ün otomobiline ait, seyrettiği şeritten başlayıp sola yönelen 24 metre fren izinin tespit edildiği olayda, sanık ...’in asli kusurlu olarak, ...’in ölmesine, katılan sanık ...’ün hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan ...’nun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu, kaza tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi 04/11/2015 tarihli raporu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi 06/08/2015 tarihli raporlarına göre sanık ...’in asli kusurlu olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.09.2022 tarihli kararıyla; "...1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine, biri nitelikli iki kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, 2-Kendilerini aynı vekille temsil ettiren ölenin mirasçıları olan ... ve ... lehine, sanık ... aleyhine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, 3-Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılanlar vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oybirliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oybirliğiyle 02.02.2026 tarihinde karar verildi.