T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2386 - 2026/56 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2386 KARAR NO : 2026/56 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/09/2025 NUMARASI : 2025/373 E. - 2025/628 K. DAVANIN KONUSU : Tespit Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/09/2025 tarih ve 2025/373…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2386 - 2026/56 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2386 KARAR NO : 2026/56 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/09/2025 NUMARASI : 2025/373 E. - 2025/628 K. DAVANIN KONUSU : Tespit Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/09/2025 tarih ve 2025/373 E. - 2025/628 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasında 03.12.2023 tarihinde "Master Franchisee ve İsim Hakkı Kullanım Sözleşmesi" akdedildiğini, ancak sözleşme akdedildikten ve imzalar aşamasına gelindikten sonra davalı tarafından, sözleşmenin davacıya ait nüshasının, ... Derneği İktisadi İşletmesine imzalatılacağı yönünde telkinler ile alıkonulduğunu, daha sonra söz konusu nüshanın hiçbir şekilde müvekkiline teslim edilmediğini, davacıya verilmesi gereken nüshanın, karşı tarafça haksız şekilde alıkonulduğundan, müvekkilinin sözleşmenin hukuki varlığını kanıtlayan ilgili nüshayı Bakanlığa ibraz edemediğini, gelinen noktada davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin varlığının tespitini isteme zorunluluğunun hasıl olduğunu ileri sürerek, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığının ve kapsamının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın ikamesinde davacının hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davacının hakkına kavuşmak için, hali hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukuki yararının bulunduğundan söz etmenin mümkün olmadığı, tespit davası açanın da kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunmasının gerektiği (HMK md. 106/2), hukuki yararın dava şartı olduğu (HMK md. 114/1.h), eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığından, eda davası açılması mümkün iken açılmış tespit davasının hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin geretiği (Zeki Gözütok / Adem Albayrak, Alfabetik Medeni Usul El Kitabı, Ankara 2021, s. 437 ve 908 vd.), bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacının akde aykırılığa dayalı olarak davalıya karşı bir eda davası açabileceği ve varsa akdi ilişkinin varlığı ile kapsamının bu eda davasında tartışılacağı açık olup, davacının ayrı bir tespit davasında taraflar arasındaki sözleşmenin varlığının ve kapsamının tespitini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK md. 114/1.h gereğince hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasında 03.12.2023 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre davalının ... Derneği İktisadi İşletmesi'nin asıl isim hakkı sahibi olduğu marka hakkını, yine aynı şirket adına kullanım sözleşmesi akdetme yetkisine sahip bulunduğunu, sözleşme akdedildikten ve imzalar aşamasına gelindikten sonra, sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanan nüshasının, davalı tarafından, ... Derneği İktisadi İşletmesine imzalatılacağı yönünde telkinler ile alıkonulduğunu, müvekkilinin sözleşmeye göre ödeme yapmakta olduğunu, esasen sözleşmenin taraflar arasında hüküm ifade ettiğinin sabit bulunduğunu, asıl isim hakkı sahibi ... Derneği İktisadi İşletmesi tarafından müvekkiline gönderilen ihtarnamede ise davalı ile ... Derneği İktisadi İşletmesi arasındaki ana yetki sözleşmesinin, istenilen amaç ve hedeflere ulaşılamaması nedeniyle tek taraflı feshedildiğinden, davalı şirket ile müvekkili arasındaki isim hakkı sözleşmesinin bitiş tarihinin ve müvekkilinin markayı kullanıp kullanmama durumunun bildirilmesinin istendiğini, aksi halde ise markanın haksız kullanımının söz konusu olacağının ve yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, bu durumun da davalının bundan böyle ... Derneği İktisadi İşletmesi adına yetkili olmadığını gösterdiğini, bu halin bile çok ciddi bir tehlike ve tereddüt oluşturduğunu, müvekkili ile asıl isim hakkı sahibi olan ... Derneği İktisadi İşletmesini temsilen davalı arasındaki hukuki ilişkinin varlığını ispatlamak adına, müvekkilinin somut bir araca sahip olamadığından, taraflar arasındaki ilişkinin varlığının hemen tespitinde, müvekkilinin hukuki yararının bulunduğunu, bu hususun vekil edenin hukuki güvenliğini ve ticari itibarını halihazırda tehdit etmekte ve bu tehdit devam etmekte bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığının ve kapsamının tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, somut olayda da davacının akde aykırılığa dayalı olarak davalıya karşı bir eda davası açabileceği ve varsa akdi ilişkinin varlığı ile kapsamının bu eda davasında tartışılacağı açık olup, davacının ayrı bir tespit davasında, taraflar arasındaki sözleşmenin varlığının ve kapsamının tespitini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.