Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1634 E. , 2024/2288 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/1634 Karar No : 2024/2288 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, terör olayları nedeniyle Batma
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1634 E. , 2024/2288 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/1634 Karar No : 2024/2288 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, terör olayları nedeniyle Batman ili, Beşiri ilçesi, ... köyü, Rıdvan mezrasında bulunan malvarlığının zarara uğraması üzerine 5233 sayılı Kanun kapsamında zararının karşılanması talebiyle yapılan başvuru neticesinde tesis edilen 110.000,00 TL ödenmesi önerisini içeren Batman Valiliği 4 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile 323.028,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Anayasa Mahkemesinin 09/06/2020 tarih ve Başvuru Numarası: 2015/18957 sayılı ihlal kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucu, olayda, Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen hususlar da göz önünde bulundurularak verilen ara kararı gereği dosyaya sunulan Batman Valiliği Kadastro Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısında ... köyü ile Rıdvan mezrasının aynı yer olmadığı, Rıdvan mezrasının ... köyüne bağlı olduğu, ayrıca ... köyünün eski adının Rıdvan olmadığı, Rıdvan mezrasının ... köyü sınırları içerisinde kurulan bir yerleşim yeri olduğunun belirtildiği, Batman İl Jandarma Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında ise, ... köyünün (merkez) 1993 yılında boşaldığı, köyün halen boş olduğu ve dönen olmadığı, Rıdvan mezrasının ise boşaldığına dair herhangi bir bilgiye yer verilmediği, 09/05/2006 tarih ve 30571 sayılı yazısında, "terör olaylarından tamamen etkilenen köy", Rıdvan mezrasının ise, "terör olaylarından kısmen etkilenen köy" olarak belirtildiği, ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde yer alan tutanakta, 1987-2000 yılları arasında geçici ve/veya gönüllü köy koruculuğu sisteminin bulunduğu köyler arasında yer almadığı, Batman Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı yazı ekleri uyarınca, köy nüfusunun 1990 yılında 344, 1997 yılında 78, 2000 yılında ise 79 kişi olduğunun belirtildiği, Beşiri İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında, terör nedeniyle ..., ..., ..., ... ve ... köyleri boşaldığından 1990-2000 yılları arasında muhtarlık seçiminin yapılamadığı, anılan köylerde seçimin 2004 yılında yapıldığı, aralarında ... köyünün de bulunduğu köylerde ise 1990-2000 yılları arasında muhtarlık seçiminin yapıldığının belirtildiği, bu durumda, yer verilen tüm bilgi ve belgeler birlikte göz önünde bulundurulduğunda, ... köyünün 1993 yılında tamamen boşaldığı ve halen boş olduğu, davacının taşınmazının yer aldığı Mahar mevkiinin (Rıdvan mezrasının) ... köyünün bir yerleşim yeri olduğu, Rıdvan köyü ile ... köyü ve Rıdvan mezrasının aynı yerler olmadığı, davacının taşınmazının yer aldığı Rıdvan mezrasının tamamen boşaldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmediği, ayrıca anılan köyde koruculuk sistemi bulunmadığından, ikâmet eden kişilerin korucu ve/veya korucu ailesinden kişilerden oluşmaması nedeniyle, söz konusu nüfusun ikâmet ettiği yerleşim yerinin, boş olduğuna dair bilgiye yer verilmeyen Rıdvan mezrası olduğunun kabulü gerektiğinden, anılan mezranın "kısmen boşalan" köy kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davanın, 19/02/2010 tarih ve 4-9 sayılı işlem yönünden değerlendirilmesinden; davacı şirketin maliki olduğu besi çiftliğinin bulunduğu yerin "Mahar mevkii"nin, ara kararı uyarınca Kadastro Müdürlüğünce düzenlenen kroki ve buna dayalı olarak düzenlenen belgede, Rıdvan mezrasında kaldığının, Rıdvan köyü ile ... köyü ve Rıdvan mezralarının da aynı yerler olmadığının açık olduğu, söz konusu mezranın da tamamen boşaltılan/boşalmış yerlerden olmaması karşısında, davacının sübjektif güvenlik kaygısıyla çiftliğinde faaliyette bulunmadığının kabulü gerektiğinden, uğranıldığı belirtilen zararın 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre idarece karşılanmasına hukuki olanak bulunmadığından 110.000,00 TL ödenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın, 323.028,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine ilişkin kısmı yönünden değerlendirilmesinden; dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan terör eylemleri nedeniyle uğranıldığı belirtilen söz konusu zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminine imkan bulunmadığı, bu nedenle de maddi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, talebin haklılığına Anayasa Mahkemesi tarafından karar verildiği, dosyada bulunan kadastro yazısına göre Rıdvan mezrası ve ... köyünün aynı köy olduğunun açık olduğu, köy boşaltılmasa dahi kendilerine yönelik terör örgütü eylemleri nedeniyle malvarlıklarına ulaşmalarının mümkün olmadığı, babalarının tehdit edildiği, işyerinin yakıldığı iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından, terör olayları nedeniyle Batman ili, Beşiri ilçesi, ... köyü, Rıdvan mezrasında bulunan malvarlığının zarara uğradığından bahisle, zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle davalı idareye başvuru yapıldığı, başvuru neticesinde davalı idare ekiplerince olay mahallinde bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak ve tanık dinlenerek hazırlanan raporda, ... köyünün tamamen boşaltıldığı ve başvurucunun zararının da 328.023,91 TL olduğu tespitlerine yer verildiği, ancak ...tarih ve ... sayılı sayılı Batman Valiliği 4 No'lu Zarar Tespit Komisyonu kararında, çiftliğin %50'sinin hibe programından yapıldığı, günün koşullarında çiftliğin yarısının devlet tarafından karşılandığı, ahırların betonarme yapılardan %70 daha az maliyetli olduğundan ahır metrekaresinin 171,00 TL olarak alınması ve takdiren 110.000,00 TL ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak davacıya 19/03/2010 tarihinde sulhname teklif edildiği, ancak davacı tarafından teklif kabul edilmeyerek anılan işlemin iptali ile 323.028,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (d) bendinde; terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar, Kanunun kapsamı dışında tutulmuş; aynı Kanunun "Başvurunun süresi, şekli, incelenmesi ve sonuçlandırılması" başlıklı 6. maddesinde, "Zarar gören veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il valiliğine başvurmaları hâlinde gerekli işlemlere başlanır. Bu sürelerden sonra yapılacak başvurular kabul edilmez. Bu Kanun kapsamındaki yaralanma ve engelli hâle gelme durumlarında, yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen süre, başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz." hükmüne yer verilmiş; 7. maddesinde ise, hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına, ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece ödeneceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık konusu olayda, davalı idarece davacı şirketin taşınmazlarının bulunduğu yerin terör olayları sebebiyle boşaltıldığı kabul edilerek davacıya belirli bir meblağın teklif edildiği, davacı tarafından teklifin kabul edilmediği, bu bağlamda davacının 5233 sayılı Kanun uyarınca oluşmuş zararlarının talep hakkı bulunup bulunmadığı, köyün boş olup olmadığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki davalı idare tarafından dosyaya sunulan savunma dilekçesinde yalnızca uyuşmazlığın kaynağı olan zararın miktarına yönelik açıklamalara yer verildiği, köyün boş olmadığına yönelik bir iddiada da bulunulmadığı görülmektedir. Bu kapsamda, taraflar arasında köyün boş olup olmadığına yönelik bir ihtilaf bulunmuyor ve uyuşmazlık zararın miktarından kaynaklanıyor iken köyün boş olup olmadığına yönelik araştırma ve değerlendirme yapılarak köyün boş olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Nitekim, köyün boş olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi, davacı için dava açılmadan önceki durumdan daha aleyhe bir yorum içermesi nedeniyle adil yargılanma hakkına ve hak arama hürriyetine de uygun düşmeyecektir. Bu itibarla, dava, bilirkişi tarafından belirlenen bedelin keyfi ve yasal dayanağı olmaksızın indirildiği, çiftliğin %50 hibe programı ile yapıldığına dair herhangi bir delilin bulunmadığı, sadece idarenin varsayımından ibaret olduğu, yapının betonarme olduğu, bundan dolayı da indirim yapılmaması gerektiği, 5000 küçükbaş hayvan kapasiteli çiftliğin terör nedeniyle beş yıl boyunca işletilemediği iddiaları ileri sürülerek açıldığından zararın miktarına yönelik değerlendirme ve araştırma yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Temyize konu ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.