10. Hukuk Dairesi 2012/2349 E. , 2012/3309 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davacının sigorta primlerinin gerçek maaşı üzerinden yapılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşün…
**10. Hukuk Dairesi 2012/2349 E. , 2012/3309 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davacının sigorta primlerinin gerçek maaşı üzerinden yapılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, davalı şirketin ..... işyerinin bölge müdürlüğü görevini yerine getirdiğini, primlerinin gerçek maaşı üzerinden yatırılması gerekirken, asgari ücret üzerinden yatırıldığını belirterek, primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 2004 yılında aylık net 950,00 TL ücretle çalıştığı kabul edilmek suretiyle brüt ücreti belirlenmiş ve 2004 yılı asgari ücrete oranlanmak suretiyle, asgari ücretin 3.1 katı ücretle çalıştığı belirlenerek, 27.01.1997 – 06.10.1994 tarihleri arasındaki dönemde eksik ödenen prim miktarı 13.008,77 TL olarak hesap edilmiştir. 506 sayılı Kanunun 77’nci maddesine göre, işveren tarafından ödenen/ödenmesi gereken primlerin tutarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın saptanmasında, gerçek ücretin esas alınması zorunludur. 5510 sayılı .... 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 3’üncü maddesinde ücret, 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutar olarak tanımlanmış, 4857 sayılı İş Kanununun 32’nci maddesinde de genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tarif edilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288’inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289’uncu maddesinde, 288’inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakatı durumunda tanık dinlenebileceği, 292’nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir.