21. Hukuk Dairesi 2016/19060 E. , 2018/4494 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünül…
**21. Hukuk Dairesi 2016/19060 E. , 2018/4494 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R 1- Dosyadaki yazılara, temyiz edenin sıfatına ve temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, iş kazası ve meslek hastalığı nedenlerine dayalı sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece iş kazası nedeniyle davacı lehine 4.543,26 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden yasal faiziyle, meslek hastalığı nedeniyle davacı lehine 89,95 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.3.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyması ile Mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma yükümlüğü doğar. Bu ilke Usul Kanunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtayın bozma kararına uymuş olan Mahkemenin, bozma gereğince değerlendirme yaparak yeni hükmünü tesis etme zorunluluğu vardır. Bu açıklamalardan olarak, Mahkemece verilen 28/06/2011 tarih 2003/1446 Esas, 2011/511 Karar sayılı ilk karar ile davanın reddine karar verildiği, Dairemizin 24/02/2014 tarih ve 21013/20803 Esas, 2014/3010 Karar sayılı ilamı ile kararın davacının iş kazasına ilişkin talebi olmadığına yönelik 01.02.2010 tarihli duruşma tutanağında imzasının olmaması nedeniyle belirtilen tutanaktaki beyanla bağlı tutulması mümkün olmadığından, iş kazasına ilişkin talepler hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde red karar verilmesinin doğru olmadığı, Aynı zamanda meslek hastalığına ilişkin talebi nedeniyle, uygun bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekirken bu istem yönünden de red karar verilmesinin doğru olmadığına işaretle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde meslek hastalığı nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi yerinde ise de; bozma kapsamı dışında kalan meslek hastalığı nedeniyle maddi tazminat istemi hakkında red kararı yerine kısmen kabule karar verilmesi hatalı olmuştur.