T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/976 - 2025/1443 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/976 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1443 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/03/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/118 E - 2023/154 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 24/11/2025 YAZILDIĞI TARİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/976 - 2025/1443 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/976 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1443 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/03/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/118 E - 2023/154 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 24/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... A.Ş.nin bayisi olan davalı şirket arasında 07.10.2020 tarihinde sipariş formunda markası cinsi ve diğer özellikleri belirtilen iki adet aracın sipariş edildiğini, sipariş sonrası davalı şirkete her iki araç için ayrı ayrı olmak üzere 43.750,00 TL den toplamda 87.500,00 TL sipariş bağlanma parası olarak ödendiğini, sipariş formunda sipariş edilen araçların teslim tarihinin kesin olarak belirtilmediğini/aralık-ocak ayları gösterildiğini, bunun yanında araçların satış fiyatlarının da tespit edilmediğini, araçların fiyatları ve teslim tarihleri bildirilemediğinden taraflar arasında araç alım satımına ilişkin yasanın aradığı şartlarda araç alım satımına ilişkin bir sözleşmenin olmadığını, müvekkilinin 24.12.2020 tarihinde yazılı olarak sipariş edilen araçları satın alamayacağını belirtmek sureti ile siparişi iptal ettiğini, sipariş bağlama bedeli olarak yatırılan 87.500.00 TL nin iadesinin talep edildiğini, bağlanma parası ile ilgili olarak 57.500,00 TL’ iade edildiğini bakiye 30.000,00TL’nin ise ödenmeyeceğinin beyan edildiğini, davalı şirketin ödenmeyen 30.000,00 TL için 20.01.2021 tarihli e-faturayı müvekkiline gönderdiğini, bu faturaya yasal süresi içinde itiraz edilip fatura iade faturası ile davalıya iade edildiğini belirterek 30.000,00TL ile toplam 2.679,29TL lik noter masrafının 13.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacı tarafından sipariş verilen araç ithal bir ürün olmasından dolayı ve sipariş tarihinde stokta bulunmamasından dolayı taşınır satış sözleşmesi çerçevesinde aracın temin edilmesi için çalışma başlatıldığını, aracın en yakın teslim tarihi ülkeye gelecek sevkiyatlar kontrol edildikten sonra Aralık-Ocak ayı olarak ön görüldüğünü, siparişin davacı tarafından aracın belirlenen tarihte sorunsuz bir şekilde teslimata hazır hale getirilmesine rağmen hiçbir geçerli nedene dayanmadan iptal edildiğini, müvekkili işbu sipariş iptali nedeniyle meydana gelen zararlarını güvence bedelinden tenzil ederek kalan meblağı iade ettiğini, davacı tarafından sipariş verilen aracın Almanya menşeli bir ürün ve aracın temin edilmesi aşamasında döviz ile işlemler yapıldığını, aracın ifaya hazır hale getirildiğini, ancak davacı hiçbir geçerli nedene dayanmaksızın işbu satış işleminden vazgeçtiğini, müvekkili şirketi zarara uğrattığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: Sipariş Formu hazırlanırken verilen paranın açıkça bağlanma parası olarak kararlaştırılmamış olma ihtimalinde, paranın cayma parası olduğunu iddia eden taraf bunu ispat etmekle yükümlü olduğunu, bağlanma parası olarak verilen paranın, sözleşme ifa edilmediği takdirde kural olarak parayı verene iade edileceğini, bu nedenle somut durumda "Sipariş Formu" sırasında davalıya yapılan, davalının da itiraz etmediği ödemenin bağlanma parası olarak sözleşmenin yapıldığına ispat sağlaması adına yapıldığı, bağlanma parası olarak yapılan bu ödemenin davacının kusuru ve davalının zararı tam olarak belirlenmiş şekilde hukuki delillerle ispatlandığında iadesinde kesinti yapılabileceği ancak somut durumda davalının zararını delillerle ispatlayamadığı araçları dava dışı kişileri satışı sonrasında 202.251,60TL kadar daha fazla gelir elde etmiş olduğu, davalı tarafından bağlanma parasından zararın mahsubu nedeniyle yapılan 30.000,00 TL'lik kesintinin hukuki bir dayanağının olmadığı ve davacı tarafa iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın Kısmen Kabulü ile 30.000,00 TL bakiye alacağın temerrüt tarihi olan 28/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ,HMK m. 328/1- ç maddesi gereğince dava konusuna dahil edilemeyen ve yargılama gideri sayılan 2.679,29 TL noter masrafının kısmen kabul oranına göre 2.438,15 TL’sinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili; sipariş iptalinin söz konusu olduğu somut durumda iptale bağlı meydana gelen zarar kalemleri hesaba katıldığında yasal hakkın kullanımı şeklinde minimum düzeyde kesinti yapılarak hakkaniyete uygun şekilde bir mahsup söz konusu bedel üzerinden hak talep edilmesi yasal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının araç siparişi için davacıya ödediği kaporanın satıştan vazgeçmesi nedeniyle tamamen iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacının araç siparişi için davacıya ödediği bağlanma bedelinin satıştan vazgeçmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle aracın davacıya Kasım 2020'de satılmasının planlandığı düşünüldüğünde davalının aracın geç satılmasından kaynaklı bir zararının ve pirim kaybı, operasyon maliyeti bulunduğunun ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 200,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.849,07TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 24/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."