8. Hukuk Dairesi 2018/10660 E. , 2018/13294 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili; müvekkilinin babasının 1960 yılında vefat ettiğini, muristen davacıya 2232 parsel sayılı taşınma…
**8. Hukuk Dairesi 2018/10660 E. , 2018/13294 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili; müvekkilinin babasının 1960 yılında vefat ettiğini, muristen davacıya 2232 parsel sayılı taşınmaz kaldığını, davalılar ile müvekkilinin söz konusu taşınmazı bu güne kadar rızaen taksim edemediklerini, bu nedenle taraflar arasında ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/772 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını,2232 parseldeki yapılardan alt kısmında olan ikinci evin, davacı tarafından girişi hol, iki oda mutfak ve banyo olarak kerpiçten davacı tarafından yapıldığını, bu yapılırken rıza gösterildiğini belirterek 2232 parsel sayılı taşınmazlardaki yapıların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar davaya cevap vermemiş ve duruşmaya da katılmamışlardır. Mahkemece, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/772 esas sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamından, muhdesat aidiyetine ilişkin tespit davası açılmasında ortaklığın giderilmesi davası açılmış olduğundan hukuki yararın olduğu, dosya kapsamındaki tanık beyanları ve diğer delillerden davaya konu 2232 parselde bulunan kerpiç ev, dam ve tuvaletin davacı tarafça yapılarak şahsına ait olduğunun anlaşıldığı ve diğer davalıların binanın yapımına karşı çıkmadıkları anlaşılmakla davacının davasında haklı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne ve 2232 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki, bilirkişi raporunda sarı renkte boyalı (C) ve (D) harfleri ile gösterilen yapıların mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm. davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur(4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer(TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır(TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın mülkiyetinin arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın mülkiyetinin aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir. Somut olayda; dosyanın içeriğine, toplanan delillere, tanık beyanlarına göre 2232 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki, bilirkişi raporunda sarı renkte boyalı (C) ve (D) harfleri ile gösterilen yapıların davacı tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur. Mahkemece muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatın mülkiyetinin davacıya ait olduğuna karar verilmesi doğru değilse de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. SONUÇ: Tüm bu açıklamalar nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3.maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca yerel mahkeme hükmünün 1.inci fıkrasındaki "bilirkişi raporunda sarı renkte boyalı (C) ve (D) harfleri ile gösterilen yapıların mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine" cümlesi çıkarılarak, yerine "bilirkişi raporunda sarı renkte boyalı (C) ve (D) harfleri ile gösterilen yapıların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine"" yazılmasına, hüküm fıkrasının bu şekilde düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 28.5.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.