Hukuk Genel Kurulu 2014/811 E. , 2016/489 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Soma 1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.12.2009 gün ve 2007/627 E. 2009/545 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 08.07.2010 gün ve 2010/3053 E. 2010/10257 K. sayılı ilamıyla; (...Davacı, davalı ... idaresinden, linyit kömür…
**Hukuk Genel Kurulu 2014/811 E. , 2016/489 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Soma 1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.12.2009 gün ve 2007/627 E. 2009/545 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 08.07.2010 gün ve 2010/3053 E. 2010/10257 K. sayılı ilamıyla; (...Davacı, davalı ... idaresinden, linyit kömürü çıkarmak için taahhüt senedi düzenlenip davalıya verdiğini, bu taahhüt nedeniyle orman irtifak hakkına sahip olduğunu, taahhütname gereği, irtifak hakkı süresi boyunca geçerli olmak üzere irtifak hakkı bedelinin peşin ödendiğini, ancak davalının Medeni Kanun Orman Kanununda yapılan değişiklikleri gerekçe göstererek 2006 yılları için yıllık izin bedeli, gecikme zammı ve KDV istediğini, bu talebin sözleşmeye ve kazanılmış haklara aykırı olmasına rağmen işlerin aksamaması için ihtirazi kayıtlı toplam 13.794,58 TL olarak ödediklerini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden yasal faizi ile tahsilini istemiştir. Davalılar, husumet itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Çevre ve Orman Bakanlığı aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabulüne dair verdiği karar Orman Genel Müdürlüğünce temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Katma Değer Vergisi Kanunu 8/2 maddesi "Vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya KDV fatura veya benzeri vesikalarla göstermeye hakkı bulunmadığı halde düzenlendiği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler bu vergiyi ödemekle mükelleftir. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarlarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerlidir. Bu gibi sebeplerle fazla ödedikleri vergilerini, indirim hakkına sahip olmayanlara iadesi konusunda Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir." hükmünü getirmiştir. Yasanın bu hükmü karşısında davalı davacıdan tahsil ettiği KDV vergi dairesine ödemekle yükümlüdür. Davalı yasa gereği tahsil etmemesi gereken KDV' yı tahsil etmiş ancak vergi dairesine ödemişse herhangi bir sebepsiz zenginleşmesi olmayacaktır. Bu durumda davacı vergi dairesine ödenen KDV’yi davalıdan isteyemez. Hal böyle olunca davacının davalıya ödediği KDV davalı tarafça vergi dairesine ödenip ödenmediği konusunda gerekli inceleme yapılıp, vergi dairesine ödendiği anlaşıldığı takdirde KDV alacağına ilişkin davalıya husumet yöneltilmeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar ittihazı usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...)