11. Ceza Dairesi 2023/5503 E. , 2024/9619 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1399 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gediz Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2023 tarihli ve 2023/90 Soruşturma, 2023/255 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair…
**11. Ceza Dairesi 2023/5503 E. , 2024/9619 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1399 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gediz Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2023 tarihli ve 2023/90 Soruşturma, 2023/255 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kütahya Sulh Ceza Hakimliğinin 07.03.2023 tarihli ve 2023/1399 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.03.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2023/8526 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB-2023/94988 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB-2023/94988 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin Facebook isimli sosyal medya üzerinden marketplace isimli ilan üzerinden gördüğü motosikleti satın almak için ilanı veren şahıs ile irtibata geçtiği, anlaştıkları 10.000,00 Türk lirası satış bedelinin 5.000,00 Türk lirasını kaparo olarak kendisine bildirilen hesaba havale ettiği, söz konusu motosikletin nakliyeci tarafından kendisine gönderildiğini söyleyerek nakliyecinin telefonunu verdiğini, bu şahsı aradığını, sonrasında bu şahısların kendisini tekrar arayarak 10.000,00 Türk lirası para istemeleri üzerine, bu şahısların dolandırıcı olduğunu düşünerek parayı göndermediğini, ardından şahısların ilanları kaldırdığını, bu şekilde dolandırıldığını anladığını beyan ederek, kendisini dolandıran kişilerden şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Gediz Cumhuriyet Başsavcılığınca atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturma yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, eylemin bilişim sitemlerini aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla, şüphelinin araştırılarak tespiti halinde savunmasının alınması, müştekinin dolandırıcılık konusu parayı yatırdığı hesabın sahibi ... isimli kişi ile İnternet üzerinden ilan sahibi olarak görülen ... isimli kişilerin şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması, müştekiye nakliyeci olarak söylenen kişinin kullanmış olduğu hattın araştırılarak konuya ilişkin bilgisine başvurulması, yapılacak inceleme sonucuna göre, şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. “ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, facebook hesabının marketplace bölümünde gördüğü ilan üzerine, motosiklet alımı için ilan sahibi olan ... ile anlaştığının, 5.000,00 TL ön ödemenin şüpheli ...'ın hesabına gönderildiğinin, kendisine verilen nakliyeci numarasını arasa da malın telim edilmediğinin ve 10.000,00 TL daha göndermesinin istendiğinin, daha sonra ilanın kaldırıldığının ve şüphelilere ulaşılamadığının, şüphelilerin bu şekilde haksız menfaat temin ettiklerinin iddia olunması karşısında, hesap ve ilan sahibi şüphelilerin ifadelerinin alınması, hesap hareketlerinin getirtilerek incelenmesi, şikâyetçinin irtibat kurduğu hat sahiplerinin tespiti ile beyanlarına başvurulması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, dosyada mevcut banka cevabi yazısı doğrultusunda herhangi bir inceleme ve araştırma da yapılmaksızın, "... müştekinin hiçbir sorgulama yapmaksızın internetten yaptığı sorgulama sonucu bulduğu ürün satışına ilişkin fotoğraflar ve ilan sahibi olan kişilerin beyanlarına itibar ederek hareket ettiği ve her türlü sonucu ihtimal dahilinde gördüğünden bunun neticelerini de öngördüğü, soruşturmaya konu olayda atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kütahya Sulh Ceza Hakimliğinin 07.03.2023 tarihli ve 2023/1399 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.