(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/7763 E. , 2010/6744 K. "" Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi) vekili, Kadıköy 3.İcra Müdürlüğü’nün 2008/272 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Ankara 7. İcra Müdü…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/7763 E. , 2010/6744 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi) vekili, Kadıköy 3.İcra Müdürlüğü’nün 2008/272 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün Talimat sayılı dosyasında yapılan 24.09.2008 günlü hacze konu menkullerin davacı şirkete ait faturalı mallar olduğunu, borçlunun haciz adresi ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını,haczin İİK’nnu 99. maddesi gereğince yapıldığının kabulü gerektiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin borçlunun faaliyet adresinde İİK’nun 96 ve 97. maddeleri gereğince yapıldığını ve borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olması nedeni ile aksini ispat yükünün davacı üçüncü kişiye düştüğünü, iki şirket arasında ortaklar itibarı ile de organik bağ bulunduğunu ve hacizde ele geçen muavin defteri üzerinde Ltd. kapandı A.Ş. açılacak ibaresinin yer aldığını, sunulan belgelerin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli olmadığını,borçlu şirketin muvazaalı olarak davacı üçüncü kişiye devredildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı (borçlu), davayı kabul ettiklerini, iki şirket arasında unvan benzerliği dışında bağ bulunmadığını ve mahcuzların da davacıya ait olduğunu, borçlu şirketin kuruluştan itibaren aynı adreste faal olduğunu ve mal varlığının bulunmadığını belirtmiştir. Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin talimat adresinde yapıldığı, davacı ve borçlu şirket arasında kurucu ortakları itibarı ile organik bağ bulunduğu, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu,dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davacının sunduğu delillerin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli olmadığı “ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.