8. Ceza Dairesi 2024/15451 E. , 2024/5083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2511 E., 2023/1907 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.10.2023 tarihli ve 2022/2511 Esas, 2023/1907 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin yokluğunda verilip 0
**8. Ceza Dairesi 2024/15451 E. , 2024/5083 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2511 E., 2023/1907 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.10.2023 tarihli ve 2022/2511 Esas, 2023/1907 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin yokluğunda verilip 01.11.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 22.11.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmış ise de, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarrihli 2023/6-336 Esas, 2023/483 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere sanığın ve müdafinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi ve cezanın sorumlusu olan sanığa da ayrıca tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi uyarınca bir zorunluluk olduğu dikkate alındığında, dosya kapsamına göre sanığa gerekçeli karar evrakının bilinen adresine 23.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş ise de, sanığın tebliğ tarihinde Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğu, bu nedenle yapılan tebligat işleminin usulüne uygun olmadığı belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 293 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin bölge adliye mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçeli karar yedi gün içinde tebliğ edilir." düzenlenmesi yine 5271 sayılı Kanunu'nun 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." ve keza aynı Kanunun 295 inci maddesinde yer alan "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanığa yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarih ve 2019/9. MD-554 Esas ve 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanığa, tebligatın yapıldığı tarihten itibaren 5271 sayılı Kanunu'nun 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratlı tebligatın yapılarak buna ilişkin evrakın dosyaya konulması ve sanığın süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmü temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte, gerekçeli temyiz isteminde bulunulmaması halinde ise mevcut haliyle incelenmek üzere dava dosyasının, geri iade edilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.