4. Hukuk Dairesi 2009/13682 E. , 2010/9844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/11/2004 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı ...'nun açtığı davanın HUMK'nun 409.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davacı ...'un davasının kabulüne dair verilen 22/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde isteni
**4. Hukuk Dairesi 2009/13682 E. , 2010/9844 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/11/2004 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı ...'nun açtığı davanın HUMK'nun 409.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davacı ...'un davasının kabulüne dair verilen 22/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davacılardan ...'nun açtığı davanın Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş; diğer davacı ...'un istemi kabul edilmiş; karar davalı tarafından temyiz olunmuştur. Dava konusu olaydan dolayı ... 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2004/691 Esas sayılı dava dosyasında sanık olarak yargılanan davalının cezalandırılmasına ilişkin kararın temyiz edilmesi nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve sonuçlandıktan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.