T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/218 Esas KARAR NO : 2026/183 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2024 KARAR TARİHİ : 17/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; müvekkili şirket ile davalı taşeron şirket ... Yapı -... arasında sözleşme i…
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/218 Esas KARAR NO : 2026/183 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2024 KARAR TARİHİ : 17/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; müvekkili şirket ile davalı taşeron şirket ... Yapı -... arasında sözleşme imzalandığını, İstanbul ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 222 ada, 70 parselde yapılacak binanın 1 nolu ve 8 nolu bağımsız bölümüne karşılık anlaşma sağlandığını, müvekkili şirketin 1 nolu bağımsız bölümü, davalının talimatına uygun bir şekilde dava dışı ... isimli şahsa devrettiğini, davalı tarafın, sözleşme karşılığı olan taşınmazın devri yerine bunun karşılığı olan 330.000,00 TL bedelin ödenmesi için senet tanzim edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin de bu minvalde senet tanzim ettiğini, senedin ... Yapı ... adına, davalının eski eşi ...'e teslim edildiğini, sonrasında bu senedin dava dışı ... tarafından müvekkil şirket ve yetkilisi adına .... İcra Dairesi'nin 2022/... E. Sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, ödeme emrine, süresi içerisinde itiraz edildiğini, müvekkilinin, bahse konu icra takibine konu kambiyo senedine daha sonradan kefil olarak eklendiğini, buna ilişkin olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/... E. Sayılı dosyası kapsamında savcılık şikayetinde bulunulduğunu, soruşturma halihazırda devam ettiğini, akabinde de müvekkili şirketin taşınmazları olması rağmen kambiyo senedine daha sonradan kefil olarak eklenen ... adına kayıtlı ve aile konutu vasfındaki taşınmaza haciz koyarak taşınmaz üzerinden satış işlemlerine başladığını. bahse konu icra dosyasındaki satış işleminin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmişse de satış işlemlerine devam edildiğinden müvekkil dosya borcunu ve ferilerini haciz tehdidi altında ödediğini, taraflar arasında yapılmış olan sözleşmelerin karşılığı davalı tarafa ödendiğini, ancak davalı tarafın, bu ödemeleri yapılmamış gibi bahse konu bağımsız bölümün kendi adına tescili için İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde tapu iptal davası açtığını, açılan bu davanın haksız olduğunu ve müvekkilin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti için huzurdaki davanın açıldığını, söz konusu parselde yapılacak binanın 8 no'lu bağımsız bölümündeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, dosyanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı kararı ile dosyanın mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 11/03/2026 tarihli celsesinde .... ATM'nin ... sayılı dosyasının işbu dosyadan tefriki ile mahkememiz ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verildiği, tefrik edilen dosyanın mahkememizin 2026/218 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı olarak davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava ilk olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Sayılı dosyası ile açılmış, bu mahkemece verilen 09/07/2024 tarihli karar ile dosyanın mahkememiz ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, mahkememiz ... E. Sayılı dosyasında davacı (ilgili dosyada birleşen davacı) vekiline talep sonucu açıklamak ve dava değerini açıklamak üzere beyan için süre verilmiş, davacı vekili tarafından beyan dilekçeleri sunulmuştur. Mahkememiz ... E. Sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında davalı- birleşen davacı vekiline; birleşen davadaki menfi tespit talebi yönünden birleşen dava açılmadan evvel arabuluculuk yoluna başvurulup başvurulmadığı, başvurulmuş ise buna ilişkin son tutanağın aslını veya onaylanmış bir örneğini dosyaya sunmak üzere 1 hafta kesin süre verilmesine karar verilmiş davacı vekili tarafından arabuluculuk tutanağı sunulmadığı görüldüğünden bu dosyadaki 11/03/2026 tarihli celsede verilen ara karar ile " Huzurdaki dava ile birleştirilmesine karar verilen .... ATM'nin ... sayılı dosyasının işbu dosyadan tefriki ile mahkememiz ayrı bir esasına kaydedilmesine " şeklinde karar verilmiş ve dosya huzurdaki esasa kaydedilmiştir. TTK'nın 5/A maddesinin ilk fıkrası; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü, 6325 Sayılı Arabuluculuk Yasası'nın 18/A maddesinin 2. Fıkrası ise; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmünü düzenlemektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuğa başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı haline gelmiştir. Somut olayda zorunlu arabuluculuğa tabi huzurdaki davada; dava 09/07/2024 tarihinde açıldığından ve davacı tarafa arabuluculuk son tutanağının sunulması için verilen süre içerisinde de davacı tarafça arabulucuk tutanağının sunulmadığı görüldüğünden anılan düzenleme emredici nitelikte olup, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 3- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 maddesi uyarınca 16,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4- Davacı tarafça iş bu dosyadan yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendilerine ve talep edilmesi halinde iadesine, Dair, hazır bulunan taraf vekillerinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/03/2026 Katip ... ¸ Hakim ... ¸