Başvuru, zimmet suçu işlediği gerekçesiyle başvurucudan tahsil edilen tutarın, zimmet suçuna ilişkin beraat kararının ardından başvurucuya iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, zimmet suçu işlediği gerekçesiyle başvurucudan tahsil edilen tutarın, zimmet suçuna ilişkin beraat kararının ardından başvurucuya iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 9/6/2014 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 11/4/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, bir devlet okulunda müdür olarak görev yapmakta iken hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucu; disiplin yönünden, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziyesine; mali yönden, zimmetine geçirdiği 661,81 TL'yi ilgili okul hesaplarına yatırmasına; adli yönden ise, görevini kötüye kullanma ile zimmet suçlarından hakkında kamu davası açılması için suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. Ümraniye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, başvurucunun en son müdür olarak görev yaptığı okula gönderdiği 24/7/2007 tarihli ve 410/24155 sayılı yazıyla, başvurucudan anılan tutarların tahsil edilmesini talep etmiştir. Okul yöneticileri tarafından bu yazının şifahi olarak bildirilmesi üzerine başvurucu, talep edilen tutarları 1/8/2007 ve 6/8/2007 tarihlerinde banka hesaplarına yatırmıştır. Zimmet suçlamasıyla açılan dava, Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesinin 5/10/2010 tarihli ilamıyla "...Dosya içeriğine göre sanığın üzerine atılı zimmet suçunu işlediği yolunda hükümlendirilmesine yeterli, elverişli ve inandırıcı delil elde edilemediği ..." gerekçesiyle başvurucunun beraati ile sonuçlanmıştır. Başvurucu, zimmet suçu işlediği gerekçesiyle kendisinden tahsil edilen tutarların yasal faiziyle birlikte iade edilmesi talebiyle, 10/11/2010 tarihinde idareye başvuruda bulunmuş ancak idare 21/12/2010 tarihli ve 8584 sayılı yazısıyla "tazminata yönelik bir dava açılmadığı ve bu yönde bir mahkeme kararı olmadığı" gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Başvurucu tarafından anılan ret işleminin iptali istemiyle 4/1/2011 tarihinde dava açılmış ve İstanbul İdare Mahkemesi, 12/1/2011 tarihli kararıyla süre aşımı gerekçesiyle oyçokluğuyla davayı reddetmiştir. Gerekçenin ilgili bölümü şöyledir:"2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesinde Özel Kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve İdare Mahkemelerinde dava açma süresinin 60 gün olduğu düzenlemesi ile maddesinde“İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmü yer almaktadır.Dava dosyasının incelenmesinden, okul müdürü olarak görev yapmakta iken hakkında açılan disiplin soruşturmasında getirilen teklif doğrultusunda zimmetine geçirdiği tespit edilen 439,34 TL'nin ödenmesi gerektiği aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı hususunda 2007 tarih ve 24155 sayılı işlemin tesis edildiği, davacının talep edilen bedelin büyük bir kısmını 2007 tarihinde ödediği, davacı hakkında ceza mahkemesinde zimmet suçun açılan davanın Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesinin 2010 tarih ve E:2008/228, K:2010/216 sayılı kararıyla beraatle sonuçlandığı, davacının zimmet suçundan açılan davada beraat ettiğinden bahisle ödediği 439,34 TL bedelin 235,67-TL işlemiş faizi olmak üzere 675,01-TL bedelin yasal faiziyle birlikte iadesi talebiyle yapılan başvurun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.2577 Sayılı Kanun uyarınca dava açma süresi olan 60 gün içinde yapılacak idari işlemin geri alınması veya kaldırılmasına yönelik itiraz talebinin, kısmen veya tamamen reddi kararının tebliğinden itibaren veya 60 gün içinde cevap verilmeyerek zımmen reddi halinde başvurma tarihine kadar geçmiş sürede hesaba katılarak kalan süre içinde dava açılmasının zorunlu olduğu görülmektedir. Olayda, davacıdan zimmetine geçirdiği belirtilen parayı ödemesi gerektiği yolunda tesis edilen 2007 tarih ve 24155 sayılı işlemin tebliğ tarihi belirtilmemekle beraber davacının 2007 tarih ve 24155 sayılı işlemi en geç talep edilen bedelin büyük bir kısmını ödediği 2007 tarihinde öğrendiği, davacı tarafından 2007 tarih ve 24155 sayılı işlemine karşı 2007 tarihinden itibaren 60 gün içinde doğrudan dava açılması ya da aynı süre içinde idareye başvurulması ve verilen cevaba göre kalan süre içinde dava açılması gerektiği halde davacının ceza mahkemesince verilen beraat kararı üzerine 60 günlük dava açma ve idareye başvuru süreleri geçtikten çok sonra 2010 tarihinde idareye başvurduğu görülmektedir. Bu durumda, davacı tarafından kendisinden talep edilen bedeli ödediği 2007 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması veya idareye başvurulması gerekirken bu süreler geçtikten sonra 2010 tarihinde yapılan başvuru üzerine 2011 tarihinde açılanbu davada süre aşımı bulunmaktadır. ..." Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Danıştay İkinci Dairesinin 10/4/2014 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Onama kararı başvurucuya 20/5/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 9/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “ Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu süreler;a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,… Tarihi izleyen günden başlar.” 2577 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: " İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." 2577 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “ İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”