Hukuk Genel Kurulu 2017/2334 E. , 2019/443 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 20.01.2015 tarih ve 2013/859 E., 2015/34 K. sayılı karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 02.06.2015 tarih ve 2015/2301 E., 2015/3004 K. sayılı kararı ile bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme isteminde b…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/2334 E. , 2019/443 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 20.01.2015 tarih ve 2013/859 E., 2015/34 K. sayılı karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 02.06.2015 tarih ve 2015/2301 E., 2015/3004 K. sayılı kararı ile bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 18.05.2016 tarih ve 2015/4993 E., 2016/2895 K. sayılı kararı ile “…Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılmış, mahkemece davanın husumet nedeniyle dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ilâmıyla, "dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulan ve 10 parselde yer alan konut inşaatının dolu kalıp beton işçiliğinin yapımına ilişkin olan sözleşmenin başlığında yüklenici olarak (Küçük Kardeşler İnşaat Sanayi ve Dış Tic. Ltd.Şti.) gösterilmiş, sözleşme Kemal Küçük tarafından imzalanmıştır. Delil tespit dosyasında da aynı sözleşme mevcuttur. Sözleşmenin davalı şirket adına Kemal Küçük tarafından imzalandığı tespit raporuna itiraz dilekçesi içeriğinden de anlaşılmakta olup, davada şirketi temsilen Kemal Küçük Hasım gözetilerek açıldığından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi ve davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, husumet nedeniyle reddedildiği halde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesine aykırı olarak davalı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücreti tayin edilmesi de kabul şekli bakımından doğru olmamıştır."gerekçesiyle bozulmuş, davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyanın bu kez yapılan incelenmesinde, iki sözleşmenin sunulduğu, davalı vekilinin sunmuş olduğu ve dairemizin bozma ilâmında davacı vekili tarafından fotokopisi mahkemeye sunulan tarihsiz sözleşmenin başlığında yüklenici olarak davalı şirket olarak gösterilmiştir. Diğer sözleşmenin aslı ise 03.07.2014 tarihli celsede davalı tarafından mahkemece sunulmuş ve emanete alındığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından fotokopisi sunulan belgenin aslının varlığı konusunda bir açıklamada bulunulmamıştır. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için fotokopisi olan belge asıllarının sunulması ve her iki belgenin karşılaştırılması ve sıhhatinin tartışılarak sonuca varılması gerekmektedir.