9. Ceza Dairesi 2022/16277 E. , 2023/3529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1030 E., 2022/52 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gere
**9. Ceza Dairesi 2022/16277 E. , 2023/3529 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1030 E., 2022/52 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2019 tarihli ve 2019/9563 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2020 tarihli ve 2019/510 Esas, 2020/112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2020/1030 Esas, 2022/52 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.12.2022 tarihli ve 9- 2022/27444 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle; istinaf mahkemesi kararının usul, kanun ve evrensel hukuk normlarına aykırı olup bozulmasına, dosya kapsamında müvekkilinin katılana yönelik cinsel saldırı suçunu işlediğini gösterir hiçbir delil ve emareye rastlanmadığına, mahkemenin sadece katılan beyanına değer verip bunun dışında hiçbir olguya, delile ve beyana itibar etmediğine, kadın beyanının bu suç tipi bakımından önem arz etmekle birlikte tek başına karar verilmesini sağlayacak bir olgu olmadığına, olayın oluş şeklinin, olay anına ilişkin şahit beyanlarının, olay sonrası katılan ve sanık davranışlarının, katılan ve sanık arasındaki ilişkinin ve olayın meydana geldiği iddia edilen mahallin ve zamanın bu suçun tespiti bakımından esas alınması gerektiğinin Yargıtayın birçok kararında da belirtildiğine, tanık ....'ın 30.07.2019 tarihli hazırlık ifadesi ve 14.01.2020 tarihli Mahkeme ifadesinde katılanın kendisine sanıkla ilgili "... bey ne kadar tatlı, cana yakın birisi" dediğinin görüldüğüne, dosya içerisinde mevcut 08.08.2019 tarihli kamera inceleme tutanağıyla olay anına ilişkin kamera kayıtları incelendiğinde iddia edilen cinsel saldırı anında işyerinde taraflar haricinde bir çalışan ve müşteriler olduğunun görüldüğüne, sanığın işyerinde bir çok kişinin bulunduğu bir anda böyle bir eylemde bulunmayacağının açık olduğuna, katılanın alt katta saldırıya maruz kaldığı anda yardım isteyebileceği gibi yukarıya çıktığında da yardım isteyip olayı orada bulunanlara anlatabileceğine, cinsel saldırı eylemine maruz kalan birinin buna fiziksel olarak tepki vermesi, bağırması ve yardım istemesinin böyle bir durumda normal olan hareketler olduğuna ancak mağdurun bunların hiçbirisini yapmadığına, katılanın olay sonrası davranışlarının hayatın olağan akışına uygun olmadığına, İstinaf Mahkemesinin katılanın alt kattan sinirli şekilde çıkmasını suçun sabit görülmesinin unsurlarından biri kabul ettiğine, katılanın alt kattan sinirli olarak dışarıya çıkmış olmasının katılanın uğradığı saldırıdan değil tam tersine kendi eylemine karşı müvekkili olan sanığa verdiği tepkiden kaynaklandığına, müvekkilinin katılanın kendisine yönelik eylemi neticesinde katılana net ve de olumsuz bir cevap verince katılanın hayal kırıklığına uğrayıp bu aşamadan sonra yaşanabileceklerin gerginliği ve öfkesi ile yukarıya çıkmış olduğuna, kamera kayıtlarından da görüleceği üzere katılanın bir süre işyerinde dolaşıp düşünüp sonrasında müvekkiline isnatta bulunduğuna, hukukun en evrensel normlarından birisinin şüpheden sanığın yaralanacağı ilkesi olduğuna, İstinaf mahkemesince sürekli katılan lehine çıkarımda bulunulup tüm şüpheli hallerin sanık aleyhine yorumlandığına, açıkça görüleceği üzere müvekkilinin atılı suçu işlediğine yönelik hiçbir kesin delil ve müvekkili aleyhine yorumlanacak hiçbir kesin olgunun dosya kapsamında bulunmadığına, sanığa verilecek cezanın tayininde usule ve kanuna aykırı davrandığına, alt sınırdan ayrılarak müvekkiline ceza vermesinin gerekçesinin olması gerektiğine, olayda alt sınırdan ayrılmayı gerektirecek herhangi bir neden olmadığına, İstinaf Mahkemesi kararının bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleri gözetilerek üst sınırdan ceza verilip indirim yapılmaması gerektiğine, kararın bozulması ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin sanık üzerinde bırakılması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay tarihinde sanık ile katılanın iş yerinde depoya indiklerinde, sanığın katılana sarılmak ve öpmeye çalışmak şeklinde iddia edilen eyleminde sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kamu davası açıldığı, 2. Mahkemece iş yeri görüntüleri incelenerek yapılan değerlendirmede; sanığın iş yeri içerisinde kendi işi ile ilgilendiğinin, bir kıyafeti takmak üzere depodan iki dakika içerisinde askı alıp geldiğinin, katılanın ise sanıktan önce depoya indiğinin, depodan sanıktan önce çıktığının, çıktığında herhangi bir kimseye birşey demeksizin dükkan içerisinde gezdiğinin, arada raflara yöneldiğinin, bir ara kısa bir şekilde tanık .... ile konuştuğu ancak bağırma hiddetlenme gibi herhangi bir refleksinin olmadığının görüldüğü, 3. Katılanın iddiasına karşılık sanığın, katılanın kendisine karşı benzer bir eylemde bulunmaya çalıştığını iddia ettiği nazara alınarak dosyada tarafsız tanık olarak dinlenen ....'ın bu olaydan önceki bir zamanda katılanın kendisine sanık hakkında "... bey ne kadar tatlı, cana yakın birisi" dediğini ve kendisinin de katılanı evli barklı adam diyerek uyardığı şeklindeki beyanı gözetilerek sanığın savunmaları doğru ise katılanın ailesine birşey söylenmesinden korkarak bu şekilde bir isnadda da bulunmuş olabileceği değerlendirilmiş, tüm bu hususlarla tek başına katılanın beyanlarına itibar edilemediği gerekçesiyle sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verildiği, anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüyle; 1. Sanık ile katılanın aralarında iş yerinde çalıştıkları dönem içerisinde her hangi bir husumet olmadığı, katılanın ailesinin sosyo ekonomik durumu sebebiyle çalışarak ailesine katkı sağlamak ve okul hayatını devam ettirme amacıyla iş yerinde tezgahtar olarak çalıştığı değerlendirildiği, 2. Olay günü güvenlik kamera görüntüleri kapsamında; katılanın iş yerine gelen müşteriye satacağı ayakkabı ile ilgili sanığa ayakkabı kutusunu gösterdikten sonra yapılan konuşmanın akabinde top kısmına yöneldiğinin, sanığın katılanın peşinden depoya yöneldiğinin, müşteriye ayakkabı getirmek için depoya inen katılanın depodan iki dakika sonra çıkarak iş yerinin kasa bölümüne geldiğinin, o anda çalışan tanık ...'ın yanında beklediğinin, aralarında her hangi bir konuşma geçmediğinin, sanığın kasaya gelmesi üzerine katılanın mutfak bölümüne geçtiğinin, katılanın sırt çantasını alarak kapıya yöneldiğinin, ellerini açarak sanıkla tartıştığının, sanık ile tanık ....'ın bu aşamada konuşmadıklarının görüldüğünün değerlendirildiği, 3. Bekar ve evlilik çağında olan katılanın iffetini ortaya atarak, çalıştığı işi kaybetme pahasına sanığa iftira atmasını gerektirecek hiç bir sebep bulunmaması sebebiyle katılan beyanlarının hükme esas alındığı, 4. Katılanın anlatımları kapsamında, sanığın katılanın belinden tutarak katılanı kendisine çekmesi ve ensesine dokunması, katılanı öpmeye çalışması şeklindeki hareketlerinin cinsel içerikli ani ve kesik hareketler olduğu bu sebeple sarkıntılık suçunu oluşturduğu sonucuna varıldığı, 5. Tanık ....'ın aynı iş yerinde çalışması, bekar olan katılanın patronuna karşı duygularının samimi olmadığı ve erkek olan tanığa anlatmasının hayatın olağan akışına uygun düşmemesi, katılanın sarkıntılık eylemine maruz kaldıktan sonra depodan çıktığında durumu tanığa anlatmamış olması hususları birlikte değerlendirilerek tanık ....'ın beyanlarının hükme esas alınmadığı, 6. Sanığın suçu işleme kastı, suçun işleniş şekli ve özellikleri, yer ve zaman, katılanın sosyo ekonomik durumu, sanığın işlediği suçtan pişmanlık duyduğunu gösterecek davranış sergilemiş olması sebebi ile sanığın eylemi karşılığı alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verildiği, anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Dosya içerisinde yer alan kamera kaydı, tanık ....'ın aşamalarda sanık savunmasını doğrulayan beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında katılan mağdurenin başka delille doğrulanmayan soyut beyanı dışında sanığın mahkumiyeti için yeterli delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; istinaf başvurusunun esastan reddi yerine kabulüyle hükmün kaldırılarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bozma gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2020/1030 Esas, 2022/52 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.