8. Hukuk Dairesi 2017/14405 E. , 2019/6204 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24.04.2017 tarihli ve 2017/10665 Esas, 2017/6079 Karar ... ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı üçüncü kişi vekili tarafından süresinde kararın düzelt
**8. Hukuk Dairesi 2017/14405 E. , 2019/6204 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24.04.2017 tarihli ve 2017/10665 Esas, 2017/6079 Karar ... ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı üçüncü kişi vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı üçüncü kişi vekili; müvekkili şirketin 10.07.2013 tarihinde Noterde yapılan marka devir sözleşmesi ile bedelini ödeyerek borçlu şirketten satın aldığı iki adet marka üzerine haciz konulduğunu öne sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, borcun doğum tarihinden sonra gerçek değerinin altında yapılan marka devir sözleşmesinin alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu, markanın TPE nezdinde üçüncü kişi şirket adına tescil ettirilmemesinin de muvazanın kanıtı olduğunu açıklayarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, Markaların Korunmasına Dair 556 ... Kararname'nin 16/7 maddesinde “Devir, sicile kayıt edilmediği sürece, taraflar markanın tescilinden doğan yetkileri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez." hükmünün düzenlendiği, Türk Patent Enstitüsü sicil kaydına göre dava konusu markaların borçlu şirket adına kayıtlı olduğu, devir işlemi sicile kaydedilmediğinden ve yayınlanmadığından geçerlik kazanmadığı, bu şekildeki devrin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı istihkak iddiası olarak ileri sürülemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.04.2017 tarihli ve 2017/10665 Esas-2017/6079 Karar ... ilamı ile onanmasına karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Dava üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Marka devri, 40/94 ... Avrupa Birliği Marka Tüzüğü'nün 17.maddesine uygun olarak düzenlenen 556 ... Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 16.maddesinde düzenlemektedir. Markanın devri başlıklı madde hükmü uyarınca, “Marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü veya bir kısmı için devredilebilir.... bir markanın devri, mahkeme kararının sonucu olan devir hariç, yazılı olarak yapılır ve devir sözleşmesi taraflarca imzalanır. Aksine sözleşmeler hükümsüzdür. ....devir, taraflardan birinin talebi üzerine, sicile kayıt edilir ve yayınlanır. Devir, sicile kayıt edilmediği sürece, taraflar markanın tescilinden doğan yetkileri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez." Bu açık düzenleme de göstermektedir ki, markanın devri, bir tasarrufi işlem olup; mahiyeti itibariyle bir hakkın yani alacağın temlikinin sonuçlarını doğurur. Marka devrinin yazılı olması geçerlilik koşuludur. Devir sicile kayıt edilmediği sürece, taraflar markanın tescilinden doğan yetkileri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremezler. Marka devrinin tescil ve ilanı, kurucu değil, bildirici etkiye sahiptir. Bundan ayrı olarak, davalı borçlu şirkete ait birden fazla markanın devri, ticari işletmenin önemli bir kısmının devri niteliğinde olup devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvaazalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir. İİK'nin 44. maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz. Anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı vardır. (İİK 337/a md) Aktiflerin devredenin malvarlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yol, muvazaanın iddia ve ispat edilmesidir. Somut olayda, borçlu şirket adına tescilli iki adet marka, borcun doğum tarihinden sonra, ancak dava konusu 07.10.2013 tarihli hacizden önce, 10.07.2013 tarihinde Noterde tanzim olunan devir sözleşmesi ile üçüncü kişi şirkete devredilmiştir. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket arasında Noterde tanzim edilen marka devir sözleşmesinin mülkiyetin devri için yeterli olduğu, tescilin ise markanın tescilinden doğan yetkilerin kullanılmasında önem arz ettiği, devir bedelinin gerçek değerin altında olmasının tek başına muvazaalı devir yapıldığının kabulü için yeterli olmayacağı, bu kapsamda davalı alacaklının muvazaa iddiasını kanItlayamadığı gözetilerek, davanın kabulü yerine,oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile; Dairemizin 24.04.2017 tarihli ve 2017/10665 Esas- 2017/6079 Karar ... onama kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nin 366 ve 6100 ... HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine 19.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.