3. Hukuk Dairesi 2024/4011 E. , 2025/2700 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2687 E., 2024/2038 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1647 E., 2021/254 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tar…
**3. Hukuk Dairesi 2024/4011 E. , 2025/2700 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2687 E., 2024/2038 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1647 E., 2021/254 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinden küçük ...’a 18.07.2015 tarihinde davalının işletmekte olduğu tıp merkezinde yanlış uygulanan iğne nedeniyle ayağında kalıcı hasar oluştuğunu ileri sürerek; müvekkilerinin uğradığı maddi zararlara karşılık fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat, manevi zararlara karşılık ... için 20.000,00 TL, diğer müvekkillerinin her bir için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı ...’a müvekkili tıp merkezinde uygulanan enjeksiyonların tamamının tıbbi kurallar çerçevesinde ve doğru teknikle yapıldığını, enjeksiyon uygulamasını yapan hemşirelere bir şikayet iletilmediğini, davacıların enjeksiyon uygulamasından 1 ay sonra müvekkili tıp merkezine müracaat ederek şikayetlerini dile getirdiklerini, somut olayda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda, ...'un kusma ve halsizlik şikayeti ile başvurduğu Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Servisinde akut farenjit tanısı konularak reçete edilen ve ... Tıp Merkezinde uygulanan Ampisid 1 gr. intramuskuler enjeksiyonu sonrasında solda düşük ayak geliştiği, dava konusu olayda reçete edilen ilacın endikasyonunun tıbben doğru olduğu, 17-19.07.2017 tarihlerinde ... Tıp Merkezinde söz konusu intramusküler enjeksiyonların uygulandığı, enjekte edilen ilaçların doku içi yayılımı ile sinir hasarına neden olabileceklerinin tıbben bilindiği, bu durumun enjeksiyonların tekniğine uygun yapılması durumunda da her türlü özene rağmen gelişebildiği ve bir komplikasyon olarak nitelendirildiği, dava konusu olayda enjeksiyonun yapılış tekniği ve uygulanan bölgenin uyumsuzluğu yönünden tıbbi bir delil de tanımlanmadığı, tedaviyi düzenleyen hekim ve enjeksiyonu uygulayan sağlık personelinin eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu yönünde mütalaa verildiği, Cerrahpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan bilirkişi heyet raporunda da klinik ve elektrofizyolojik bulguları enjeksiyon nöropatisi düşündüren hastada enjeksiyonun yanlış ve hatalı yere yapıldığının gösteren kanıt olmadığından ve literatürde doğru yere yapılmasına rağmen komplikasyonların oluşabileceği bildirildiğinden hastadaki bulgular enjeksiyon uygulamalarının bir komplikasyonu olarak değerlendirildiği, her iki rapor ile yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; hükme esas alınan raporu sunan bilirkişi kurulunun İlk Derece Mahkemesinin ara kararına uygun biçimde oluşturulup oluşturulmadığının rapordan anlaşılmadığını, raporu hazırlayan bilirkişilerin ihtisas alanlarının belli olmadığını, bilirkişi raporunda ifade edilenin aksine dosya kapsamındaki tespit ve doktor teşhis belgelerinde yanlış yere iğne yapılmış olduğunun sabit olduğunu, bilirkişi raporunun denetime elverişsiz olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı yanlış enjeksiyon uygulandığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle Mahkemece aldırılan ATK raporu ile bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına, meydana gelen tıbbi sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesine, kurulu oluşturan bilirkişilerin ihtisas alanlarının belli olup alanlarında uzman olmalarına, bu nedenlerle davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden taraf harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.