Başvuru, yargı kararının yerine getirilmemesi sebebiyle açılan tam yargı davasında gerekçesiz karar verilmesi, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin talebin dikkate alınmaması, davanın hatalı değerlendirme sonucu reddedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının; kararın kesin olması nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, yargı kararının yerine getirilmemesi sebebiyle açılan tam yargı davasında gerekçesiz karar verilmesi, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin talebin dikkate alınmaması, davanın hatalı değerlendirme sonucu reddedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının; kararın kesin olması nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 25/3/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Zonguldak İl Özel İdaresinde memur olarak görev yapmakta olup 23/12/2002-26/11/2012 tarihleri arasında Elvanpazarcık Beldesi Cumhuriyet Mahallesi sınırları içinde bulunan Yabani ve Evcil Hayvan Barınma ve Bakım Merkezinde 23/12/2002 tarihli işlemle geçici olarak görevlendirilmiştir. Başvurucu 28/2/2008 tarihli işlemle de aynı yerde 1/3/2008 tarihinden geçerli olmak üzere hafta sonu nöbetçi personel olarak görevlendirilmiştir. Başvurucunun geçici görevlendirilmesi 23/11/2012 tarihi itibarıyla davalı idarenin başka bir biriminde görevlendirilmesi ile sona ermiştir.A. İptal Davasına İlişkin Süreç Başvurucu 4/1/2013 tarihli dilekçe ile 23/12/2002-26/11/2012 tarihleri arasında ödenmeyen geçici görev yolluğunun ödenmesini istemiştir. İsteminin 5/2/2013 tarihli işlem ve "hakkında düzenlenmiş herhangi bir yolluk bildirimi bulunmadığı" gerekçesiyle reddedilmesi üzerine başvurucu, Zonguldak İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Mahkeme 19/3/2014 tarihli kararla davayı kabul ederek işlemi iptal etmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun geçici görevlendirildiği ve fiilen görev yaptığı 23/1/2002-26/11/2012 tarihleri arasındaki (1/3/2008 tarihinden itibaren hafta sonları da dâhil olmak üzere) ilk bir yıllık sürenin ilk doksan günü tam yevmiye, ikinci doksan günü 2/3 oranında yevmiye, ilk bir yıllık süreden sonra gelen her yılın ilk doksan günü tam yevmiye, ikinci doksan günü 2/3 oranında yevmiye ödenmesinin yasal zorunluluk olduğu, aksi yolda kurulan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu ve davalı idarenin itiraz istemleri Zonguldak Bölge İdare Mahkemesince (Bölge İdare Mahkemesi) reddedilerek Mahkeme kararı onanmış, davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddi üzerine de karar kesinleşmiştir. B. Tam Yargı Davasına İlişkin Süreç Anılan kararın kesinleşmesi üzerine başvurucu 13/10/2014 tarihinde hakkında yargı kararı bulunmasına karşın geçici görev yolluğunun eksik ödendiğinden bahisle ilk altı aylık dönemler için ana para ve faizinden geri kalan 045,46 TL ve ikinci altı aylık dönemler için 157,09 TL olmak üzere toplam 202,55 TL geçici görev yolluğunun ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır. Kararın gerekçesi şöyledir:"5018 sayılı Kanunun maddesinin üçüncü fıkrasına göre, geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçların ilgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak 5 yıllık zamanaşımına uğraması karşısında, davacı tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın yazılı olarak talep edilmeyen 2002 ile 2007 yılları arası harcırahının 5 yıllık zaman aşımına uğradığı sonucuna varıldığından, bu yıllara tekabül eden harcırahının ödenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.Davanın, 5 yıllık zamanaşımı dışında kalan 2008 ile 2012 yıllarına ait geçici görev yolluğu ödenmesine ilişkin kısmına ve faiz istemine gelince;Yukarıda yer verilen 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre; bir yıllık sürenin ilk 90 günü tam yevmiye, ikinci 90 günü 2/3 oranında yevmiye ödeneceği, başka bir ifadeyle ilgililere aynı iş ve görev için yalnız yılın 180 günü harcırah ödeneceği, diğer günler için ise harcırah ödenmeyeceği belirtilmiştir. Dava konusu olayda; Mahkememizin2014 gün ve E:2013/253, K:2014/579 sayılı kararı üzerine davalı idarece davacıya, 2008-2012 yılları için davacının izinli ve raporlu günler ve Zonguldak ile Evcil Hayvan Barınağı arası dolmuş ücret tarifesi dikkate alınmak suretiyle her yıllık sürenin ilk 90 günü için tam, ikinci 90 gün için 2/3 oranında olmak üzere toplam 272,30-TLgeçici görev yolluğu hesaplandığı veyılın diğer günleri için ise harcırah hesaplanmadığı görülmektedir.Diğer yandan davacı tarafından ilk altı aylık alacağının faizinin talep edildiğinden, davacıya ödenen 271,30-TL geçici görev yolluğuna faiz işletilmesi gerekmektedir.Buna göre; Mahkememizin 2015 ve 2015 günlü ara kararları ile geçici görev yolluğu olarak ödenen söz konusu tutara davacının geçici görev yolluğu ödenmesi istemiyle başvuruda bulunduğu 2013 tarihinden, davacıya ödendiği tarihe kadar işletilecek yasal faiz miktarının sorulduğu, bu ara kararımıza verilen cevap yazısında söz konusu faiz tutarının 723,93-TL olduğunun belirtildiği görülmüştür." Başvurucunun itiraz istemi Bölge İdare Mahkemesinin 18/12/2015 tarihli kararıyla reddedilerek Mahkeme kararı onanmış, karar düzeltme istemi de 25/11/2015 tarihli kararla reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 29/2/2016 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 25/3/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İptal ve tam yargı davaları" kenar başlıklı maddesi şöyledir: “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemele-rine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” 2577 sayılı Kanun'un uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan “İtiraz” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"İdare ve vergi mahkemelerinin;...b) Valilik, kaymakamlık ve yerel yönetimler ile bakanlıkların ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilâtındaki yetkili organları tarafından kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, ikinci görev, vekaleten atama, görev ve unvan değişikliği içermeyen il içi naklen atama, görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman ve izinlerine ilişkin idari işlemlerden,....kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak verdikleri nihaî kararlar ile tek hâkimle verilen nihaî kararlara, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir." 2577 sayılı Kanun'un yine uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan “Kararın düzeltilmesi ” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:" (Değişik birinci cümle: 5/4/1990 - 3622/23 md.) Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde taraflarca;a) Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların, kararda karşılanmamış olması,b) Bir kararda birbirine aykırı hükümler bulunması,c) Kararın usul ve kanuna aykırı bulunması,d) (Değişik: 5/4/1990 - 3622/23 md.) Hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekarlığın ortaya çıkmışolması,Hallerinde kararın düzeltilmesi istenebilir." 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun "Geçici görev gündeliğinin verilebileceği azami süre" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Geçici bir görev ile başka bir yere gönderilenlere, görev mahalline varış tarihinden itibaren bu Kanuna göre verilen gündelikler:a. Yurtiçinde bir yıllık dönem zarfında aynı yerde, aynı iş için ve aynı şahsa 180 günden fazla verilemez. İlk 90 gün için tam, takibeden 90 gün için 2/3 oranında ödenir.b. Yurtdışında ilk 180 gün tam ve müteakip günler için 2/3 oranında ödenir.Geçici görevlendirmelerde meydana gelecek ara vermeler bu müddetleri veya gündelik miktarını artırmaya neden olamaz." 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun "Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar" kenar başlıklı maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir: " İlgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer."B. Uluslararası Hukuk İlgili Sözleşme Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:"Kendisine bir suç isnat edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Sözleşme ile korunan hak ve özgürlükleri ihlal etmediği sürece ulusal mahkemelerce yapılan hukuki ya da maddi hataları ele almanın yerleşik içtihadı uyarınca kendi görevi olmadığını belirtmektedir (García Ruiz/İspanya [BD], B.No: 30544/96, 21/1/1999, § 28; Perez/Fransa [BD], B. No: 47287/99, 12/2/2004, § 82). Bu içtihada göre Sözleşme'nin maddesi adil yargılanma hakkını güvenceye almakla birlikte delillerin kabul edilebilirliğine ya da delillerin nasıl değerlendirileceğine ilişkin herhangi bir kural koymaz, bu hususlar öncelikli olarak ulusal hukukun ve mahkemelerin düzenleme alanına girer. Normal şartlarda ulusal mahkemelerin belirli delil unsurlarına ya da önlerindeki uyuşmazlıktaki tespit ya da değerlendirmelere tanıyacakları ağırlık gibi meseleler AİHM'in yeniden inceleme alanına girmez. AİHM bir dördüncü derece yargı yeri gibi davranmamalıdır, dolayısıyla keyfî olduğu ya da makul olmadığı açıkça görülebilecek tespitlerde bulunmadıkları takdirde ulusal mahkemelerin kararlarını maddenin birinci fıkrası kapsamında sorgulamaz (Bochan/Ukrayna (No. 2) [BD], B. No: 22251/08, 5/2/1015, § 61).