İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : ASIL DAVA DİLEKÇESİ: Davacı ... ... Hizmetleri İthalat İhracat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ... ... Hizmetleri İthalat İhracat Sanayi ve Tic.Ud. Şti ile ... şirketi 365 gün / 24 ... Alarm Sistemi Abonelik sözleşmesi 12.02.2015 tarihinde imzalandığı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1100 Esas KARAR NO : 2025/1614 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/05/2023 NUMARASI : 2021/215 E. - 2023/407 K. ASIL DAVA DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı) BİRLEŞEN MAHKEMENİN 2022/24 ESAS SAYILI DAVASI; DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : ASIL DAVA DİLEKÇESİ: Davacı ... ... Hizmetleri İthalat İhracat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ... ... Hizmetleri İthalat İhracat Sanayi ve Tic.Ud. Şti ile ... şirketi 365 gün / 24 ... Alarm Sistemi Abonelik sözleşmesi 12.02.2015 tarihinde imzalandığını, akabinde müvekkili şirket taşınma nedeniyle yeni davalı taraf ile yeni bir sözleşme yapmış olup 7 yıldan daha fazla muhatap firmadan hizmet aldıklarını, aylık hizmet bedellerini davalı şirkete ödediklerini, sözleşme hükümlerine göre müvekkil şirket her gün alarm sistemini kurup, iş yerinin kapılarını kilitleyerek işyerinden çıktıklarını, şirket binasında bulunan alarm siteminin çalıştığını ve işyerinin korunduğunu düşündükleri bu sebeple başkaca önlem almadıklarını, davalı şirket pronetin tam güvenliği sağlayamaması ve tedbirlere uymaması sebebiyle 26.12.2019 tarihinde gece saat 01:44 civarında müvekkil şirketin işyerinde hırsızlık hadisesinin gerçekleştiği, yapılan sözleşme gereği, gelen sinyallerin 24 saat izlenmesi, gerektiğinde yetkili mercilere ayrıca müşteri ve müşterinin belirleyeceği kişi ve kuruluşlara haber verilmesinin gerekliğini, fakat sözleşmenin asli unsuru olan haber verme eylemi davalı tarafından gerçekleştirilmediğini, kendileri durumu hırsızlık olarak değil elektrik kesintisi olarak tanımladıklarını söylediklerini, ... aranarak şuan ofisinizin bulunduğu çevrede bölgesel bir elektrik kesintisi mevcut" denildiğini, Mustafa Bey ise "Emin misiniz? Jandarmayı aramamıza gerek var mı diye sorduğunda karşıdan cevap "Hayır gerek yoktur" denildiği, tüm yaşanan bu olayların sebebi davalı firmanın asli görevi olan güvenliği sağlayamamasının olduğunu, gerçekleşen hırsızlık neticesinde ofiste bulunan televizyonlar, bilgisayarlar, ayrıca kasada bulunan nakit paralar ve son olarak da kasadaki ... marka aracın yedek anahtarının alınarak aracın çalındığını. 30 personeli bulunan şirketin kazanç kaybına uğradığını, ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL'nin tazminini reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... ... Hizmetleri A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 5188 sayılı kanun, ilgili yasal mevzuat ve sözleşme hükümleri uyarınca yerine getirmesi gereken tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, tazminat talebinin reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında 12.02.2015 tarihli ... numaralı ... sistemi hizmet sözleşmesi akdedildiği. taraflar arasında ... sistemi hizmet sözleşmesinin imzalanmasına müteakip ... sistemi ve tüm teçhizatı çalışır vaziyette eksiksiz ve her türlü fiili ve hukuki ayıptan ari olarak davacı ... ... Hizmetleri İthalat İhracat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ne teslim edildiği, müvekkili şirket tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen sinyal izleme işlemi ile 24 saat sonunda sinyal alınmaması durumunda abonelere SMS ile sistemde sorun olduğu yönünde uyarı mahiyetinde bildirim yapıldığını, müvekkili şirketin bu tür kontrolleri yapmakta ve abonelere bildirimde bulunduğunu, ayrıca herhangi bir alarm durumunda da alarm sinyali müvekkil şirket bünyesindeki alarm haber alınma merkezine ulaştığını, bu sinyal bildirimi üzerine müvekkil şirket, sistemde kayıtlı kullanıcılara, müşterinin talep ettiği sıraya göre telefonla bilgilendirme yapıp kolluk yönlendirmesi talep edip etmediklerini sorduğunu, kullanıcılardan kolluk yönlendirmesi talebi gelmesi halinde de alarm sinyali alınan adrese alarm haber alma merkezi tarafından kolluk yönlendirmesi yapılmakta olduğunu. Fakat 5188 sayılı kanun ve ilgili yasal mevzuat uyarınca kullanıcıların polis talep etmedikleri hallerde kolluk yönlendirmesi yapılmadığını; müvekkil şirkete ait alarm sisteminin ve alarm haber alma merkezinin aksiyon planı ve çalışma prensibi ana hatlarıyla ve özetle bu şekilde olduğunu, hırsızlık olayının meydana geldiği 26.12.2019 tarihinde gece saat:01.43'te panik alarmı ve aynı saatte elektrik güç arızası ve panik bildirim sinyali müvekkil şirket alarm haber alma merkezine düştüğünü, yani hem alarm bildirimi hem de hırsızların alarm sistemine yaptıkları müdahale sonucu sinyallerin sorunsuz bir şekilde alındığını, sistemin sorunsuz bir şekilde çalışarak işlevini yerine getirdiğini, alman panik alarmı ve aynı saatte elektrik güç arızası bildirim sinyalinin hemen akabinde müvekkil şirketin alarm haber alma merkezi tarafından davacı şirket yetkilisi ... aranarak alarm hakkında bilgilendirme yapıldığını, bildirimin akabinde davacı şirket yetkilisi tarafından bölgesel bir elektrik arızası yaşanmış olabileceğinin ifade edildiği, elektrik arızasının yağışlardan kaynaklanmış olabileceği cevabı verildiği, müşterilerinin isteği ve onayı dışında kolluk yönlendirmesi yapılmadığı, bu nedenle alınan bildirimlerin kolluğa yönlendirilmediği, hem ... sistemi hem de alarm haber alma merkezinin hırsızlık tarihinde üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, haber verildiğinde, şirket yetkilisinin bölgesel elektrik kesintisidir diyerek kolluğa haber vermek istememesi ve olay yeri inceleme tutanağına göre, iş yeri kapısının düğmeyle açılabilir olması, ayrıca güney batı istikametinde bulunan ikinci bir kapının olduğu, üzerinde kilit mekanizmasının bulunmadığı sadece kapama kolunun olduğunu, kilitleme mekanizmasının olmaması, davacıya ait ... marka aracın yedek anahtarının işyerinde bırakılmış olması, sadece şirket sahihi ve muhasebeci de olan kasa anahtarlarının olduğu, ancak kasanın zorlanmadan açılmış olması nedenleri ile davacı şirketin olayın gerçekleşmesinde ihmalinin bulunduğunu gösterdiği. bu nedenle; TBK 52. maddesi uyarınca davacının müterafik kusurunun bulunduğu; davacı tarafın zarar miktarını ispat etmesi gerektiği; zarar konusu emtianın ticari defterlerde kayıtlı olması gerektiği; davacı tarafa ... sigorta tarafından tazminat ödemesi yapıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA DİLEKÇESİ: Davacı sigorta vekili dava dilekçesi özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan, Fatih Sultan Mehmet Mah. 2364, Sok. Çamlık Park Sitesi ...Etimesgut/Ankara adresinde mukim dava dışı ... ... Hiz. İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait işyerinde 26.12.2019 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonrasında, yapılan ekspertiz işlemi sonucunda hesaplanan toplam 14.011,82-TL hasar bedelini sigortalısına ödeyen müvekkili şirket tarafından, sözleşmeye aykırı davranışları dolayısıyla zarara sebebiyet veren davalı yana rücuuna ilişkin olarak Ankara 8. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine, davalı yanın haksız ve mesnetsiz olarak itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek, fazlaya ve munzam zarara ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile; davalının Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 14.011,82-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar doğrultusunda devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki yetki sözleşmesi uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu beyan ederek öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise, müvekkili şirket ile dava dışı sigortalı arasında 12.02.2015 tarihli ... numaralı ... sistemi hizmet sözleşmesi akdedildiğini ve akdedilen ... sistemi hizmet sözleşmesi kapsamında belirtilen ... teçhizatı ve tüm ürünlerin çalışır vaziyette, eksiksiz ve her türlü fiili ve hukuki ayıptan ari olarak davacıya teslim edildiğini, meydana gelen olayda müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin 5188 sayılı kanun, ilgili yasal mevzuat ve sözleşme hükümleri uyarınca yerine getirmesi gereken tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini bu sebeple davacının rücu talebinin yersiz olduğunu, dava konusu hırsızlık olayıyla ilgili olarak dava dışı sigortalı ... ... Hiz. İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkili şirket aleyhine İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/215 e. sayılı dosyada tazminat davası ikame edildiğini ve halen derdest olduğunu, bu sebeple söz konusu dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava dışı sigortalının da zararının meydana gelmesinde müterafık kusurunun bulunduğunu bu hususunda dikkate alınması gerektiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/215 esas, 2023/407 karar sayılı, 02/05/2023 tarihli kararı ile; "Asıl dava bakımından, Davacı ... ... Hizmetleri İthalat İhracat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin Fatih Sultan Mahallesi 2364. Sokak ... Etimesgut/Ankara adresinde bulunan işyerinde 26.12.2019 tarihinde saat 01.43 sularında oluşan hırsızlık olayı sonucunda sigortalı işyerinde kapıların kırılması suretiyle binada ve bilgisayar, televizyon, cep telefonu, kia marka araç anahtarları ve ... marka aracın ve kasada muhafaza edilen nakit paranın çalınması suretiyle zararın gerçekleştiği anlaşılmakla buna göre zarar tazmini hususunda yapılan değerlendirmeler ve incelemeler sonucu yukarıda açıklandığı üzere davacının %25, davalının ise %75 kusurlu olduğu, zarar talebi bakımından dosyada yer alan belgeler incelemeler doğrultusunda alınan bilirkişi raporu ışığında (12/01/2023 tarihli ek rapor) 2019 Yılı kasa hesabı (100 kodlu hesap) muavin dökümü hareketleri incelendiğinde ve davacı tarafından "Adli Hırsızlık olayı açıklaması" ile kasa hesabının 61.147,60 TL azaldığının kayıtlı olduğu, buna göre davalı şirketin %75 kusur oranı dikkate alındığında bu miktarın da 3/4 oranında zarar bakımından davacı ... şirketinin davalı ... şirketinden 45.860,70TL talep edebileceği, davacı ... şirketinin toplam demirbaş zararının, 46.655,86 TL olduğu dikkate alındığında da sigorta şirketi tarafından kendisine ödenen 14.011,82 TL sonrasında bakiye zararının 32.644,04 TL olduğu; davalı şirketin %75 kusur oranı dikkate alındığında bu miktarın da 3/4 oranında zarar bakımından davacı ... şirketinin davalı ... şirketinden (32.644,03 X3/4)=24.483,03 TL talep edebileceği kanaati ile toplam 70.343,73 TL üzerinden maddi tazminat talebi kabul edilmiş, davacının çalınan ... marka araç bakımından talebinin ise sigortacı ... Sigorta A.Ş. tarafından dosya münderecatında bulunan dekontlar ile davacı ... ... Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi 'ne 220.000 TL tutarında iş bu araç bakımından güncel değeri hesaplanarak ödeme yapıldığı anlaşıldığından bu talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden 12/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama sonucu davacı sigorta şirketinin kusuru bulunmamakla birlikte, Sigortacı davacı ... Sigorta A.Ş. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümleri kapsamında ödediği tazminat tutarı 14.011,82-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve davalı ... ... Hizmetleri A.Ş.'nin kusuru %75 oranında (14.011,82-TL.\ 0,75 =10.508,86-TL) Davalı ... ... Hizmetleri A.Ş. 'ne rücu edebileceği sonucuna varılarak yapılan ödemenin 29/01/2020 tarihinde yapıldığı, icra takibinin ise 17/06/2020 tarihinde başlatıldığı anlaşılmakla hesaplanan faiz tutarı 547,04 TL olmakla bu miktarlar üzerinden itirazın kısmen iptali ile takibin devamına karar verilerek, ASIL DAVA YÖNÜNDEN; davanın KISMEN KABULÜ ile, hesaplanan toplam 70.343,73 TL maddi zararın 1000 TL sinin dava tarihi olan 01/02/2021 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 13/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava İstanbul 15. ATM 2022/24 Esas 2022/26 Karar sayılı kararı yönünden; davanın KISMEN KABULÜ ile, Ankara 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 10.508,86 TL asıl alacak ve 547,04 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, icra inkar tazminat talebinin alacak yargılamayı gerektirdiğinden reddine " karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı ... ... Hizmetleri A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, hırsızlık olayında hiçbir kusurunun bulunmadığını, 5188 sayılı Kanun, yasal mevzuat ve sözleşme hükümleri uyarınca tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, su basma dedektörünün devreye girmemesinin sebebinin asıl davanın davacısı şirket olduğunu, dolayısıyla olayda kusurlu tarafın asıl davacı taraf olduğunu, alarm ve haber alma sisteminin panikten ve elektrik güç arızasından kaynaklanan sinyalleri sorunsuz aldığını, sinyallerin akabinde davacı şirket yetkilisi ...'ın aranarak alarm hakkında bilgilendirildiğini, ancak davacı yetkilisinin bölgesel bir elektrik arızası yaşanmış olabileceği cevabını vererek kolluk talep etmediğini, müşterilerin onayı olmadan kolluk yönlendirmesi yapılmadığını ve aksi durumda asılsız ihbar nedeniyle idari para cezası riski bulunduğunu, bu sebeple müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğini, bir an için ihmal söz konusu olduğu varsayılsa bile %75 oranında kusur atfedilmesinin hukuki dayanağı olmadığını, TBK m. 52 uyarınca asıl davacının müterafık kusuru bulunduğunu, davacı yetkilisinin elektrik arızası ihtimalini kendi bildirdiğini, olay yeri inceleme tutanağında belirtildiği gibi işyeri kapılarından birinin düğmeyle açılmış olmasının ve diğerinde kilitleme mekanizması bulunmamasının hırsızların girişini kolaylaştırdığını, kasanın zorlanmadan açılması nedeniyle anahtarlarından birinin işyerinde bırakılmış olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, çalınan ... marka aracın yedek anahtarının ve sair değerli emtianın açıkta bırakılmasının ağır ihmal derecesinde kusur teşkil ettiğini, bu müterafik kusurların dikkate alınmadığı için raporun eksik olduğunu, TBK m. 52 hükmü uyarınca hakimin tazminatı indirebileceğini veya tamamen kaldırabileceğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin cüzi abonelik bedeliyle sigorta hükmünde olmadığını ve sözleşmenin 5.3. maddesi uyarınca hırsızlık gibi olaylardan sorumlu tutulamayacağı hükmünü içerdiğini, bu sebeple müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğu varsayılsa bile reddedilen kısım yönünden lehlerine avukatlık ücreti takdir edilmemesinin kararın kaldırılması gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. KATILMA YOLU İLE BAŞVURAN: Birleşen dosyada davacı sigorta şirketi vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, kararın kısmen reddedilen kısmının hatalı olduğunu, asıl dava davacısı sigortalıya atfedilen %25 zoraki kusurun kabulünün mümkün olmadığını, hırsızlık hadisesinde davalının ... hizmeti kapsamında kurulumunu sağladığı sensörlerin çalışmadığını, hırsızlık hadisesinin önlenebileceği veya zararın azaltılabileceğinin ortada olduğunu, siren çalmasının elektrik kesintisi olarak değerlendirilmesi ve dikkate alınmamasını her iki tarafın yetkililerinin hatası olarak gören bilirkişi değerlendirmesinin açıkça hatalı olduğunu, davalı ... çalışanının sigortalı şirket yetkilisini yanlış yönlendirerek arızanın elektrik kesintisi kaynaklı olduğunu belirttiğini ve kolluğa haber verilmesine gerek olmadığı yönünde kanaat oluşturduğunu, ilk sinyalin Panik Alarmı-Siren şeklinde olmasına rağmen elektrik arızası değerlendirmesinin doğru olmadığını, davalı ...'in tam kusurlu olarak kabul edilmemesinin açıkça hatalı olduğunu, sigortalı şirket çalışanının profesyonel ... şirketi çalışanı tarafından defalarca kez yanlış yönlendirildiğini, ... çalışanının panik sinyali aldığında kendi teknik ve profesyonel bilgisine dayanarak kolluk güçlerine bildirimde bulunması gerekirken bulunmadığını, bilirkişi raporunda kasa anahtarının iş yerinde bulunması sebebiyle yapılan kusur atfının kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta şirketine sirayet etmemesi gerektiğini, davalı yanın istinaf dilekçesindeki iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirket çalışanının akülerin varlığı halinde dahi sirenlerin sorunsuz çalışacağı değerlendirmesini yapmayarak teknik konuda hataya düştüğünü ve zararın doğmasına sebebiyet verdiğini, 5188 Sayılı Kanun Yönetmeliği uyarınca davalının kanundan doğan kolluğa bildirim yükümlülüğünün bulunduğunu ve bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek zarara neden olduğunu, davalı şirketin hareket algılayıcı sensörlerinin çalışmaması ve panik alarmına rağmen kolluğa haber verilmemesi sebebiyle ağır kusuru ile sorumlu olduğunu ve tazminat tutarının objektif ve tarafsız eksper raporu doğrultusunda belirlendiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen reddedilen kısmına ilişkin kararın katılma yoluyla yapılan istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Asıl dosyada davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; hırsızlığın başlangıcı ve devamı sürelerinde davalı ... şirketinin asli görevlerini yerine getirmediğini ve müvekkili firmanın bir hayli zararına sebebiyet verdiğini, mahkeme dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporlarının da haklılıklarını kanıtlar nitelikte tespitlerde bulunduğunu, davalı tarafın istinaf başvuru dilekçesindeki argümanları soyut ve hukuki zeminden uzak beyanlardan öteye gidemediğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava; ... sistemi hizmet sözleşmesine dayalı olarak hırsızlık olayından kaynaklı maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Birleşen dava; sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücu talebine ilişkin olarak sigorta şirketi tarafından başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu, birleşen dosyada davacı sigorta şirketi vekili tarafından katılma yolu ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; davacı ... ... Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile davalı ... ... Hizmetleri A.Ş. arasında abonelik süresi boyunca ... Alarm Merkezine gelen sinyallerin 24 saat gözetilmesi, gerektiği takdirde ilgili mercilere, ayrıca müşteri ile müşterinin belirleyeceği kişi ve kuruluşlara haber verilmesi, elektronik ... sisteminden gelen sinyallerin 365 gün 24 saat boyunca izlenmesi, müdahale yapılması gereken sinyaller için müşterinin ... Alarm Merkezi Hizmet Forumunda belirlediği kişilere ve/veya ilgili mercilere haber verilmesi amacıyla "... Sistemi Hizmet Sözleşmesinin" imzalandığı sabit olup istinaf kanun yolu incelemesindeki somut uyuşmazlığın; davacı iş yerinde yaşanan hırsızlık olayı nedeni ile meydana gelen zarar yönünden sözleşme taraflarının kusur durumunun tayini noktasında toplandığı, davalı vekilinin kusur durumuna yönelik istinaf sebeplerinin yanında ayrıca asıl davanın kısmen reddedilen kısmı yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden de istinaf talebinin bulunduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından görevlendirilen mali müşavir, ... uzmanı, sigortacı, elektronik mühendisi ve borçlar hukuku bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyet raporu kapsamında, davalı ... ... Hizmetleri A.Ş.'nin olağan dışı sinyaller ve gelen panik alarmı bildirim sinyallerini ve elektrik güç arızasını davacının yetkilisine bildirmiş olmasına rağmen Özel ... Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m. 23 ve davacı ile imzaladığı sözleşme hükümlerine aykırı davranarak yetkili merci olan kolluk güçlerine bildirmeyerek asli görevini ihmal ettiğinden ve görevini yaparken gerekli özeni göstermediğinden dolayı hırsızlığın, oluş, gelişim ve sonucuna etkisi sebebi ile 1. derece kusurlu (%75) olduğu, davacı ... ... Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin yetkilisinin ise gelen çağrıyı ciddiye alıp, etraflıca araştırma yapmaması ve kolluk güçlerine bilgi vermemesi, hırsızlığın gerçekleştirilmesini kolaylaştırıcı bir rol oynaması nedeniyle hırsızlık olayının oluş, gelişim ve sonucuna kısmen etkisi sebebi ile 2. derece kusurlu (%25) olduğu kanaatine varılmıştır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilecektir. Müterafik kusur indiriminin tatbik edilebilmesi için, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olaya bakıldığında ise olay yeri inceleme tutanağı kapsamında, zemin kattaki odanın güney doğusunda bulunan balkon kapısının ahşap olduğu kapının açık olduğu, kapı üzerinde zorlama izlerinin bulunduğu, iş yerine bu balkondan girildiğinin tespit edildiği, dış kapı girişinde sol tarafta gömme dolap içerisinde Wi-Fi ve ağ bağlantı kablolarının çıkarılmış olduğu, kasa anahtarlarının iki adet olup birisinin muhasebe görevlisinde, diğerinin şirket yetkilisinde olduğunun beyan edildiği, dökümü yapılan diyaloglardan davalı ... ... Hizmetleri A.Ş.'nin acil çağrı merkezi görevlisi tarafından davacı yetkilisinin arandığı, alarm sinyal aldığını, elektrik kesintisi ile ilgili bir arıza geldi, kablo vesairelerde bir sorun olabilir mi şeklinde devam eden görüşmenin yapıldığı, alarm sisteminden alınan olağan dışı sinyallere yönelik, iş yerinde olası bir hırsızlık hadisesi gerçekleşebileceğine dair herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı ve kolluk kuvvetlerine haber verilmesi ile ilgili herhangi bir seçeneği değerlendirmedikleri anlaşılmıştır. Özel ... Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 23. maddesinin; “Alarm Merkezleri, Alarm izleme merkezleri, alarm sistemleri aracılığıyla sürekli olarak yapılan izleme sırasında gelen ihbarları değerlendirir ve teknik bakımdan doğrulanan ihbarları sorumluluk bölgesindeki genel kolluğa en kısa zamanda bildirir” şeklindeki amir hükmüne ve sözleşmenin 2. ve 3. maddeleri hükümlerine aykırı davranarak teknik bakımdan doğrulanan ihbarın yetkili merci olan kolluk güçlerine bildirilmemesi nedeni ile asli görevini ihmal ettiği ve görevini yaparken gerekli özeni göstermediği, davacı şirket yetkilisinin ise etraflıca araştırma yapmaması ve kolluk güçlerine bilgi vermemesi, hırsızlığın gerçekleştirilmesini kolaylaştırıcı bir rol oynaması nedeniyle ihmalinin bulunduğu anlaşılmıştır. Böylece hizmet veren davalının % 75 oranında asli kusurlu, davacı/ hizmet alanın ise %25 oranında tâli kusurlu kabul edilmesi somut olay adaletine uygun bulunmuştur. Saptanan kusur oranı üzerinden ilk derece mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmede isabetsizlik bulunmadığından asıl davada davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup HMK’nın 326. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin kural olarak aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerekmektedir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırması gerekmektedir. Bu yönü ile asıl davada reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmaması kanuna aykırı bulunmuştur. Birleşen dava yönünden bakıldığında ise Resmi Gazete'de yayınlanarak 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nın 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilerek; "Miktar ve değeri 3.000-TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü ihdas edilmiş ve aynı Kanun'un 44. maddesi ile HMK'ya eklenen EK MADDE-1'in birinci fıkrası ile parasal sınırların her yıl tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı, ikinci fıkrası ile de parasal sınırların uygulanmasında hüküm tarihinin esas alınacağı düzenlemesi yapılmıştır. Yeniden değerleme sonucunda ilk derece mahkemesinin hüküm tarihi olan 2023 yılı için kesinlik sınırı 17.830-TL olmuştur. Anılı yasal düzenlemelere göre birleşen dava yönünden istinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen miktar, hüküm tarihi itibariyle kesin niteliktedir. Dolayısıyla istinafı kâbil bir karar değildir. Tüm bu nedenlerle birleşen dava yönünden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2, 352/1-b maddeleri uyarınca usulden reddine, asıl dava yönünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davada reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Birleşen dava yönünden davacı ve davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf taleplerinin HMK'nın 341/1, 352/1-b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, davalı vekilinin asıl dava yönünden istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/05/2023 tarih, 2021/215 E., 2023/407 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Davanın KISMEN KABULÜ ile, hesaplanan toplam 70.343,73 TL maddi zararın 1.000,00 TL sinin dava tarihi olan 01/02/2021 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 13/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B- BİRLEŞEN İstanbul 15. ATM'nin 2022/24 E. 2022/26K. SAYILI DAVASI YÖNÜNDEN; b-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Ankara 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 10.508,86 TL asıl alacak ve 547,04 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, İcra inkar tazminat talebinin alacak yargılamayı gerektirdiğinden REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 4/a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince 4.805,18-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harçtan mahsubu ile 2.791,18-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4/b-Davacı tarafından yapılan toplam 16.403,38-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 15.041,89 TL' sinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 6.375,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4/d-HMK. 333. md. uyarınca davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası taraflara iadesine, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince 755,22-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan harçtan mahsubu ile 589,64 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4/f-Davacı tarafından yapılan toplam 5.483,38 TL. yargılama giderinin kabul-ret oranına göre 4.222,20 TL' sinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4/h-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.955,92-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4/ı- HMK. 333. md. uyarınca davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası taraflara iadesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça asıl dava yönünden yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf talebinin esası incelenmediğinden birleşen dosya davacısı tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davalı tarafça birleşen dava yönünden yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 124,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 616,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/d-İstinaf yargılaması için birleşen dosya davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025