1. Hukuk Dairesi 2015/17447 E. , 2018/13527 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve…
**1. Hukuk Dairesi 2015/17447 E. , 2018/13527 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakanı ...’ın maliki olduğu 1574 parsel sayılı taşınmazı davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, devrin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu, murisin taşınmazını satmasını gerektirir bir ihtiyacı olmadığı gibi davalının da taşınmazı satın alacak ekonomik gücü bulunmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile tüm mirasçılar adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında talebini miras payına hasretmiştir. Davalı, taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, devrin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan ...’ın maliki olduğu 1574 parsel sayılı taşınmazı 20.11.1991 tarihinde ikinci eşi davalıya satış suretiyle devrettiği, 1947 doğumlu mirasbırakanın 20.08.1997 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak davacı kızı ..., davalı ikinci eşi ... ile davalı eşinden olma dava dışı kızları ..., ..., ... ve ilk evliliğinden olma dava dışı oğulları ..., ..., ...’nın kaldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.