8. Ceza Dairesi 2024/17730 E. , 2024/5563 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4244 E., 2019/2455 K. SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., yasak cihaz ve program bulundurmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret A.Sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üre…
**8. Ceza Dairesi 2024/17730 E. , 2024/5563 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4244 E., 2019/2455 K. SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., yasak cihaz ve program bulundurmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret A.Sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb suçu yönünden; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafine gerekçeli kararın 06.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 06.11.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak yapılan ihtarlı tebligata rağmen de aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık hakkında yasak cihaz ve program bulundurmak suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın hükmü değiştirme niteliğinde olduğundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., ve yasak cihaz ve program bulundurmak suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 245 inci maddesinin A-1 bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.İstanbul Anadolu 49.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., ve yasak cihaz ve program bulundurmak suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin A-1 bendi, 50 inci maddesinin (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6.000,00 TL ve 2.000,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Ziraat Bankası vekilinin temyiz isteği; suçun sübut bulduğuna ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; 06.02.2017 günü saat 21:00 sıralarında Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince rutin uygulama sırasında Doğu Mahallesi’nde faaliyet gösteren Huzur Çay Ocağı’nda uygulama sırasında bulunan şüpheli ...’un panik hareketlerinin dikkat çektiği, çantasından cisim attığının kolluk görevlilerinin tespiti üzerine yakalanan şüphelinin üzerindeki eşyaların yapılan incelemesinde toplam 19 adet çeşitli bankalara ait kredi kartlarının olduğunun tespit edildiği, beraberinde Wbth-2172 VER:3.1 S/N 1512260029 marka kart kopyalama aparatı, ayrıca 20 adet “White Plastic” yani kopyalamaya hazır manyetik şeritli kart ile 1 adet Tansaş, 1 adet Mudo, 1 adet Carrefoursa kartları ile flash bellekler, laptop ve diğer malzemelerinin ele geçirildiği, White Plastic'lerin yapılan incelemesinde kartın ön yüzünde kart numaralarının yer aldığı fakat manyetik şeritlerinin yapılan incelemesinde farklı bankalara ait kartların bu beyaz plastiklere kopyalandığının tespit edildiği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın beraberinde ele geçen cihaza ilişkin olarak düzenlenen rapor içeriklerine bakıldığında; WBE marka Encoder cihazının mevcut hali ile banka kartı kopyalamaya elverişli bir cihaz olduğu görülmüştür. Bu itibarla sanığa yüklenen bir bilişim sistemine giriş yapılmasını sağlayacak manyetik kartları kopyalayabilen cihaz bulundurup kullanmak suretiyle, yüklenen bu suçu da ayrıca işlediği sabit görüldüğünden cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın eylemi ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet verdiğinden, bunlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi gereği en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması gerektiği halde, sanık hakkında yukarıda incelenen Türk Ceza Kanunu’nun 245/2. maddesi yanında, ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 245/A-1 maddesine göre hüküm kurulması kanuna aykırı, sanık müdafinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bu aykırılık aynı madde gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan: 1-Hükmün Yasak Cihaz ve Program Bulundurma suçu hakkındaki 2 numaralı bendinin kaldırılmasına, 2-Sanık hakkında üzerine atılı yasak cihaz ve program bulundurma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına 3-Sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb suçu yönünden yapılan incelemede; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafine gerekçeli kararın 06.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 06.11.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak yapılan ihtarlı tebligata rağmen de aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık hakkında yasak cihaz ve program bulundurmak suçu yönünden yapılan incelemede; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; 06.02.2017 günü saat 21:00 sıralarında Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince rutin uygulama sırasında Doğu Mahallesi’nde faaliyet gösteren Huzur Çay Ocağı’nda uygulama sırasında bulunan şüpheli ...’un panik hareketlerinin dikkat çektiği, çantasından cisim attığının kolluk görevlilerinin tespiti üzerine yakalanan şüphelinin üzerinde ki eşyaların yapılan incelemesinde toplam 19 adet çeşitli bankalara ait kredi kartlarının olduğunun tespit edildiği, beraberinde Wbth-2172 VER:3.1 S/N 1512260029 marka kart kopyalama aparatı, ayrıca 20 adet “White Plastic” yani kopyalamaya hazır manyetik şeritli kart ile 1 adet Tansaş, 1 adet Mudo, 1 adet Carrefoursa kartları ile flashbellekler, laptop ve diğer malzemelerinin ele geçirildiği olayda; Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci maddesinin A fıkrasının (1) bendine göre "Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.", Somut olayda işlenen fiil birden fazladır. Bu nedenle Türk Ceza Kanunu'nun 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” hükmünün somut olayda uygulanma imkanı mevcut değildir. Sanığın beraberinde ele geçen cihaza ilişkin olarak düzenlenen rapor içeriklerinde, WBE marka Encoder Cihaz'ın mevcut hali ile banka kartı kopyalamaya elverişli bir cihaz olduğu görülmekle; bir bilişim sistemine giriş yapılmasını sağlayacak manyetik kartları kopyalayabilen cihaz bulundurup kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla; sanığın söz edilen suçtan ayrıca mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb suçu yönünden; gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenle ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafine gerekçeli kararın 06.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 06.11.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak yapılan ihtarlı tebligata rağmen de aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık hakkında yasak cihaz ve program bulundurmak suçu yönünden; gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2018/4244 Esas, 2019/2455 Karar sayılı kararına yönelik katılan banka vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2018/4244 Esas, 2019/2455 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.