7. Hukuk Dairesi 2013/8824 E. , 2013/5534 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, tıbbi ilaç mümessili olarak Ankara bölgesinde çalıştığını, başarılı çalışmalarından dolayı başarıya endeksli tüm primleri almaya hak kazandığını, bulunduğu bölgede yöneticilerin değişmesi nedeniyle davacının
**7. Hukuk Dairesi 2013/8824 E. , 2013/5534 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, tıbbi ilaç mümessili olarak Ankara bölgesinde çalıştığını, başarılı çalışmalarından dolayı başarıya endeksli tüm primleri almaya hak kazandığını, bulunduğu bölgede yöneticilerin değişmesi nedeniyle davacının birkaç arkadaşının performans düşüklüğü nedeniyle işten çıkartıldığını, tayini çıkan doktor ... AKDEMİR'i ziyaret etmemesine rağmen Nisan ayı raporunda ziyaret edilmiş gibi göstermek suretiyle gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu iddiası gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, hiçbir şekilde bilerek ziyaret etmediği bir doktoru ziyaret etmiş gibi beyanda bulunmadığını, gerçekte böyle bir durum olmuş ise hataen olmuş olabileceğini belirterek yapılan fesih işleminin geçersizliğine ve işe iade kararı verilerek işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı işveren vekili, davacının sorumluluğu dahilindeki bölge içerisinde doktorlara görevi icabı tanıtım amaçlı görüşme gerçekleştirmesi gerekirken davacının Ankara Keçiören Eğitim Araştırma Hastanesi doktoru ... AKDEMİR'i 30/03/2011, 27-29/04/2011 tarihleri arasında ziyaret ettiğini raporunda belirtmiş olmasına rağmen doktorun 23/03/2011 tarihinde Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesine tayin olup gittiğini, davacının görüşmeleri yapmayıp, görüşme yapılmış gibi gerçeğe aykırı raporlamada bulunduğunu, bu sebeple iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, fesih ihbarında davacının doktor ziyaretlerini ve ziyaret programlarını gerçeğe uygun bildirmediği, satış ve ziyaret saatlerini verimli kullanmadığı, yapılan ihtarlara rağmen ısrarcı olduğu işverenin iyi niyetini kötüye kullanarak ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket ettiği için iş akdinin feshedildiği bildirilmiş ise de feshin geçerli sebeple yapıldığının ispatının işverene ait olduğunu, dinlenen tanık beyanlarına göre, satış temsilcilerinin görüşmelerini bilgisayar ortamında ıslak imza ile işverene iletildiği, denetimin bu şekilde sağlandığı, ancak işverenin bu hususları dosyaya ibraz etmediği gibi Kuşman Teknoloji firmasından gelen yazılar doğrultusunda davacının belirlenen ziyaretleri süresinde yaptığı tespit edilmiş olup ayrıca işverence yapılan uyarılara istinaden fesih nedeni gösterilmiş ise de uyarılara ilişkin de her hangi bir delil sunulmadığı gibi davacının aylık en az 600 ziyaret gerçekleştiğini hizmet süresi içerisinde 4800 doktor ve eczacı ziyaret ettiğini beyan etmiş olmasına rağmen işverenin bu hususta da her hangi bir beyanda bulunmadığını işverenin fesihte haklı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları 4857 sayılı İş Yasasının 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Yasasının 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar. Somut olayda, tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işverence, Mart-Nisan 2011 aylarında Kuşman raporlarına göre 30/03/2011, 27-29/04/2011 tarihleri arasında, Ankara Keçiören Eğitim Araştırma Hastanesi doktoru ... AKDEMİR'i 30/03/2011, 27-29/04/2011 tarihleri arasında ziyaret ettiğini raporunda belirtmiş olmasına rağmen doktorun 23/03/2011 tarihinde Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesine tayin olarak gittiğinin belirlenmesi karşısında aslında ziyaret etmediğinin ortaya çıkması nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatları ödenerek feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre, davacı tanığı Asistan Dr. ...'in beyanlarında "davacının tayin olup giden bir doktoru ziyaret raporunda yazmasını bizzat kendisinden öğrendiğini" beyan ettiği ve davalı tanığı ...'in olayın tespitine yönelik "Düzce bölgesindeki mümessilin aynı doktor hakkında ziyaret formatı düzenlediği ve davacının çalıştığı bölgede çalışan mümessilin bu doktoru listesinden çıkarttığı halde davacının raporlarında yer alması üzerine araştırma yapıldığı ve doktorun tayinen gittiğinin tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında davacının ziyaret etmediği halde Ankara Keçiören Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Doktor ... AKDEMİR'i 30/03/2011, 27-29/04/2011 tarihleri arasında ziyaret ettiğini raporunda belirtildiğinin sabit olduğu anlaşılmaktadır. İşçinin yaptığı işin ilgili doktor ve eczacıları bire bir ziyaret şeklinde gerçekleşmesi gerektiği, işin başarısının işçinin samimiyeti ile doğrudan ilgili olduğu açıktır. Açıklanan bu nedenlerle davacının söz konusu eylemi işveren açısından doğruluk ve dürüstlükle bağdaşmayan hareket olarak değerlendirilip iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık yoktur. Davacının bu eylemleri haklı fesih sebebi oluşturacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli karar ilam harcı olan 24,30 TL den davacı tarafından yatırılan 18,40 TL harcın mahsubu ile kalan 5.90 TL bakiye karar ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 110,00 TL müzekkere giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.