Başvuru; bir toplantının dağıtılması sırasında kolluk görevlilerince kullanılan güce maruz kalan kişinin hastahaneden adli rapor aldırılmak üzere bir süre tutulması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, kolluğun uyguladığı bedenî kuvvet sonucu meydana gelen yaralanma ve bu olay hakkında yürütülen ceza soruşturmasının etkisizliği nedeniyle kötü muamele yasağının; mülki amirin toplantı ve gösteri yürüyüşlerini belirli bir süre için yasaklama ve bu nedenle barışçıl yapılan toplantının kol
Başvuru; bir toplantının dağıtılması sırasında kolluk görevlilerince kullanılan güce maruz kalan kişinin hastahaneden adli rapor aldırılmak üzere bir süre tutulması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, kolluğun uyguladığı bedenî kuvvet sonucu meydana gelen yaralanma ve bu olay hakkında yürütülen ceza soruşturmasının etkisizliği nedeniyle kötü muamele yasağının; mülki amirin toplantı ve gösteri yürüyüşlerini belirli bir süre için yasaklama ve bu nedenle barışçıl yapılan toplantının kolluk görevlilerince dağıtılması nedeniyle de toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Kamu görevinden çıkarılan ve açlık grevi yapan iki kişiye destek verip olağanüstü hâl tedbirleri kapsamındaki işten çıkarmaları protesto etmek isteyen, içlerinde daha önce kamu görevinden çıkarılmış kişiler de bulunan, aralarında başvurucunun da olduğu altı kişilik grup, basın açıklaması yapmak için 11/1/2018 tarihinde Ankara’daki bir caddede toplanmıştır. Grup üyeleri sözü edilen iki kişinin yalnız olmadığı yönünde slogan atmış ve daha önce hazırladıkları pankartları ellerinde taşımıştır. Polis, toplantıların valilikçe yasaklanması sebebiyle dağılmaları gerektiği ve dağılmazlarsa zor kullanılarak dağıtılacakları konusunda grup üyelerini megafonla uyarmıştır. Başvurucunun toplantının sebebiyle ilgili birkaç söz söylemesinin ardından polisler grubu dağıtmak için harekete geçmiştir. Başvurucunun hemen arkasında bulunan beyaz montlu bir polis, başvurucunun daha önce ampütasyona konu olmuş sağ kolunu omuz bölgesine yakın bir yerden kavrayıp başvurucunun yönünü olay yerindeki polis minibüsüne doğru çevirmiş ve başvurucunun gitmemek için direnç göstermesi üzerine bir eliyle başvurucunun sağ kol bölgesini, diğer eliyle de başvurucunun kıyafetini tutarak başvurucuyu başka polislerle birlikte minibüse götürmüştür. Başvurucu, arka kapısı açık durumdaki minibüsün içine doğru arkasından itilse de minibüse girememiştir. Daha sonra polisler ayaklarından da tutarak başvurucuyu minibüse bindirmiştir. Olay nedeniyle başvurucunun kuyruk sokumu bölgesinde yüzeysel kızarıklık, hiperemik alan, sırtının sağ tarafında 10 cm’lik “)” şeklinde hiperemik alan ve sağ omzunda kürek kemiği ön yüzünde hassasiyet oluşmuştur. Adli tıp uzmanından alınan rapora göre başvurucunun yaralanması basit bir tıbbi müdahale ile giderebilecek ölçüde hafiftir. Olayın üzerinden kısa bir süre sonra başvurucu, katıldığı basın açıklamasını dağıtan ve yaralanmasına neden olan polis amiri ve memurları hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Savcılık -varsa- suç isnadı nedeniyle başvurucu hakkında düzenlenenen de dâhil olmak üzere olay nedeniyle tanzim edilen kolluk tutanaklarını, polisin çektiği olayla ilgili kamera görüntülerini ve başvurucu hakkında düzenlenmiş doktor raporunu emniyet müdürlüğünden temin edip başvurucunun kesin adli raporunu almış; kamera görüntülerini bilirkişiye inceletmiş ve başvurucu ile beyaz montlu polis memurunun ifadesine başvurmuştur.- Emniyet müdürlüğünün ilgili biriminin çektiği görüntülerin ve başvurucu hakkında düzenlenen kesin adli raporun içeriği yukarıda belirtildiği gibidir (bkz. § 2).- Soruşturma dosyasındaki kamera görüntülerinin içeriği konusunda hazırlanan bilirkişi raporunda grubun polisin uyarılarına rağmen dağılmadığı, polislerin zor kullanarak gruba müdahale ettiği ve slogan atan eylemcilerin zor kullanılarak minibüse bindirildiği belirtilmiştir. - Emniyet müdürlüğünce savcılığa gönderilen belgelerde; işe geri dönme talebiyle açlık grevi yapan kişileri desteklemek amacıyla yapılacak toplantı ve gösterileri, eylemlerin parklardaki vatandaşları rahatsız edebileceği ve terör örgütlerinin eylemciler ile diğer vatandaşları hedef alan saldırılar gerçekleştirebileceği gerekçesiyle Ankara valisinin 1/11/2017 tarihinden itibaren üç ay süre ile yasakladığı, yasağın 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun maddesinin (C) fıkrasına, 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun maddesine ve 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun maddesinin (m) bendine dayandırıldığı, grubun uyarılara rağmen dağılmayıp eylemlerini sürdürmek istedikleri, bu sebeple grup üyelerine karşı orantılı olarak zor kullanılarak yakalama işlemi yapıldığı ve başvurucunun emre aykırı davranışı nedeniyle hakkında İdari Yaptırım Karar Tutanağı düzenlenmesi sonrasında serbest bırakıldığı açıklanmıştır. Sözü edilen belgelere göre başvurucu, asılsız kötü muamele iddialarının önüne geçilebilmesi amacıyla doktor raporu alınması için hastaneye götürülmek üzere diğer eylemcilerle beraber minibüse bindirilmiştir.- Başvurucu ifadesinde, direnmediği hâlde beyaz montlu polisin kendisine yumruk attığını ve sağ omzunu kırmaya çalıştığını, minibüse bindirilmesinden sonra da beyaz montlu polisçe yumruklandığını, sırtında ve kolunda bir haftayı bulan ağrılar meydana geldiğini, ayrıca bağlarda zedelenme olduğunu beyan etmiştir. İfadesi alınan beyaz montlu polis ise başvurucuyu hakkında idari para cezası uygulanması için yakaladıklarını, başvurucuya vurmadığını ve başvurucunun sırtındaki yaranın nasıl oluştuğunu bilmediğini söylemiştir.- İlgili belgelerden anlaşıldığına göre başvurucunun yakalanıp hastaneye götürülerek muayeneden geçirilmesi ve başvurucu hakkında İdari Yaptırım Tutanağı düzenlenmesi 00-00 saatleri arasında kesin olarak saptanamayan bir zaman diliminde olmuştur. Yürüttüğü soruşturma sonunda savcılık, polisin görevini yaparken gerekli ölçüde zor kullanma yetkisi olduğu ve polis memurlarına isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Başvurucunun savcılıkça verilen karara itirazı sulh ceza hâkimliğince reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 28/8/2018 tarihinde öğrendikten sonra 24/9/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca adli yardım talebinin kabulü ile başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.