11. Hukuk Dairesi 2024/646 E. , 2024/8648 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1882 Esas, 2023/1355 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/406 E., 2019/335 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Te…
**11. Hukuk Dairesi 2024/646 E. , 2024/8648 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1882 Esas, 2023/1355 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/406 E., 2019/335 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketlerin dünyada ve Türkiye'de tescilli tanınmış markalarının bulunduğunu, Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün 01.03.2017 tarihli yazısı ile 23.02.2013 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamındaki ürünler arasında "..." ve "..." markalı ürünlerin bulunması nedeniyle bu ürünler ile ilgili durdurma kararı verildiğini, söz konusu eşyalar arasında müvekkillerin ait markalarına ait boş karton ambalajlar, plastik levhalar ve etiketler bulunduğunu, bu ürünlerin sahte ürünlerin ambalajlarında kullanılacağını, belirtilen ürünlerin kötü kalitede olduğunu ve sahteliğinin anlaşıldığını, gümrük işlemleri durdurulan ürünlerin 2.733 adet "..." markalı, 1.650 adet "..." markalı, 500 adet "..." markalı ve 13.000 adet "HP" markalı ürün olduğunu, bu ürünlerin alıcısının davalı şirket olduğunu, davalı tarafın bu eylemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüzü teşkil ettiğini ileri sürerek marka tecavüzünün durdurulmasını ve giderilmesini, durdurma kararı verilen eşyaların sahteliğinin tespitini, her bir müvekkili için ayrı ayrı 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, marka hakkına tecavüz teşkil eden eşyaya el konulmasını ve dava sonunda imhasını ve verilecek karar özetinin ilanını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2006 yılından bu yana küçük çaplı işletmesinde kırtasiye işleri ile iştigal ettiğini, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/8911 sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere, konteynerde el konulan ürünlere ilişkin davacı markalarının marka tescil belgelerinin bulunmadığını, bu nedenle dava şartının sağlanamadığını, müvekkilinin Çinli firma ... Office’ten dilekçe ekinde sunmuş olduğu faturada görünen ürünleri satın aldığını, ürünlerin 19.02.2017 tarihinde Ambarlı Gümrüğüne getirildiğini, müvekkili ilk defa ithalat yaptığı için ürünleri kontrol etmek gibi bir girişimde bulunmadığını, ithalatçı firmanın müvekkiline attığı e-postada, konteyner içerisinde başka ülkelere gönderilecek ürünlerin bulunduğunu, bunun kendi kusurlarından ve iş yoğunluğundan kaynaklandığını beyan ettiklerini, manevi zararın oluşmadığını, müvekkilinin anılan fiil ile ilgili kastı veya kusuru bulunmadığını, ürünlerin yanlışlıkla kendine gönderildiğini, müvekkilinin ürünlerin mahrece iadesini talep ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının davacılar adına tescilli markaları taşıyan taklit ürünleri Çin'den ithal ettiği, Gümrük Müdürlüğü ihbarı üzerine ithalatın durdurulduğu, davalının bu eyleminin davacıların marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, markalar Türkiye'de tescilli olup, koruma kapsamında olduğu, davalı vekili her ne kadar ihlal oluşturan ürünlerin yanlışlıkla gönderildiğini bildirmiş ise de bu yöndeki belgelerin temini her zaman mümkün olduğundan, itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davalının bu eylemi aynı zamanda davacıların markadan kaynaklanan manevi haklarını da ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalının serbest dolaşıma giriş beyannamesinde muhteviyatı toner cinsi eşya olarak bildirdiği, yapılan muayene sonucu Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün 2017/11 sayılı durdurma kararı ve yerinde inceleme tutanağı düzenlendiği, ürünlerin Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde muhafaza edildiği, yerinde bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapıldığı ve sonuç olarak davalının davacılara ait tescilli markaları taşıyan, taklit olduğu bilirkişi raporu ile belirlenen, toner, boş kutu, hologram, kullanım klavuzu ve plastik plaka ürünleri ithal ettiği, bu eylemin toplanan deliller ve davalının bir ticaret şirketi olması nedeniyle kendisinden beklenen özen ve dikkat yükümlülüğü karşısında davalının, hatalı ürün gönderildiği, ilk defa ithalat yaptığı savunmasına itibar etme olanağı bulunmadığı, taklit ürün yanı sıra boş kutuların, plastik levha ve hologramların ithal edilmiş olmasının taklit ürünlerin ambalajlanmasında kullanılacağını gösterdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri., 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29 uncu ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.