10. Hukuk Dairesi 2012/14989 E. , 2012/14633 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :763-955 Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kararında yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından yasal süresinde temyiz edilmesi üzerine, mahkemece, parasal değer bakımından (miktar itibarıyla) kesin nitelikte kabul edilen karara yönelik temyiz istemi 30.11.2010 tarihinde reddedildikten ve anılan ek karar davacı vekiline 13.04.2010 …
**10. Hukuk Dairesi 2012/14989 E. , 2012/14633 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :763-955 Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kararında yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından yasal süresinde temyiz edilmesi üzerine, mahkemece, parasal değer bakımından (miktar itibarıyla) kesin nitelikte kabul edilen karara yönelik temyiz istemi 30.11.2010 tarihinde reddedildikten ve anılan ek karar davacı vekiline 13.04.2010 Günü yöntemince tebliğ edildikten sonra, bu kez ek karara karşı 07.12.2010 tarihinde temyiz yoluna başvurulmuş olmakla, temyiz isteğinin yedi günlük yasal süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) 21.07.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2’nci maddesi, 01.04.2005 günü yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa eklenen Ek 4’üncü madde düzenlemesi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.02.2005 gün ve 32/85 sayılı kararı kapsamında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427’nci maddesi irdelendiğinde, ilk derece mahkemelerince 2010 yılında verilen kararlar yönünden; tutar veya değeri 1.430,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların kesin olduğu, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 1.430,00 TL'lik kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, alacağın tümü hakkında dava açıldığı takdirde ise, hükümde, asıl istemin kabul edilmeyen bölümü 1.430,00 TL'yi geçmeyen tarafın temyiz hakkının bulunmadığı açıktır. Belirtilen yasal düzenlemeler karşısında; dava konusu olup reddedilen toplam tutar gözetildiğinde, kararın miktar itibarıyla kesinliğinden söz edilemeyeceği, mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.01.1988 gün ve 1988/13-586 Esas / 25 Karar sayılı ilamına yanlış anlam yüklenmek suretiyle, 30.11.2010 tarihli “temyiz isteminin reddine” ilişkin ek kararının BOZULMASINA; 2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı Kurum avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 3- Dava, 05.04.1998 tarihli zararlandırıcı sigorta olayı vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının, davalı işverenden 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... yönünden davanın reddine ,davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkemece,davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.