11. Hukuk Dairesi 2011/2273 E. , 2011/5640 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2008 gün ve 2008/685-2008/643 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.12.2010 gün ve 2009/6369-2010/12521 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve y…
**11. Hukuk Dairesi 2011/2273 E. , 2011/5640 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2008 gün ve 2008/685-2008/643 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.12.2010 gün ve 2009/6369-2010/12521 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, yüksek faiz verileceği ve istenildiğinde paranın geri çekilebileceği garantisi vererek ve ikna ederek müvekkilinden 11.02.1997 tarihinde “İştirak Taahhütnamesi” ibaresi bulunan belge karşılığında para tahsil edildiğini, tüm girişimlere rağmen paranın iade edilmediğini, para toplama faaliyetinin Bankalar Kanunu’na, SPK’na aykırı olduğunu, geçerli bir hisse devri yapılmadığını, davalıların nedensiz zenginleştiğini, ortak olmayan ve hisse senedi verilmeyen müvekkiline karşı TTK.nun 329 ve 405. maddelerine dayanılamayacağını, SPK hükümlerine aykırı olarak hisse senetlerinin halka arz edildiğini, müvekkiline verilen belgenin yasanın aradığı şartları taşımadığını, yetkisiz kişilerce şirket hissesinin satışının mümkün olmaması nedeniyle müvekkilinin şirket ortağı olmadığını, süresinde hisse senedi teslimi yapılmadığını, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığını, davalı yönetim kurulu üyelerinin TTK.nun 336. maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek, müvekkili ile davalı şirket arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitini, davalılara verilen 100.000 DM karşılığı olan 97.656,74 TL'dan şimdilik 6.500,00 TL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ...ye ortak olmadığı, davanın, davacının şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan anonim şirket, davacının da şirket ortağı olduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirkette payının bulunması halinde bile, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.