11. Hukuk Dairesi 2011/111 E. , 2012/7358 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/05/2010 tarih ve 2009/416-2010/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, dur…
**11. Hukuk Dairesi 2011/111 E. , 2012/7358 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/05/2010 tarih ve 2009/416-2010/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili müvekkili banka tarafından davalının mevduattan vergili olduğu halde vergisi kesilmeyen faiz ödemelerine ilişkin süresinde ödenmeyen vergilerin ana para borçları ile birlikte gecikme tutarı olan 42.040.700.000 TL''sının ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne yatırıldığını ileri sürerek, anılan meblağ dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan talep etmiş, 16.1.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile, talep edilen 42.040.700.000 TL'sının gecikme cezasının Mecidiyeköy Vergi Dairesine ödendiği 20.9.2001 tarihinden itibaren işleyecek, 2.10.2001 temerrüt tarihine kadar ödeme tarihindeki %95 oranında bankanın en yüksek ticari faizi ile,2.10.2001 temerrüt tarihinden sonra ise bu tarihteki %133 oranında en yüksek temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, vakıf statüsünde olan müvekkilinin Gelir Vergisi Kanunu 94/8 bendi uyarınca 29.07.l988 tarihinden itibaren kanun kapsamına alındığını, davacı bankanın 01.08.1988 – 25.09.2001 tarihleri arasında yasal yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve faiz ödemelerinden stopaj yapmadığını, dana sonra bunu fark eden bankanın müvekkilinden 23.887.140.000 TL'sı tahsil ettiğini, davacının faize faiz işleterek talepte bulunduğunu, bankanın kendi kusurundan kaynaklanan verginin geç ödenmesi nedeni ile ortaya çıkan faiz ve benzeri yükümlülüklerin müvekkilinden istenilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama sonucunda, davacının vergi sorumlusu, davalının da vergi mükellefi olduğu, vergi sorumlusunun mevzuatı takip ederek verginin ödenmesini sağlamak yükümlülüğünün bulunması karşısında davacının BK m.44 gereği %60 oranında kusurlu olduğu, davalı mükellefin ise kusur oranının %40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.816,28 TL'nın temerrüd faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 894,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.