8. Hukuk Dairesi 2016/1529 E. , 2016/10932 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının onanmasına dair 19.11.2015 tarih, 2014/20008 Esas, 2015/20769 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Borçlu vekili, müvekkili aleyhine yapılan takip nedeniyle... bulunan hesapları üzer…
**8. Hukuk Dairesi 2016/1529 E. , 2016/10932 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının onanmasına dair 19.11.2015 tarih, 2014/20008 Esas, 2015/20769 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Borçlu vekili, müvekkili aleyhine yapılan takip nedeniyle... bulunan hesapları üzerine haciz konulduğunu, 5393 Sayılı Belediye Yasası'nın 15 maddesi ve 2942 sayılı Yasa'nın 6487 sayılı ile değişik Geçici 6. maddenin 11. fıkrası gereğince hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yapı denetim hesabı, cezalı hal rüsum hesabı, hal rüsum hesabı, ...m payı hesabı ile kültür varlıklarını koruma hesabına konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, sair hesaplar yönünden şikayet reddedilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değişik 2942 sayılı Yasa’nın Geçici 6. maddesinin 13. fıkrasında; ''4/11/1983 tarihinden bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazların idare tarafından kamulaştırılması hâlinde kamulaştırma bedeli ve mahkemelerce malikleri lehine hükmedilen tazminat ile bu davalara ilişkin mahkeme ve icra vekalet ücretleri de, idarelerce bu maddenin sekizinci fıkrasına göre bütçelerden ayrılacak paydan ve aynı fıkrada belirtilen usule göre ödenir ve işlem yapılır. Bu alacaklar için de bu maddenin on birinci fıkrası, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan her türlü davalarda ise yedinci fıkra hükümleri uygulanır. Bu fıkra hükmü, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır” düzenlemesi mevcuttur. Ancak 6487 sayılı Yasa'yla değişen, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin 13. fıkrası, Anayasa Mahkemesi’nin 13/11/2014 tarihli ve Esas 2013/95, Karar 2014/176 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. İptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra, yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de; Anayasa'nın 11. maddesinde, Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi düzenlenmiş, 138. maddesi ise hakimlere herşeyden önce Anayasa'ya uygun olarak hüküm verme yetkisi tanımıştır. Anayasa'nın 11. ve 138. maddeleri, hakime Anayasa'ya aykırılığı saptanmış, yasa hükmünü iptal kararı yürürlüğe girmemiş olsa bile uygulamama yetkisini hatta yükümlülüğünü vermektedir. Zira iptal edilen hükmün uygulanması, hak arama hürriyetinin içini boşaltma anlamına gelecek ve Hukuk Devleti ilkesi ihlal edilmiş olacaktır. Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Danıştay'ın iptal kararının yürürlüğe girmemiş olması halinde dahi Anayasa'ya aykırılığı saptanmış yasa hükümlerinin uygulanamayacağına işaret eden kararları vardır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararını duyurması, iptal edilen yasanın uygulanmasını durdurucu bir tedbir niteliğine bürünmektedir. Karar gerekçelerinin yazımı ve yayımlanmasının uzun süre alması karşısında hiç olmazsa iptal kararının duyurulması, Anayasa'ya aykırı yasa hükmünün uygulanmasını engelleyecektir. (Turan Yıldırım Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İd. Huk. Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi-Amme İdaresi Dergisi, cilt:26) İptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından 6 ay sonra yürürlüğe girecek olması Kanun Koyucuya Anayasa'ya uygun yeni yasa maddesi hazırlanması için verilmiş süre olup, bu süre iptal hükmünün uygulanmasını engellemeyecektir. Bu durumda dava konusu taşınmaza hangi tarihte el atıldığı kesin olarak belirlenerek, şayet 04.11.1983 tarihinden önce el atıldığının tespiti ve ilam karar tarihinin 30.06.2010'dan sonra olması halinde haciz yasağının bulunduğu, el atmanın 04.11.1983 tarihinden sonra olduğunun belirlenmesi halinde ise haciz yasağının bulunmadığının düşünülmesi gereklidir. Somut olayda; takip dayanağı kamulaştırmasız elatma ilamında, taşınmazın 1982 yılında kamu adına tescil edildiği, kamulaştırma işleminin usulsüz tebligat nedeni ile geçersiz olduğu, maddi vakıa nedeni ile işlemin kamulaştırmasız el atma olarak kabulü gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda Mahkemece, 6487 sayılı Yasa kapsamında inceleme yapılması yönünde hükmün bozulması gerekirken yazılı gerekçe ile onandığı anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir. SONUÇ: Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.11.2015 tarih 2014/20008 E 2015/20769K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA ve 57,60 TL peşin harcın karar düzeltme isteyene iadesine, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.