3. Hukuk Dairesi 2012/15682 E. , 2012/21926 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla 500 TL maddi, 20000 TL manevi tazminat istenilmiştir. Mahkemece maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekil
**3. Hukuk Dairesi 2012/15682 E. , 2012/21926 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla 500 TL maddi, 20000 TL manevi tazminat istenilmiştir. Mahkemece maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalı ...'ın noter olarak görev yaptığı ... 21.Noterliğinde, noter katibi ... tarafından düzenlenen ve imzaya yetkili noter katibi ... tarafından onaylanan sahte vekaletname ile, davacıya ait taşınmazların tapuda üçüncü şahıslara devredildiğini, açılan tapu iptal ve tescil davaları ile davacının taşınmazlarına kavuştuğunu, ancak taşınmazların elinden çıkması nedeniyle davacının manen üzüldüğünü bu nedenle 20000 TL manevi tazminat ile 500 TL maddi tazminatın sahte vekaletnamenin düzenlenmesi sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar müştereken verdikleri cevap dilekçelerinde; olay günü vekil ile vekalet veren şahsın noterliğe birlikte geldiklerini, nüfus cüzdanlarını ibraz ettiklerini, sorulan sorulara tereddütsüz yanıtlar verdiklerini, vekaletname düzenlenirken gerekli dikkat ve özenin gösterildiğini, bir sorumluluklarının bulunmadığını, ayrıca davacının açtığı tapu iptal ve tescil davaları nedeniyle taşınmazlarına kavuştuğunu, maddi zararının bulunmadığını, manevi tazminat şartlarının ise oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, dava dışı üçüncü şahıslar tarafından, davacıya ait gerçek nüfus cüzdanı ile davacı yerine başka bir kişi hazır bulundurularak sahte vekaletname düzenlettirildiği, nüfus cüzdanında fotoğrafı olan kişinin hazır bulunan kişi olup olmadığı konusunda vekaletnameyi düzenleyen davalı ... ile vekaletnameyi onaylayan ...'nın gerekli dikkat ve özeni göstermemeleri nedeniyle kusurlu olduklarını, davalı noter ...'ın ise yanında çalışan diğer davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle kusursuz sorumlu olduğunu, davacının maddi tazminat istemini ispatlayamaması nedeniyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminatın ise kısmen kabulü ile 7000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karar davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Maddi tazminat isteminin reddi yönünden; deliller kural olarak taraflarca gösterilir; fakat (Medeni Kanun'un 113, 149, 251, 272, 274, 275, 310 vb. hükümleriyle çözümlenmesi gereken olaylarda olduğu gibi) "kendiliğinden araştırma ilkesinin" uygulandığı davalarda hakim, davanın ispatı için gereken bütün delillere kendiliğinden başvurur; taraflar da duruşma bitinceye kadar delil gösterebilirler. "Taraflarca hazırlama ilkesinin" uygulandığı davalarda deliller kural olarak taraflarca gösterilir; hakim delillere kendiliğinden başvuramaz; fakat hakim, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 75/3. maddesi uyarınca davanın her safhasında, iki tarafın iddiaları sınırı içinde olmak üzere tarafları dinleyebilir ve gerekli olan delillerin gösterilmesini ve verilmesini emredebilir. Buna göre hakim bir vakıanın ispat edilmemiş olması halinde ispat yükü kendine düşen tarafa delili olup olmadığını sorabilir; somut olayda ise sahtecilik işlemini gerçekleştiren failler hakkında ki ceza davasının neticesinin beklenmesi nedeniyle uzayan yargılama safhalarının hiçbirisinde davasını ispatla yükümlü olan davacıya delillerini bildirmesi için süre verilmeden maddi tazminat isteminin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü yönünden ise;Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan nesnel (objektif) eksilmedir. Yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (Medeni Yasa 24), isme saldırı (Medeni Yasa 26), nişan bozulması (Medeni Yasa 121), evlenmenin feshi (Medeni Yasa 158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (Borçlar Yasası 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (Borçlar Yasası 49). Bunlardan Medeni Yasa'nın 24.maddesi ile Borçlar Yasası'nın 49.maddesi daha kapsamlıdır. Medeni Yasa'nın 24.maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; Medeni Yasa'nın 26, 174, 287); bunların dışında Borçlar Yasası'nın 49.maddesi uygulanır. Medeni Yasa'nın 24 ve Borçlar Yasası'nın 49.maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tanrılık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Somut olayda ise, noterin sorumluluğu nedeniyle oluşan zarar, eşya zararıdır, manevi tazminatın koşullarını düzenleyen Borçlar Yasası'nın 49.maddesine göre eşya zararı kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir zarar olarak nitelendirilemeyeceğinden, davacının manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.