Hukuk Genel Kurulu 2013/4-363 E. , 2013/1596 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/12/2012 TEMYİZ EDEN: Davalılar vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin, davanın kısmen kabulü ile “her bir davacı için 7.500,00 TL den toplam 22.500,00 …
**Hukuk Genel Kurulu 2013/4-363 E. , 2013/1596 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/12/2012 TEMYİZ EDEN: Davalılar vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin, davanın kısmen kabulü ile “her bir davacı için 7.500,00 TL den toplam 22.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline” dair verdiği karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Özel Daire'ce davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden, dava konusu eylemin idarenin hizmet kusurundan kaynaklanması nedeniyle yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davalılar yönünden ise manevi tazminat miktarının fazla olduğu gerekçesiyle bozulmuş; daha sora davacılar vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Özel Dairece; davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın arsa sahibi olarak diğer davalılar ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı, davanın davalı Belediyenin kamu tüzel kişiliği sıfatı ile hizmet kusuruna değil, malik sıfatıyla sorumluluğuna dayanıldığından işin esasına girilmesi gerektiği, diğer davalılar hakkında tazminat miktarının fazla olduğu şeklindeki bozma kararının davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına da teşmili gerektiği gerekçesiyle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden bozma gerekçesinin değiştirilmesine karar verilmiştir. Yerel mahkemece, takdir edilen tazminat miktarının fahiş olmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir. Direnme hükmünü davalılar vekili temyiz etmiştir. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu'nun önüne gelen uyuşmazlık; Yerel Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının somut olayın gerçekleşme biçimine, hak ve nesafet kurallarına göre uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Öncelikle konuya ilişkin yasal düzenleme ve ilkelerin ortaya konulmasında yarar vardır: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)'nun 24. maddesinde; “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar yada kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.” Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 49. maddesinde de; “Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken, tarafların sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate alır.