T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/291 Esas KARAR NO : 2026/320 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 17/08/2021 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan sıra cetveline itiraz (iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul ve terkin talebi (iik 235)) davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı…
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/291 Esas KARAR NO : 2026/320 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 17/08/2021 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan sıra cetveline itiraz (iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul ve terkin talebi (iik 235)) davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 07.05.2007-25.01.2016 tarihleri arasında davalı ---------Ş. İflas İdaresi bünyesinde “uzman” unvanı ile 3.059,83-TL brüt ücret ile çalışmalarını son derece başarılı ve özverili biçimde sürdürdüğünü, müvekkilinin iş akdinin 25.01.2016 tarihinde haksız ve geçersiz sebeplerle feshedilmesi üzerine--------- Esas sayılı dosyası kapsamında işe iade davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, feshin geçersizliği ile birlikte müvekkilinin işe iadesine, 4 aylık işe başlatmama tazminatı ile 4 aylık boşta geçen süre ücretine hükmedildiğini, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olsa da ------- Esas ---------- Karar 06.02.2019 tarih sayılı kararının kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi üzerine ------- Noterliğinin 12.03.2019 tarih ve ---------yevmiye nolu ihtarnamesiyle işe iade başvurusunda bulunduklarını fakat müvekkilinin 1 aylık süre içerisinde işe başlatılmadığını, bu sebeple müvekkilinin işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacağı doğduğunu, aynı zamanda işe iade davası sürerken iş akdi askıda olduğundan müvekkilinin işe başlatılmadığı tarih itibariyle iş akdinin feshedildiğini ve feshe bağlı olarak fark kıdem tazminatı alacağı doğduğunu, işe iade davası derdest iken davalı işverenin 16.11.2017 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğini, iflas kararı üzerine davalı şirketin tasfiyesi için iflas idaresi teşekkül ettiğini ve huzurdaki davanın iflas idaresine ihbar edilerek iflas idaresinin davaya dahil edildiğini, her ne kadar İcra ve İflas Kanunu’nun 194. maddesi gereği müflise karşı açılan hukuk davaları durmuş olsa da iş davaları acele hallerden sayıldığından yargılamaya devam edildiğini ve işe iade davası kesinleşmesine rağmen müvekkilini iflas idaresi tarafından işe başlatılmadığını, iflas idaresi tarafından müvekkilinin alacaklarının müflis şirket açısından masa borcu olarak kabul edilerek boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı toplamı olarak 62.894,28-TL ödendiğini, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin ayrı ayrı kalemler halinde belirtilmediğini ve toplanarak yekun tutar olarak belirtilmek suretiyle ödendiğini, bu sebeple kendilerince bu alacak kalemlerinin ayrı ayrı ne kadar olduğunun bilinmediğini, ayrıca iflas idaresi tarafından alacak çeşidi gözetilmeksizin alacaklara yasal faiz işletildiğini, boşta geçen süre ücretine mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiğinden bu uygulamanın doğru olmadığını, ayrıca müvekkilinin müflis bankadan olan fark kıdem tazminatı alacağının ise ödenmediğini, yalnızca işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti bakımından kısmi ödeme yapıldığını, müvekkilinin işe başlatılmadığı tarihteki gerçek ücreti tespit edilip buna göre alacak kalemlerinin hesaplanması ve müvekkilinin alacağının tam olarak ödenmesi gerektiğini, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla şimdilik; 50,00-TL fark kıdem tazminatının işlemiş olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun, 29 Mayıs 2015 tarihinde --------- karar numarasıyla alınan ve 30 Mayıs 2015 tarih ve --------- sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen kararı ile ---------Ş’nin kontrolüne el koyduğunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 71’inci maddesi uyarınca -------- Bankası’nın yönetim ve denetimini --------- devrettiğini, 23.07.2016 tarih ve ---------- sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan; -------- 22.07.2016 tarih ve-------- sayılı Kararı ile --------- 21.07.2016 tarih ve --------- sayılı yazısında yer alan talebi üzerine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. maddesinin son fıkrası hükmü çerçevesinde ---------Ş.’nin faaliyet izninin kaldırılmasına karar verildiğini, --------- tarafından açılan ve--------- Esas sayılı dosyasıyla işlem gören iflas davasında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 106. maddesi uyarınca --------Ş.'nin iflasına, iflasın 16.11.2017 tarih ve saat 15.28 itibariyle açılmasına, iflas tasfiyesinin --------- tarafından yerine getirilmesine karar verildiğini ve kararın temyiz incelemesi sonucunda kesinleştiğini, hâlihazırda ---------Ş.'nin tasfiyesinin -------- İflas Müdürlüğü'nün -------- İflas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu madde 106/3 düzenlemesi doğrultusunda ---------Ş.’nin, --------- tarafından iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi görev ve yetkileri kullanılarak tasfiye edilmekte olduğunu, ---------Ş.’nin hakkındaki iflas kararı kesinleşmiş olduğundan tasfiyeyle sınırlı olmak üzere faaliyetlerini sürdürdüğünü ve tüzel kişiliğinin de devam ettiğini, tasfiye sürecinin--------- tarafından önerilen ve İcra Mahkemesince belirlenen 3 kişilik İflas İdare Heyeti tarafından yürütüldüğünü, şu anda görev yapan İflas İdare Heyeti üyelerinin --------, -------- ve ---------- olduğunu, İflas İdare Heyeti üyelerinin -------- --------- karar ve 17.09.2020 tarihli kararı ile kendilerine verilen yetkiler dâhilinde tasfiye sürecini yürüttüklerini, esas ilişkin olarak ise davacı tarafa tüm işçilik alacakları ve alacaklarına ilişkin faizlerin eksiksiz ve tam olarak ödendiğini ve davacının hiçbir alacağı bulunmadığını, davacı vekilinin dilekçesinde; davacı tarafından açılan işe iade davası sonucu karar gereği müvekkili İflas İdaresi tarafından 39.278,89 TL ödeme yapıldığını, ancak ödeme yapılırken davacının işveren tarafından işe başlatılmadığı tarihteki gerçek ücretinin belirlenerek ödemelerinin yapılmamış olması sebebiyle eksik ödendiğini iddia ettiği fark kıdem tazminatı ve işlemiş faiz alacağının ödenmesini haksız ve mesnetsiz olarak talep ettiğini, davacı tarafa, müvekkili İflas İdaresi tarafından dava sonrası kesinleşen tüm alacak kalemlerinin cevap dilekçesi ekinde sundukları ödeme belgelerinde görüleceği üzere; 17.869,41-TL brüt iş güvencesi tazminatı (17.733,78-TL net), 17.330,72-TL brüt boşta geçen süre tazminatı (13.970,04-TL net), 18.790,09-TL brüt kıdem tazminatı farkı (18.647,48-TL net), 2.877,98-TL brüt ihbar tazminatı farkı (2.424,44- TL net), 469,40-TL yargılama gideri, 7.994,64-TL faiz ödemesi olmak üzere toplam 39.278,89-TL net ödeme yapıldığını, bu sebeplerle davacının tüm alacak talepleri faizi ile birlikte tam ve eksiksiz olarak ödenmiş olduğundan huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; davacının hizmet akdi ile çalıştığı sürelere ait fark kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.------- esas -------- karar 17/02/2026 tarihli görevsizlik kararı üzerine Mahkememize gelmiş olmakla Mahkememizde -------- esasına kaydı yapılmış olup yargılamaya devam olunmuştur. Davalı --------Ş'nin-------- sayılı dosyası ile iflasına ve iflasın da 16/11/2017 tarih, saat 15:28 itibari ile açılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK'nın 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflastan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflas idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası (m.235,II) olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İİK'nın 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir. 2004 sayılı Kanun'un 235/1. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası iflas kararı veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir ticaret mahkemesinde açılabilir. Görevin belirlenmesinde dava değerinin önemi olmadığı gibi, buradaki mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir. Dosya incelendiğinde müflis şirket hakkında iflas kararının ---------- sayılı dosyasından verildiği anlaşıldığından mahkememizin yetkisiz olduğu, iflas kararı veren yerdeki ticaret mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmış sıra cetveline itirazda yetki kamu düzeninden olduğundan davanın usulden reddine karar verilerek dosyanın---------Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın HMK 114 ve 115.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın kesin yetkili -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-HMK nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/03/2026