TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2022/1116 KARAR NO : 2025/1786 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/03/2022 NUMARASI : 2018/1254 Esas - 2022/276 Karar DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ: 02/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçes…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2022/1116 KARAR NO : 2025/1786 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/03/2022 NUMARASI : 2018/1254 Esas - 2022/276 Karar DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ: 02/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;.... Şti.'ye ait ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... ile sigortalandığını, 20/06/2009 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yolcu ...'nun ölümü nedeniyle Ankara 6. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasına 215.942,42 TL ödeme yapıldığını, anılan kaza sebebiyle ödenen 215.942,42 TL'lik tutarın davacı şirket tarafından yapılan poliçe dahilinde olduğunu, aracın karayolu zorunlu taşımacılık sigortası yaptırma zorunluluğuna rağmen bu sigortanın yapılmadığını, bu tutarın rücuan tahsilini talep ettiklerini belirterek; fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 215.942,42 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 215.942,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili; sigorta hukukunda mevcut sıralı sorumluluk ilkesi gereğince müvekkili kurumun sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, trafik kazasında, müteveffanın yolcu konumunda bulunduğu sabit olmakla zararın doğmasını ve/veya artmasını engellemek için gerekli önlemleri aldığının davacı tarafça ispatlanamadığını, müterafik kusur indirimi haricinde hatır taşıması indirimine gidilmesi gerektiğini, ... sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ...ı tarafından müteveffanın mirasçılarına ödeme yapıldığını, bu sebeple karardaki miktarın teminat limitini aştığını, kazanın şehirler arası yolculuk kapsamında olmadığından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hüküm ile gerekçe arasındaki çelişkinin, hükmün tashihi ile giderilemeyeceğini belirterek istinaf kanuna yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Somut olay; 20/06/2009 tarihinde dava dışı ... Şti.'ye ait ...plakalı minibüsün ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasına sebep olduğu, aracın davacı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı olduğu, ancak yasa gereği yaptırılması gerekli Karayolu Taşımacılık Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının yapılmadığının tespit edildiği, icra dosyasına 215.942,42 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun (mülga 14/4/2016-6704/17 md.) 17. maddesi şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşımacılarının, kalkış noktasından varış noktasına kadar meydana gelecek kazalar sonucu yolcunun ölümü ve yaralanmasından dolayı sorumlu olacağını, 18. maddesi ise bu zararların teminat altına alınması için Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının yaptırılması gerektiğini hüküm altına almıştır. Ayrıca bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 64. maddesi gereği yolcu taşımacılığı yapan taşıyıcıların zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunduğu belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak meydana gelen zararın bu sigorta tazminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısmı için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Sonuç olarak, kaza tarihinde yolcu minibüsünün Karayolu taşımacılık sigortasına tabi olduğu, davaya konu kazanın yolcu taşımacılığı esnasında meydana geldiği, dolayısıyla zararın öncelikle zorunlu taşımacılık sigortasından karşılanması gerektiği, karşılanamayan bir zararının bulunması halinde ancak trafik sigortacısına başvurabileceği, kazaya karışan minibüsün kaza tarihini kapsar zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası bulunmadığından, davacı ... sigortacısının zarar gören dava dışı mirasçılara yapmış olduğu ödemenin davalı ... sorumluluğu kapsamında kaldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ancak, davalının zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin kaza tarihinde 150.000 TL olduğu ve davalının istinaf dilekçesi ekinde sunduğu 29/06/2010 tarihli iki adet ödeme dekontunun hükmedilen maddi tazminat hesabında dikkate alınmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. Bununla beraber, davacı sigorta şirketinin Ankara 16. AHM 2015/750 E. 2015/544 K. sayılı dosyası ilamının Ankara 6. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında takibe konulduğu ve bu takip sonucunda ödediği 215.942,42 TL miktarı talep etmiştir. Ankara 16. AHM 2015/750 E. 2015/544 K. sayılı dosyası ilamınında davacı ... için 53.477,23 TL, davacı ... için 44.416,87 TL destekten yoksun kalma tazminatına ve yasal faize hükmedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası poliçe limiti ve destekten yoksun kalma tazminat ilamı dikkate alınmadan, davalının takip miktarının tamamından avans faizle sorumluluğuna hükmedilmesi de doğru olmamıştır. O halde, mahkemece ek bilirkişi raporu alınarak 29/06/2010 tarihli ödeme dekontlarındaki ödemeler güncellenip belirlenen destekten yoksun kalma tazminat miktarından mahsup edilerek, Ankara 16. AHM 2015/750 E. 2015/544 K. sayılı dosyası karar tarihinde icra edilebilir destekten yoksun kalma tazminat miktarı kadar yasal faizle ve poliçe limitiyle birlikte davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğinden, istinaf itirazının kabulüne ve kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/12/2025