Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/8801 E. , 2024/2779 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8801 Karar No : 2024/2779 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … O
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/8801 E. , 2024/2779 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8801 Karar No : 2024/2779 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … Otel önünde, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 466,36 m² taşınmazın 400,11 m²'sinin 18/08/2015 - 05/07/2019 tarihleri arasında iskele (ahşap iskele, ahşap yürüyüş yolu, fayans zemin ve WC) yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle Bodrum Kaymakamlığı Milli Emlak Müdürlüğünce düzenlenen 324.322,66-TL tutarlı, … tarih ve … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; kıyıda yer aldığı görülen dava konusu hazine taşınmazının işgal edildiğine yönelik … tarih ve …, … sayılı iki adet taşınmaz tespit tutanağı düzenlendiği, uyuşmazlık konusu ecrimisil ihbarnamesinin de bu tutanaklara istinaden düzenlendiği görülmüş ise de, uyuşmazlığın çözümü açısından önem arz eden husus, söz konusu taşınmazda iskele ve işgale konu olduğu ileri sürülen diğer yapı unsurlarının varlığı olmayıp, bu taşınmazda gerçekleşen işgalin davacı belediye tarafından yapılıp yapılmaması olduğu, zira devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların işgali nedeniyle bir kişiden ecrimisil istenebilmesi için her şeyden önce ecrimisil istenecek kişinin işgalci olduğunun hiç bir şüpheye yer verilemeyecek şekilde ortaya konulması gerektiği, bu kapsamda yapılan incelemede; öncelikle dava konusu hazine taşınmazının kamu hizmetinde kullanılması amacıyla belediyeye devir veya tahsis edilmediği, bu anlamda söz konusu alanın belediyece işgal edildiğinin açıkça ortaya konulması halinde söz konusu yerin ecrimisile konu olacağı açık olmakla birlikte, davalı idarece daha önceki dönemlerde de belediye adına ecrimisil tahakkuk ettirilen bu alanın, belediye tarafından - ecrimisil kesilen dönem aralığında - kendisine kanun ile yüklenen ve taşınmazın kıyıda yer alan konumu gereği açık bir alanda yapılabilecek bir kamu hizmetinin (örneğin iskele işletmek gibi) yerine getirilmesi amacıyla izinsiz (devir, tahsis, kiralama vs olmaksızın) olarak kullanıldığının, davalı idarece somut veriye dayanan herhangi bir bilgi ve belge ile ortaya konulamaması karşısında, davacının fuzuli şagil olarak nitelendirilmesine hukuki imkan bulunmadığı açık olduğundan davacı adına ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, söz konusu iskelenin 2011 yılından beri mevcut olduğu, daha önce de aynı yere ilişkin ecrimisil ihbarnamesi düzenlendiği, mahallinde düzenlenen tespit tutanaklarıyla da işgalin varlığının ortaya konulduğu, davacı tarafından herhangi bir tahsis ya da kiralama talebinde bulunulmadığı ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanun’un "Ecrimisil ve tahliye" başlıklı 75. maddesinin 1. fıkrasında; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz" hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (c) bendinde, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer; Türk Medenî Kanunu ile diğer kanunlarda Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu belirtilen yerleri, (ç) bendinde, ecrimisil; hazine taşınmazının, idarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, idarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, idarece talep edilen tazminatı, (d) bendinde, fuzuli şagil (İşgalci) ise; kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişileri ifade ettiği belirtilmiş, aynı Yönetmeliğin 85. maddesinde; "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir" hükmü; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince her ne kadar söz konusu Hazine taşınmazının kamu hizmetinde kullanılması amacıyla belediyeye devir veya tahsis edilmediği, bu anlamda söz konusu alanın belediyece işgal edildiğinin açıkça ortaya konulması halinde yerin ecrimisile konu olacağı, davalı idarece daha önceki dönemlerde de belediye adına ecrimisil tahakkuk ettirilen bu alanın, belediye tarafından ecrimisil kesilen dönem aralığında kendisine kanun ile yüklenen ve taşınmazın kıyıda yer alan konumu gereği açık bir alanda yapılabilecek bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi amacıyla izinsiz olarak kullanıldığının davalı idarece somut veriye dayanan herhangi bir bilgi ve belge ile ortaya konulamaması karşısında davacının fuzuli şagil olarak nitelendirilmesine hukuki imkan bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; idarece usulüne uygun olarak yapılan tespit neticesinde düzenlenen 17/08/2017 tarih, 5606, 5607 sayılı ve 05/07/2019 tarihli taşınmaz tespit tutanakları ile eki krokilerin incelenmesinden söz konusu taşınmazda işgalin varlığı sabit olmakla birlikte, bu işgalin davacı tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ortaya konulması gerekmekte olup, bu kapsamda dosyadaki bilgi belgeler ile aynı taraflar arasında aynı bölgede bulunan yine aynı tür işgaller sebebiyle düzenlenen ecrimisil ihbarnamelerine karşı açılan davalarda verilen ve istinaf aşamasında kesinleşen (… Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı) mahkeme kararlarının ve Dairemiz E:2023/5199, E:2023/5454, 2023/5594, E:2023/6468 esas numaralarına kayıtlı yine tarafları aynı dava dosyalarının bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu bölgede bulunan iskelelerin mülga Ortakent-Yahşi Belediye Başkanlığınca yapıldığı ve 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca belde belediyelerinin tüzel kişiliklerinin kaldırılarak tek mahalle halinde davacı belediyeye katılmasına karar verildiği görüldüğünden, mülga Ortakent-Yahşi Belediye Başkanlığı'nın davacı belediyeye devri sonrasında davacı belediye adına ecrimisil tahakkuk ettirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan; Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki söz konusu taşınmaz, kamunun kullanımına terk edilmediği gibi Bodrum Belediyesinin mülkiyetinde olmadığı ve Belediye adına yapılmış bir tahsis ve devir de bulunmadığı dikkate alındığında davacının fuzuli şagil olduğu açıktır. Bu itibarla; İdare Mahkemesince, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede işgal edilen benzer nitelikteki taşınmazlar için belirlenen ecrimisil bedelleri, taşınmazın mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı, elde edilen gelir ve taşınmazın kullanıcısına katkısı gibi tüm faktörler dikkate alınmak suretiyle, işgal döneminde davacıdan istenebilecek ecrimisil bedelinin belirlenmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 06/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.