17. Hukuk Dairesi 2016/1556 E. , 2019/2251 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline ait konutların davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Deprem Sigortası ile sigortalandığını, 12.02.2013 tarihinde meydana …
**17. Hukuk Dairesi 2016/1556 E. , 2019/2251 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline ait konutların davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Deprem Sigortası ile sigortalandığını, 12.02.2013 tarihinde meydana gelen büyük ölçekli sayılabilecek deprem sonucunda müvekkilinin konutunun ağır hasar gördüğünü ve oturulamaz hale geldiğini açıklayıp 3.000,00 TL hasar bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre; davacının dask poliçesi düzenlenirken yapının az hasarlı olduğunu beyan etmeyerek gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu, yapının projeye uygun olarak inşa edilmemiş olması ve yapı kullanma izin belgesinin bulunmaması nedenleriyle davacının talebinde haklı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, zorunlu deprem sigorta sözleşmelerinden (DASK) kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı nezdinde zorunlu deprem sigortalı konutların meydana gelen depremde hasarlandığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davacının dask poliçesi düzenlenirken yapının az hasarlı olduğunu beyan etmeyerek gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu, yapının projeye uygun olarak inşa edilmemiş olması ve yapı kullanma izin belgesinin bulunmaması, davacının evinin yapımından kaynaklı kusurlu olduğu, bu bağlamda depremden bağımsız olarak binanın kendi kusurlu yapısından kaynaklı zararın mevcut olabileceği gerekçesi ile davacının talebinde haklı olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Zorunlu deprem sigortası genel şartlarının C.2 maddesinde sigorta ettirenin beyan yükümlülüğü düzenlenmiş, buna göre “Sigortalının veya sigorta ettirenin geçmiş depremlerdeki orta veya daha ağır hasar durumunu kasıtlı olarak beyan etmediği anlaşıldığı takdirde DASK, riziko gerçekleşmiş olsa bile sözleşmeden cayabilir ve prime hak kazanır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Buradan anlaşılacağı üzere az hasarlı bir konut için sigorta poliçesinin düzenlenmesi sırasında konutun az hasarlı olduğuna dair beyanda bulunulmaması gerçeğe aykırı beyan kapsamında değerlendirilemeyecektir.