Başvuru, bir siyasi parti lideri olan başvurucunun bir mitingde Başbakan'a karşı söylediği sözler nedeniyle aleyhine tazminata hükmedilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bir siyasi parti lideri olan başvurucunun bir mitingde Başbakan'a karşı söylediği sözler nedeniyle aleyhine tazminata hükmedilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 19/4/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Olayların meydana geldiği tarihte Başbakan olan, daha sonra Cumhurbaşkanı seçilmiş olup hâlen bu görevine devam eden Recep Tayyip Erdoğan (davacı) 2/6/2013 tarihinde katılmış olduğu bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalar yapmıştır. Söz konusu programda ağırlıklı olarak o tarihlerde gündemi yoğun şekilde meşgul eden ve Gezi Parkı eylemleri olarak bilinen protesto gösterileri ile birlikte başka birçok konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur. Olayların geçtiği tarihte ve hâlen Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) genel başkanı olan başvurucu ise 29/10/2013 tarihinde Tandoğan Meydanı'ndaki mitingde davacının yapmış olduğu açıklamalarla ilgili olarak sert eleştirilerde bulunmuştur. Davacı, başvurucunun anılan konuşmasında kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiasıyla 1/11/2013 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) 000 TL'lik manevi tazminat davası açmıştır. Davacı; başvurucunun konuşmasında kendisine hakaret ettiğini, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarını aşan sözler sarf ederek kişisel haklarına saldırıda bulunduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme 8/5/2014 tarihli kararla davanın kısmen kabulü ile başvurucunun davacıya 000 TL tazminat ödemesine karar vermiştir. Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesince 8/6/2015 tarihinde oyçokluğuyla onanmıştır. Başvurucu 28/8/2015 havale tarihli dilekçe ile karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Daire 11/2/2016 tarihinde karar düzeltmeye konu tutarın 690 TL'den az olması durumunda bu yola başvurulamayacağı, somut olayda söz konusu tutarın bu düzeye ulaşmadığı gerekçesiyle dilekçenin reddine karar vermiştir. Söz konusu karar düzeltme talepli dilekçenin reddi kararı başvurucuya 22/3/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu 19/4/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Kanun Hükümleri 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“ Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar düzeltilmesi istenebilir;... Yargıtayın aşağıdaki kararları hakkında karar düzeltmesi yoluna gidilemez.1-Miktar veya değeri ALTI MİLYAR liradan az olan davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar'' 1086 sayılı mülga Kanun’un 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’un maddesiyle eklenen ek maddesi şöyledir:“Görev, kesin hüküm, istinaf, temyiz, Yargıtayda duruşma, senetle ispata ve sulh mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların onmilyon lirayı aşmayan kısımları dikkate alınmaz. Bu uygulama nedeniyle mahkemelerce görevsizlik kararı verilemez.Yukarıdaki fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırların artışı, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce ilk derece mahkemelerince nihaî olarak karara bağlanmış davalar ile bölge adliye mahkemesi kararı üzerine yeniden bakılan davalarda ve Yargıtayın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.”B. Yargıtay İçtihatları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (HGK) 31/1/2007 tarihli ve E.2007/4-48, K.2007/46 sayılı kararı ile HGK'nın 25/11/2005 tarihli ve E.2014/13-443, K.2015/2688 sayılı kararında karar düzeltme yoluna başvurulabilmesine olanak tanıyan parasal sınırların her yıl belirlendiği, karar düzeltme sınırında davadaki miktar ve değer yerine asıl istemin kabul ve reddedilen bölümünün esas alınacağı ve bu miktarın altında kalan başvurular için karar düzeltme yoluna gidilemeyeceği hususları belirtilmiştir.