T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/262 KARAR NO : 2025/1558 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/225 KARAR NO : 2022/809 DAVA TARİHİ : 22/05/2020 KARAR TARİHİ : 21/11/2022 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 04.12.2025 KARARIN YAZ. TARİHİ : 04.12.2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.11.2022 tarih ve 2020/22…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/262 KARAR NO : 2025/1558 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/225 KARAR NO : 2022/809 DAVA TARİHİ : 22/05/2020 KARAR TARİHİ : 21/11/2022 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 04.12.2025 KARARIN YAZ. TARİHİ : 04.12.2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.11.2022 tarih ve 2020/225 Esas, 2022/809 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı yanın.... ili, .... ilçesi,.... Mahallesi, .... Ada, ...parselde yer alan... Blok ....Kat ... nolu ticari bağımsız bölümün satışı uğrunda İzmir 14. Noterliği'nin 17.01.2018 tarihli, 00595 yevmiye nolu, 1.961.396,00 TL. bedelli ön ödemeli ticari alan satışı kapsamında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini ve ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada,... parselde yer alan .... Blok ....Kat .... nolu ticari bağımsız bölümün satışı uğrunda İzmir 14. Noterliği'nin 17.01.2018 tarihli, 00596 yevmiye nolu, 1.106.772,00 TL. bedelli ön ödemeli ticari alan satışı kapsamında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini akdettiklerini, 00595 Yev. Nolu Sözleşme ve 00596 Yev. Nolu Sözleşme Madde 4.1'den anlaşılacağı üzere; her iki sözleşme konusu ticari bağımsız bölümlerin 30.06.2019 tarihinde davalı şirket tarafından müvekkiline teslim edileceği hususunda mutabık kalındığını, müvekkili şirketçe, her iki sözleşme kapsamında vadesi gelen her taksit düzenli ve eksiksiz olarak ödendiğini, müvekkili şirketçe davalı yana, İzmir 14. Noterliği'nin 17.01.2018 tarihli, 00595 yevmiye nolu sözleşmesi kapsamında 442.408,00 TL, İzmir 14. Noterliği'nin 17.01.2018 tarihli, 00596 yevmiye nolu sözleşmesi kapsamında 297.564,00 TL olmak üzere toplam 739.972,00 TL ödeme yapıldığını, ancak sözleşmeler ile kararlaştırılan bağımsız bölümlerin teslim tarihi olan 30.06.2019 tarihinde müvekkili şirkete bağımsız bölümlerin teslimi gerçekleşmediğini, bağımsız bölümlerin teslim tarihi üzerinden 1 aya yakın süre geçmesiyle birlikte hala sözleşmeler konusu bağımsız bölümlerin müvekkiline teslimi gerçekleşmemesi ve inşaatın hali hazır durumu itibarıyla bağımsız bölümlerin tesliminin olası görünmemesi üzerine müvekkili şirket, Karşıyaka 5. Noterliği'nin 26.07.2019 T.li 24049 Yev. Nolu İhtarnamesini keşide ederek sözleşmeden dönme iradesini ve sözleşmeler mucibince ödediği toplam 739.972,00 TL'nin geri ödenmesini istediğini karşı yana bildirdiğini, 00595 Yev. Nolu Sözleşme ve 00596 Yev. Nolu Sözleşme Madde 9.1'de "Alıcı, Satıcının Ticari Bağımsız Bölümü Alıcı'ya teslim etmekte temerrüde düşmesi ve temerrüt süresinin 365(üçyüzaltmışbeş) günü aşması halinde sözleşmeyi haklı olarak feshedebilir..." denildiğini, ancak 26.07.2019 T.li 24049 Yev. Nolu İhtarnamede; sözleşmelerin konusunu oluşturan bağımsız bölümlerin sözleşmelerde belirtilen teslim tarihinde teslim edilmediği ve inşaatın hali hazır fiili durumu dikkate alındığında sözleşmelere konu ticari bağımsız bölümlerin sözleşmelerin 9.1. Maddesinde belirtilen 365 günlük süre içerisinde teslimi mümkün görünmediğinden sözleşmeden dönüldüğü açıkça ifade edildiğini, müvekkili şirketçe gönderilen ihtarname üzerine davalı yanca, 00595 yevmiye nolu sözleşme konusu bağımsız bölüm için 30.07.2019 tarihli TUR2019000000593 seri nolu 5.591,97 TL bedelli fatura ve 00596 yevmiye nolu sözleşme konusu bağımsız bölüm için 30.07.2019 tarihli TUR2019000000592 seri nolu 4.850,45 TL bedelli fatura tanzim edilerek senet vade değişim farkı adı altında masraf kesintisi yapıldığını gösterir faturalar gönderildiğini, müvekkili şirket İzmir 25.Noterliği'nin 02.08.2019 tarihli, 18102 yev. Nolu ihtarnamesini tanzim ederek; söz konusu sözleşmelerden dönüldüğünü bu sebeple 30.07.2019 tarihli TUR2019000000593 seri nolu ve 30.07.2019 tarihli TUR2019000000592 seri nolu toplam 10.442,42 bedelli faturaları kabul etmediklerini ve davalı yana iade ettiklerini bildirdiklerini, devamla, davalı yan müvekkili şirkete; 17.01.2018 tarihli, 00595 yevmiye nolu sözleşmeden dönülmesi sebebiyle cezai şart bedeli(%10) adı altında 27.01.2020 tarihli, TUR20200000000100 seri nolu, 93.790,00 TL bedelli fatura ve 00596 yevmiye nolu sözleşmeden dönülmesi sebebiyle cezai şart bedeli(%10) adı altında 27.01.2020 tarihli, TUR2020000000099 seri nolu, 166.220,00 TL bedelli fatura olmak üzere toplam 260.010,00 TL sözleşme cezasını içerir 2 adet fatura tanzim edildiğini, müvekkili şirketçe, cezai şart bedellerini içeren söz konusu iki faturayı kabul etmediklerini ve davalı yana iade ettiklerini bildirir Bornova 6. Noterliği'nin 30.01.2020 tarihli 02143 Yev.nolu ihtarnamesi keşide edilmiş ve davalı şirkete gönderildiğini, davacı müvekkili söz konusu sözleşmelerden haklı sebeple dönülmesine ve davalı yanca tanzim edilen cezai şart ve masraflara ilişkin faturalar iade edilmesine rağmen davalı yan kestikleri faturaların toplam tutarını iade edilecek miktar üzerinden düşerek müvekkiline ödeme yapıldığını, karşı taraf, toplam iade edilmesi gereken 739.972,00 TL'den iddia ettikleri cezai şart ve masrafların toplamı olan 269.882,42 TL'yi düşerek müvekkiline toplam 470.593,58 TL ödemede bulunduğunu, müvekkili şirketçe sözleşmeden haklı olarak dönülmesi üzerine sözleşmeler kapsamında ödenen bedel üzerinden masraf ve cezai şart adı altında kesintiler yapılarak müvekkili şirkete ödemede bulunulması hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmeler görünürde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi olarak görünse de, söz konusu sözleşmeler karma nitelikte olup aynı zamanda eser sözleşmesi niteliğini taşıdığını, davalı yanın dava konusu sözleşmelerde inşaatın yapımını üstlendiği, ortaya bir eser meydana getirme taahhüdünde bulunduğu açık olduğundan aynı zamanda dava konusu sözleşmeleri eser sözleşmesi olarak nitelendirmek gerekeceğini, davalı yan sözleşmelere konu bağımsız bölümlerin 30.06.2019 tarihinde teslim edileceğini taahhüt etmiş olsa da bağımsız bölümlerin inşaatını tamamlayamamış ve müvekkili şirkete teslimini sağlayamadığını, tarafların arasındaki sözleşmelere bakıldığında satıcının bağımsız bölümlerin tesliminde temerrüte düşmesinden 365 gün sonra sözleşmelerin feshedilebileceği belirtildiğini, ancak müvekkili şirketçe teslim tarihi itibarıyla inşaatın hali hazır fiili durumuna bakıldığında sözleşme konusu bağımsız bölümlerin tesliminin 365 gün sonra tesliminin mümkün görünmemesi sebebiyle sözleşmeden dönüldüğü, müvekkili şirketin sözleşmeden dönmekte haklı olduğu ortaya konduğunu, yargılama sürecinde bilirkişilerce yapılacak inceleme neticesinde inşaatın fiili durumuna bakıldığında davalı yanın, teslim tarihi olan 30.06.2019 tarihinden 365 gün sonra bile bağımsız bölümlerin müvekkili şirkete teslim edilemeyeceği açıkça anlaşılacağını, kaldı ki, iş bu dava tarihi itibariyle dahi sözleşmelere konu bağımsız bölümler teslim aşamasına getirilmediğini, sözleşmede öngörülen 365 günlük süre beklense dahi bağımsız bölümlerin teslimi mümkün olmayacağından bu sürenin beklenmesinin etkisiz olacağı açık olduğunu, TBK Mad 124'ün huzurdaki davaya kıyas yolu ile uygulanması gerektiği kanaatinde olduklarını, sözleşmelerin feshi için öngörülen 365 günlük sürenin sonunda bağımsız bölümlerin tesliminin mümkün olmadığı açıkça belli olduğu halde müvekkili şirketçe sözleşmeden dönmek için 365 gün beklenmesi müvekkili şirketin ciddi olarak mağduriyetine yol açacak nitelikte olduğu, davalı, sözleşmelerden kaynaklanan asli edimini yerine getirmeyerek bağımsız bölümleri teslim etmemiş olduğundan ve inşaatın fiili durumuna bakıldığında bağımsız bölümlerin teslimi mümkün görünmediğinden müvekkili şirketçe sözleşmelerden dönüldüğünü, davalı yan sözleşme kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasına rağmen müvekkiline iade edilecek bedel üzerinden cezai şart bedeli ve masraf kesintisi yaptığını, bu husus Türk Borçlar Kanuna ve genel hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirketçe davalı yanın eser meydana getirme ve teslim borcu gibi asli yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ve getiremeyeceğinden dolayı sözleşmeden dönülmüş olması hasebiyle sözleşme gereği ödediği bedeli geri istediğini, davalı yan haksız olarak müvekkilinin alacağına cezai şart ve masraf bedeli adı altında 269.882,42 TL kesinti uygulandığını, davacı müvekkilince sözleşmeden dönülmesi üzerine davalı yanca geri verilmeyen 269.882,42 TL alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınması amacıyla bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkili şirketçe İzmir 14. Noterliği,17.01.2018 T.li, 00595 Yev. Nolu Sözleşmesinden ve İzmir 14. Noterliği,17.01.2018 T.li, 00596 Yev. Nolu Sözleşmesinden haklı olarak dönmesi nedeniyle davalıdan olan toplam fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 269.882,42 TL alacağının 30.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Sözleşmeden dönme kapsamında yapılan kesinti bedeli olan 269.882,42 TL alacağının 30.07.2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep edildiğini, davacı tarafça ikame edilen bu dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında... İli, ... İlçesi, ... Ada, ... Parselde yer alan ... Blok, ... Kat, ... No'lu ticari bağımsız bölüme ilişkin İzmir 14. Noterliğinin 17.01.2018 tarih ve 00595 yevmiye numaralı;... İli, ... İlçesi, ... Ada, - Parselde yer alan ... Blok, .... Kat, ... No'lu ticari bağımsız bölüme ilişkin İzmir 14. Noterliğinin 17.01.2018 tarih ve 00596 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin; * 9.3. maddesinde Alıcı'nın; Satıcı'dan kaynaklanmayan nedenlerle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi halinde; Alıcının, Satıcı'nın tüm masraflarını doğmuş doğacak müspet ve menfi zararlarını tazmin etmekle etmekle yükümlü olduğu, bunun yanında KDV Hariç Satış Bedelinin %10'u (93.790,00) oranında Cezai Şartı Satıcı'ya ödemeyi de kabul ve taahhüt ettiği, Satıcının zararlarını ve cezai şart miktarını Alıcı tarafından fesih tarihine kadar ödenen bedelden alma hakkına sahip olduğu ve varsa bakiye bedel için Alıcı aleyhine yasal yollara başvurma hakkını haiz olduğu, * 9.4. maddesinde Satıcı'nın 9.3. madde altında düzenlenmiş olan zararlarını ve cezai şart tutarı ile ticari bağımsız bölüm'ün satışı veya Satış Vaadi Sözleşmesi nedeniyle oluşan vergi, harç, DASK Sigortası, döner sermaye bedeli, noter masrafı vb. yasal yükümlülüklerden doğan tüm masrafları Alıcı'nın fesih tarihine kadar ödediği meblağdan mahsup edeceği hüküm altına alındığını, Dolayısıyla Satıcı müvekkili şirket tarafından, Alıcı-davacı tarafın ödemiş olduğu bedelden %10 oranında cezai şart kesintisi yapılabileceği ve konutun satışı ve satış vaadi sözleşmesi nedeniyle oluşan vergi harç ve benzeri yükümlülüklerden doğan masrafların kesileceği her türlü izahtan vareste, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerden yasal mevzuat ve sözleşme uyarınca cezai şart ve masraf kesintisine ilişkin davacı tarafa KDV dahil 30.07.2019) tarihli TUR2019000000593 seri nolu 5.591,97 TL bedelli, 30.07.2019 tarihli TUR20190000592'seri nolu 4.850,445 TL fatura, 30.07.2019 tarihli TUR20200000000100 seri nolu 93.790,00 TL bedelli, 30.07.2019 tarihli TUR20200000000099 seri nolu 166.220,00 TL bedelli fatura düzenlenmiş olup, dönme bildiriminin müvekkili şirkete ulaştığı tarihten itibaren 90 günlük yasal süre içerisinde 29.01.2020 tarihinde 470.559,58 TL davacı şirkete iade edildiğini, davacı tarafça akdin feshine müvekkili şirketin sebebiyet verdiği iddia edilerek cezai şart kesilmeyeceği belirtildiğini, iddianın kabulü mümkün olmadığını, taraflar arasında imza edilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin 4.1. maddesinde Satıcının mücbir sebepler ( mad.11 ) ve yasal süreler dışında sözleşme konusu bağımsız bölümü 30.06.2019 tarihinde teslim edeceği hüküm altına alındığını, atıfta bulunulan mücbir sebebe ilişkin 11. Maddede ise satıcının herhangi bir kusuru ya da ihmali olmaksızın ve satıcı mücbir sebep süresinde sözleşmenin ifasını kaçınılmaz derecede imkansız hale getiren beklenmeyen haller ve yetkili makamlardan kaynaklanan nedenlerin sözleşme kapsamında mücbir sebep olarak kabul edildiği ve mücbir sebep süresinin teslim süresine ekleneceği düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından inşası yapılan davaya konu .... Projesinin bulunduğu alanı kapsayan ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Ocak/2012 ve Haziran/2012 tarihli kararlar ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planına karşı, ... Büyükşehir Belediyesi tarafından iptal davası açıldığını, Danıştay 6. Dairesi'nin; 2012/3294 E, 2015/7754 K sayılı ve 2012/6180 E, 2015/7755 K sayılı ve 23.12.2015 tarihli kararlar ile davanın reddine karar verildiğini, bu davalar ... Projesinin ruhsatlandırılmasına engel teşkil etmediği için 31.05.2016 tarihinde İnşaat Ruhsatı alındığını, ancak, bu davaların temyiz aşamasında Danıştay İdari Dava Daireleri'nin; 2016/1888 E, 2016/2642 K sayılı ve 2016/2041 E, 2016/2644 K sayılı 11.10.2016 tarihli kararı ile 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının kısmen, 1/1000 ölçekli İmar Planının ise tamamen iptaline karar verildiğini, iptal kararı nedeniyle... Belediye Başkanlığı tarafından 07.03.2017 tarihinde şantiyedeki çalışmalar durdurulduğunu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Danıştay Kararlarına uygun olarak yeniden imar planı hazırlanması, onaylanması ve... Belediye Başkanlığının 19.03.2018 tarihli ve 72966316.804.2.433 sayılı yazısı ile bu planların kesinleşmesi üzerine inşaata yeniden başlandığını, dolayısıyla 07.03.2017 ile 19.03.2018 tarihleri arasında süre yetkili makamlardan kaynaklanan bir durum olup bu bağlamda da müvekkili şirket açısından mücbir sebep niteliğinde olduğunu, 377 günlük sürenin teslim süresine eklenmesi gerektiğini, bunun dışında ise ....Projesi'nin Çekirdek Perde Sisteminin Türkiye'de ilk kez ve en büyük ölçüde uygulanan proje olması, Türkiye'de hiç olmayan 80 m' lik baret kazık sisteminin kullanılması ve özellikle Ağustos/2018'de yaşanan kur dalgalanması nedeniyle bu özel teknik ekipmanların temini için yaklaşık 6 aylık bir bekleme yaşanmıştır. İşbu 6 aylık teknik ve ticari nedenin de mücbir sebep olarak kabulü gerektiğini, müvekkili şirketin taşınmazı 30.06.2019 tarihinde teslim edememesi için haklı ve kabul edilebilir sebepleri olması nedeniyle sözleşmenin feshinin haklı olarak kabulüne olanak bulunmadığını, müvekkili şirketin cezai şart kesintisi hukuka uygun olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 21.11.2022 tarih ve 2020/225 Esas, 2022/809 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Dava; alacak talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının sözleşmeden haklı nedenle dönüp-dönmediği, davalının davacı tarafından kendisine yapılan ödemeleri cezai şart ve masraf kesintisiz aynen iade etmesi gerekip-gerekmediği, davalının taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen taşınmazları süresinde teslim edip-etmediği, etmemiş ise teslim etmemesinin mücbir sebepten kaynaklanıp-kaynaklanmadığı, teslim süresinin sözleşme fesih tarihinin dolup dolmadığı, davacının faiz talep edip-edemeyeceği, edebilirse hangi tarihten itibaren ne tür faiz talep edebileceği, noktalarında toplandığı, Somut olayda; davacı ile davalı arasında... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada,.... parselde yer alan... Blok ....Kat .....nolu ticari bağımsız bölümün satışı uğrunda İzmir 14. Noterliği'nin 17.01.2018 tarihli, 00595 yevmiye nolu, 1.961.396,00 TL. bedelli ön ödemeli ticari alan satışı kapsamında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini ve ...ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ...parselde yer alan ...Blok ...Kat ... nolu ticari bağımsız bölümün satışı uğrunda İzmir 14. Noterliği'nin 17.01.2018 tarihli, 00596 yevmiye nolu, 1.106.772,00 TL. bedelli ön ödemeli ticari alan satışı kapsamında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini düzenledikleri, her iki sözleşmede de konusu ticari bağımsız bölümlerin 30.06.2019 tarihinde davalı şirket tarafından davacıya teslim edileceği hususunda mutabık kalındığı, davacı şirketçe, davalı şirkete 739.972,00 TL ödeme yapıldığı, davalı şirket tarafından sözleşmeler ile kararlaştırılan bağımsız bölümlerin teslim tarihi olan 30.06.2019 tarihinde davacıya tesliminin gerçekleşmediği, 00595 Yev. Nolu Sözleşme ve 00596 Yev. Nolu Sözleşme Madde 9.1'de "Alıcı, Satıcının Ticari Bağımsız Bölümü Alıcı'ya teslim etmekte temerrüde düşmesi ve temerrüt süresinin 365(üçyüzaltmışbeş) günü aşması halinde sözleşmeyi haklı olarak feshedebilir..." şeklinde maddenin bulunması nedeniyle davacının Karşıyaka 5. Noterliği'nin 26.07.2019 Tarihli 24049 Yevmiye Nolu İhtarnamesini keşide ederek sözleşmeden dönme iradesini ve sözleşmeler mucibince ödediği toplam 739.972,00 TL'nin geri ödenmesini istediğini davalı şirkete bildirdiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete senet vade değişim farkı adı altında masraf kesintisi yapıldığını gösterir faturalar gönderildiği, davacı şirket İzmir 25.Noterliği'nin 02.08.2019 tarihli, 18102 yev. Nolu ihtarnamesini tanzim ederek; söz konusu sözleşmelerden dönüldüğünü bu sebeple 30.07.2019 tarihli TUR2019000000593 seri nolu ve 30.07.2019 tarihli TUR2019000000592 seri nolu toplam 10.442,42 bedelli faturaları kabul etmediklerini ve davalı yana iade ettiklerini bildirdiği, bunun üzerine davalı şirket tarafından ; 17.01.2018 tarihli, 00595 yevmiye nolu sözleşmeden dönülmesi sebebiyle cezai şart bedeli(%10) adı altında 27.01.2020 tarihli, TUR20200000000100 seri nolu, 93.790,00 TL bedelli fatura ve 00596 yevmiye nolu sözleşmeden dönülmesi sebebiyle cezai şart bedeli(%10) adı altında 27.01.2020 tarihli, TUR2020000000099 seri nolu, 166.220,00 TL bedelli fatura olmak üzere toplam 260.010,00 TL sözleşme cezasını içerir 2 adet fatura tanzim edildiği, davacı şirket, cezai şart bedellerini içeren söz konusu iki faturayı kabul etmediklerini ve davalı yana iade ettiklerini bildirir Bornova 6. Noterliği'nin 30.01.2020 tarihli 02143 Yev.nolu ihtarnamesi keşide edilmiş ve davalı şirkete gönderildiği, davalı yan kestikleri faturaların toplam tutarını iade edilecek miktar üzerinden düşerek davacıya toplam iade edilmesi gereken 739.972,00 TL iken, cezai şart ve masrafların toplamı olan 269.882,42 TL'yi düşerek müvekkiline toplam 470.593,58 TL ödemede bulunduğu, Davalının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kurulmadan önceki idareden kaynaklı mücbir sebepler ile 2018 yılı kur dalgalanmalarının inşaatın yapım süresini etkileyen mücbir sebep olduğu yönündeki savunmasının, satış sözleşmesinin imza tarihinden önceki inşaatın durdurulmasının bu sözleşmede vaadedilen Bitim Süresi için etkili olamayacağı, yine İnşaatta kullanılan baret sistemi için özellik isteyen bu iş için bekleme süresinin de mücbir sebep olmayacağı, zira işin akışındaki tüm mücbir sebeplere karşı 365 gün ilave bekleme süresinin zaten sözleşmede yer aldığı dikkate alındığında davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilemeyeceği, Nitekim Sözleşmenin; “MÜCBİR SEBEP BAŞLIĞI ALTINDA 11.1. MADDESİNDE; Savaş, seferberlik, deprem, çevrede çıkabilecek yangın ve sel gibi doğal afetler, tehlikeli salgın hastalıklar, grev, lokavt nedeni ile inşaat için gerekli malzeme ve enerjinin ve personelin sağlanamaması gibi nedenlerle sınırlı olmamak üzere, Sözleşmenin imzası sırasında mevcut olmayan, SATICI’nın herhangi bir kusur ya da ihmali olmaksızın ve SATICI açısından mücbir sebep süresince Sözleşmenin ifasını kaçınılmaz derecede imkansız hale getiren olağanüstü ve beklenmeyen haller ve yetkili makamlardan kaynaklanan nedenlerle (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirtilen kış aylarına yönelik inşaat yasağı kapsamındaki günler ve aylar) işbu Sözleşme kapsamında “Mücbir sebep” olarak kabul edilmiştir. 11.2.maddesinde SATICI herhangi bir Mücbir Sebep nedeni ile TİCARİ BAĞIMSIZ BÖLÜM’ün tesliminde gecikmesi halinde, mücbir sebep süresini teslim süresine eklemek hakkına sahip olduğu“ maddesi yer aldığı, Sözleşmenin imza tarihi sonrasında mücbir sebep olarak sayılan 11.1. Maddesinde yer alan hususların da olmadığı, 2018 Yılı kur dalgalanmasının sınırlı sayılan mücbir sebepler arasında olmadığı görülmekle, davalının sözleşmenin bitim tarihi olan 30.06.2019 tarihinde inşaatın tamamlanması beklenmesi gerektiği, Davacı vekilinin 17.09.2021 tarihli bir beyan dilekçesinin dosyaya sunulduğu belirtilen yazı ekinde İzmir 8.Tüketici Mahkemesinden alınan 26.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre inşaatın fiziki seviyesinin % 40 olduğunun belirtildiği, davalı vekilinin 24.09.2021 tarihli bir beyanlarının dilekçesinin dosyaya sunulduğu belirtilen yazıda ise; Kaba inşaatların bitirildiği, ince işçilik kısmının kaldığının belirtildiğinin, 30.06.2019 tarihi itibariyle inşaatın fiziki seviyesi ile ilgili herhangi bir yapı denetim hakkediş seviyesi ile ilgili bir bilgi dava dosyasında yer almadığı, İnşaat Ruhsatı 31.05.2016 tarihinde alındığı; 07.03.2017 tarihinde şantiyedeki çalışmalar durdurulduğu, (Tutulan Yapı Tatil Tutanağında İksaların fiziki seviyesinin % 80, İnşaatın fiziki seviyesinin % 10 olduğunun belirtildiği) 19.03.2018 tarihinde... Belediyesinin yazısıyla inşaata başlandığı; 19.03.2018 ile 30.06.2019 tarihi arasında yapılan işlere dair dosyada yeterli bir bilgi olmadığı (Yapı Denetim raporu vb.) ancak % 10 ile % 40 arasında olabileceği, bu durumda da davacının yaptığı feshin haklı olduğu sonucuna ulaşılarak davalı tarafından cezai şart ve masraf kesintisi yapılmasının doğru olmayacağı, 269.882,42 TL'nin iadesinin icap ettiği ve haksız olarak iade edilmediğinin anlaşıldığı, Mahkememizce yeterli ve hükme esas almaya elverişli görülen bilirkişi raporunda da bu durumun tespit edildiği anlaşılmakla; Açıklanan gerekçelerle raporda irdelenen 2.alternatifin dava konusu hadiseye uygun düştüğü anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile; alacak olarak davalı .... Şirketi yönünden, 269.882,42 TL alacak kaleminin 30.07.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 12.01.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Davacı taraf ile müvekkili şirket arasında... İli, ... İlçesi, ... Ada,... Parselde yer alan... Blok, .... Kat, ... No’lu ticari bağımsız bölüme ilişkin İzmir 14. Noterliğinin 17.01.2018 tarih ve 00595 yevmiye numaralı; ... İli, ... İlçesi, ... Ada, ... Parselde yer alan... Blok, .... Kat,...No’lu ticari bağımsız bölüme ilişkin İzmir 14. Noterliğinin 17.01.2018 tarih ve 00596 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, işbu gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin 9.3. maddesinde Alıcı’nın; Satıcı’dan kaynaklanmayan nedenlerle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi halinde; alıcının, Satıcı’nın tüm masraflarını doğmuş doğacak müspet ve menfi zararlarını tazmin etmekle etmekle yükümlü olduğu, bunun yanında KDV Hariç Satış Bedelinin %10’u (93.790,00) oranında cezai şartı satıcıya ödemeyi de kabul ve taahhüt ettiği, satıcının zararlarını ve cezai şart miktarını alıcı tarafından fesih tarihine kadar ödenen bedelden alma hakkına sahip olduğu ve varsa bakiye bedel için alıcı aleyhine yasal yollara başvurma hakkını haiz olduğu, 9.4. maddesinde Satıcı’nın 9.3. madde altında düzenlenmiş olan zararlarını ve cezai şart tutarı ile ticari bağımsız bölümün satışı veya satış vaadi sözleşmesi nedeniyle oluşan vergi, harç, DASK Sigortası, döner sermaye bedeli, noter masrafı vb. yasal yükümlülüklerden doğan tüm masrafları alıcının fesih tarihine kadar ödediği meblağdan mahsup edeceği hüküm altına alındığını, -Dolayısıyla Satıcı müvekkili şirket tarafından, alıcı-davacı tarafın ödemiş olduğu bedelden %10 oranında cezai şart kesintisi yapılabileceği ve konutun satışı ve satış vaadi sözleşmesi nedeniyle oluşan vergi harç ve benzeri yükümlülüklerden doğan masrafların kesileceği her türlü izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerden yasal mevzuat ve sözleşme uyarınca cezai şart ve masraf kesintisine ilişkin davacı tarafa KDV dahil 30.07.2019 tarihli TUR2019000000593 seri nolu 5.591,97 TL bedelli, 30.07.2019 tarihli TUR2019000000592 seri nolu 4.850,45 TL fatura, 30.07.2019 tarihli TUR20200000000100 seri nolu 93.790,00 TL bedelli, 30.07.2019 tarihli TUR20200000000099 seri nolu 166.220,00 TL bedelli fatura düzenlenmiş olup, dönme bildiriminin müvekkili şirkete ulaştığı tarihten itibaren 90 günlük yasal süre içerisinde davacı şirkete iade edildiğini, -Davacı tarafça akdin feshine müvekkili şirketin sebebiyet verdiği iddia edilerek cezai şart kesilmeyeceği belirtildiğini, işbu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında imza edilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin 4.1. maddesinde Satıcının mücbir sebepler (mad. 11) ve yasal süreler dışında sözleşme konusu bağımsız bölümü 30.06.2019 tarihinde teslim edeceği hüküm altına alındığını, maddede atıfta bulunulan mücbir sebebe ilişkin 11. maddede ise satıcının herhangi bir kusuru ya da ihmali olmaksızın ve satıcı mücbir sebep süresinde sözleşmenin ifasını kaçınılmaz derecede imkansız hale getiren beklenmeyen haller ve yetkili makamlardan kaynaklanan nedenlerin işbu sözleşme kapsamında mücbir sebep olarak kabul edildiği ve mücbir sebep süresinin teslim süresine ekleneceğinin düzenlendiğini, -Müvekkili şirket tarafından inşası yapılan davaya konu ....Projesinin bulunduğu alanı kapsayan ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Ocak/2012 ve Haziran/2012 tarihli kararlar ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planına karşı, ... Büyükşehir Belediyesi tarafından iptal davası açıldığını, Danıştay 6. Dairesi’nin; 2012/3294 E, 2015/7754 K sayılı ve 2012/6180 E, 2015/7755 K sayılı ve 23.12.2015 tarihli kararlar ile davanın reddine karar verildiğini, bu davaların....Projesinin ruhsatlandırılmasına engel teşkil etmediği için 31.05.2016 tarihinde inşaat ruhsatı alındığını, ancak, bu davaların temyiz aşamasında Danıştay İdari Dava Daireleri’nin; 2016/1888 E, 2016/2642 K sayılı ve 2016/2041 E, 2016/2644 K sayılı 11.10.2016 tarihli kararı ile 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının kısmen, 1/1000 ölçekli imar planının ise tamamen iptaline karar verildiğini, işbu iptal kararı nedeniyle... Belediye Başkanlığı tarafından 07.03.2017 tarihinde şantiyedeki çalışmaların durdurulduğunu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Danıştay Kararlarına uygun olarak yeniden imar planı hazırlanması, onaylanması ve... Belediye Başkanlığının 19.03.2018 tarihli ve 72966316.804.2.433 sayılı yazısı ile bu planların kesinleşmesi üzerine inşaata yeniden başlandığını, dolayısıyla 07.03.2017 ile 19.03.2018 tarihleri arasında süre yetkili makamlardan kaynaklanan bir durum olup bu bağlamda da müvekkili şirket açısından mücbir sebep niteliğinde olduğunu, işbu 377 günlük gecikme süresinin müvekkilinden değil idareden kaynaklandığından mücbir sebep niteliğinde olduğundan teslim süresine eklenmesinin gerektiğini, Mücbir sebep başlığı altında Sözleşmenin 11.1. maddesinde; Savaş, seferberlik, deprem, çevrede çıkabilecek yangın ve sel gibi doğal afetler, tehlikeli salgın hastalıklar, grev, lokavt nedeni ile inşaat için gerekli malzeme ve enerjinin ve personelin sağlanamaması gibi nedenlerle sınırlı olmamak üzere, Sözleşmenin imzası sırasında mevcut olmayan, satıcı’nın herhangi bir kusur ya da ihmali olmaksızın ve satıcı açısından mücbir sebep süresince Sözleşmenin ifasını kaçınılmaz derecede imkansız hale getiren olağanüstü ve beklenmeyen haller ve yetkili makamlardan kaynaklanan nedenlerle (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirtilen kış aylarına yönelik inşaat yasağı kapsamındaki günler ve aylar) işbu Sözleşme kapsamında “Mücbir sebep” olarak kabul edildiğini, 11.2.maddesinde satıcı herhangi bir mücbir sebep nedeni ile ticari bağımsız bölüm’ün tesliminde gecikmesi halinde, mücbir sebep süresini teslim süresine eklemek hakkına sahip olduğu maddesi yer almasına rağmen mahkemece... Belediye Başkanlığı tarafından 07.03.2017 tarihinde şantiyedeki çalışmaların 377 gün durdurulması mücbir sebep olarak nitelendirilmemesinin hatalı olduğunu, bunun haricinde davacı vekilinin 17.09.2021 tarihli bir beyan dilekçesinin dosyaya sunulduğu belirtilen yazı ekinde İzmir 8.Tüketici Mahkemesinden alınan 26.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre inşaatın fiziki seviyesinin %40 olduğunun belirtildiği, davalı vekilinin 24.09.2021 tarihli bir beyanlarının dilekçesinin dosyaya sunulduğu belirtilen yazı karara esas alındığını, kaba inşaatların bitirildiği, ince işçilik kısmının kaldığının belirtildiği görülmektedir. 30.06.2019 tarihi itibariyle inşaatın fiziki seviyesi ile ilgili herhangi bir yapı denetim hakkediş seviyesi ile ilgili bir bilgi dava dosyasında yer almamasına rağmen eksik inceleme ile hatalı ve yanlış hüküm kurulduğunu, -Yine kararda "Dosyada Yapılan İncelemede 31.05.2016 tarihinde İnşaat Ruhsatı alındığı; 07.03.2017 tarihinde şantiyedeki çalışmalar durdurulduğu, (Tutulan Yapı Tatil Tutanağında İksaların fiziki seviyesinin % 80, İnşaatın fiziki seviyesinin % 10 olduğunun belirtildiği) 19.03.2018 tarihinde... Belediyesinin yazısıyla inşaata başlandığı; 19.03.2018 ile 30.06.2019 tarihi arasında yapılan işlere dair dosyada yeterli bir bilgi olmadığı (Yapı Denetim raporu vb.) Ancak % 10 ile % 40 arasında olabileceği" değerlendirmesi ile verilen karar eksik inceleme sonucu verildiğini, hatalı olduğunu, 30.06.2019 tarihi itibariyle inşaatın fiziki seviyesi ile ilgili herhangi bir yapı denetim raporu ve hakkediş seviyesi ile ilgili araştırma yapılmadan, hatalı ve eksik değerlendirme sonucu verilen kararın kaldırılmasının gerektiğini, Tüm bu sebeplerle, müvekkili şirketin taşınmazı 30.06.2019 tarihinde teslim edememesi için haklı ve kabul edilebilir sebepleri olması sebebi ile sözleşmenin feshinin haklı olarak kabulüne olanak olmayıp, müvekkili şirketin cezai şart kesintisi hukuka uygun olduğundan İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli, 2020/225 E. ve 2022/809 K. sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasını isteme zorunluluğu hasıl olduğunu, Ayrıntılı olarak açıkladığımız nedenlerle, öncelikle tehiri icra istemlerinin kabulüne, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli, 2020/225 E. ve 2022/809 K. sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinden dönülmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Taraflar arasında İzmir 14. Noterliği'nin 17.01.2018 tarihli 595 yevmiye numaralı ve İzmir 14. Noterliği'nin 17.01.2018 tarihli 596 yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmelerinin" yapıldığı, sözleşmelere göre davalı yüklenicinin kendisine ait... İli... İlçesi ... Mah. ... ada .... parselde inşa etmekte olduğu inşaattaki ... nolu ve ... nolu ticari bağımsız bölümleri sözleşmenin 3.maddesinde belirtilen bedel ve ödeme koşulları ile sözleşmede yazılı koşullarla ve/veya ileride uygulanabilecek tadil projelerine uygun şekilde müstakil olarak kullanmaya elverişli olmak üzere projelendirilmiş kat irtifakı ve kat mülkiyetine konu olacak şekilde mücbir sebepler ve yasal süreler dışında 30.06.2019 tarihine kadar ruhsat eki projesine ve teknik şartnamede belirtilen koşullara uygun olarak tamamlayarak davacıya teslim etmekle yükümlü olduğu; sözleşmenin 11.maddesine göre mücbir sebeplerin sayıldığı, sözleşmenin 4.2 maddesinde ve 11.2 maddesinde mücbir sebeplerin bulunması halinde bu sürelerin teslim sürelerine ekleneceği; sözleşmenin 9.2 maddesine göre, alıcının(davacı) sözleşmeyi haklı nedenlerle feshetmesi halinde ticari bağımsız bölümün satışı veya satış vaadi sözleşmesi nedeniyle oluşan vergi, harç, Dask sigortası, döner sermaye bedeli, noter masrafı vb yasal yükümlülüklerden doğan tüm masrafları satıcının(davalı) ödeyeceği, satıcının ayrıca satış bedelini alıcıya faizsiz olarak ve fesih bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren 90 gün içinde iade etmekle yükümlü olduğunun düzenlendiği görülmüştür. Davacı, davalı yüklenicinin sözleşmelerde kararlaştırılan 30.06.2019 tarihinde bağımsız bölümlerin teslimini gerçekleştirmemesi ve inşaatın halihazırdaki durumu itibariyle bağımsız bölümlerin tesliminin olası görünmemesi nedeniyle Karşıyaka 5.Noterliği'nin 26.07.2019 tarihli ihtarnamesiyle sözleşmeden dönüldüğü ve ödenen toplam 739.972,00 TL'nin iadesinin istendiği, ancak davalı tarafın iade edilecek bedel üzerinden vade değişim farkı adı altında masraf kesintisi ile %10 cezai şart bedeli kesintisi olmak üzere toplam 269.882,42 TL kesinti yaparak bakiye 470.593,58 TL'yi iade ettiğini belirterek davalı tarafça iade edilmeyen 269.882,42 TL'nin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı yüklenici ise, sözleşmeye konu bağımsız bölümlerin 30.06.2019 tarihinde teslim edilmemesinin haklı ve kabul edilebilir sebepleri olduğunu, sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini, bu sebeple cezai şart ve vade değişim farkı adı altında masraf kesintisi yapılmasının hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Somut olayda, davalı tarafça ... İli... İlçesi ... Mah. ... ada .... parselde inşa edilmekte olan inşaat için 27.05.2016 tarihli inşaat yapı ruhsatının alındığı, inşaatın fiziki seviyesinin %10 seviyesinde iken 07.03.2017 tarihli yapı tatil tutanağı ile inşai faaliyetin durdurulduğu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Danıştay kararlarına uygun olarak yeniden imar planı hazırlanmasının onaylanması ve... Belediye Başkanlığı'nın 19.03.2018 tarihli yazısı ile planların kesinleşmesi üzerine inşaatın yeniden başladığı anlaşılmıştır. Davalı yüklenici 07.03.2017- 19.03.2018 tarihleri arasındaki sürenin yetkili makamlardan kaynaklandığından mücbir sebep niteliğinde olduğu bu nedenle işin teslim süresine eklenmesi gerektiğini savunmuş ise de, inşai faaliyetin 07.03.2017 tarihinde durdurulmasından sonra davacı tarafla 17.01.2018 tarihinde sözleşmelerin yapıldığı, sözleşmelerin yapıldığı tarihte inşai faaliyetin durduğunun davalı tarafça bilindiğinden davalının bu durumu gözönüne alarak basiretli bir tacir gibi hareket ederek sözleşmedeki teslim süresini belirlemesi gerektiği, bu hususun sözleşmenin 11.maddesine göre mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceğinden sözleşme süresine eklenemeyeceği anlaşılmıştır. Mahkemece davalı tarafa sözleşmeye konu bağımsız bölümlerin tamamlanıp tamamlanmadığı ve teslime hazır olup olmadığı hususunun sorulması üzerine davalı vekili tarafından verilen 23.09.2021 tarihli dilekçede "Kaba inşaatların tümünün bittiği, yalnızca ince işçilik kısmının kaldığı, duvar imalatlarının 42- 44 katları arası devam ettiği, sıva imalatlarının 25- 28 katlar arası devam ettiği, elektrik imalatlarının 38-40 katları arası devam ettiği, mekanik imalatların 25 -30 katlar arasında devam ettiği, cephe imalatlarına asansör çelik imalatlarına vs klima imalatlarına başlandığı, iç mimari dizayn süreçlerinin %80 aşamasında olduğu, konutlara ait kazan daireleri ekipmanları yangın pompa ekipmanları ve benzeri cihaz alımlarına çıkıldığı, yaklaşık 4 aylık üretim süreçleri bulunduğundan Aralık 2021/ Ocak 2022 gibi teslimlerinin yapılacağı, bodrum katların otopark imalatlarına başlandığı, dolayısıyla bağımsız bölümlerin teslim edilmediği ve iskan ruhsatının alınmadığı,kat irtifakı tesisi için bir engel bulunmamakla birlikte yönetim planında tekrar değişiklik yapılması adına ticari alanların kullanım şekli ve vs tüm hususların netleşmesinin beklendiğinin " bildirildiği, buna göre davalı yüklenicinin 23.09.2021 tarihi itibariyle inşaatın yapımına devam ettiği anlaşılmıştır. Buna göre somut olayda davalı yüklenicinin sözleşmelerde belirtilen teslim tarihi olan 30.06.2019 tarihi itibariyle inşaatı tamamlanmadığı, 07.03.2017- 19.03.2018 tarihleri arasındaki sürenin mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceğinden inşaat süresine eklenemeyeceği, davacı tarafın sözleşmelerin 9.2 maddesine göre, sözleşmeleri haklı nedenle feshettiği anlaşıldığından davalı yüklenicinin ödenen satış bedelini davacıya iade etmekle yükümlü olduğu, davalı tarafın vade değişim farkı ve %10 cezai şart bedeli kesintisi olmak üzere toplam 269.882,42 TL kesinti yapamayacağından Mahkemece davacıya iade edilmeyen 269.882,42 TL'nin tahsiline karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.11.2022 tarih ve 2020/225 Esas, 2022/809 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 18.435,66 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.608,91 TL'nin mahsubu ile kalan 13.826,75 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.