Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/23962 E. , 2024/1181 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/23962 Karar No : 2024/1181 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kara
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/23962 E. , 2024/1181 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/23962 Karar No : 2024/1181 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine, 10.000,00-TL maddi ve 500.000,00-TL manevi tazminatın idari işlem tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının durumunun değerlendirilmesinde hükme esas alınabilecek nitelikte görülen Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakları ile tazminat ödenmesi talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararında; bakılmakta olan davanın davacı vekili Av. ... tarafından 28/10/2019 tarihinde açıldığı, davanın devamı sırasında davacının 1 yıldan uzun süreli hapis cezası alması ve hükmün kesinleşmesi nedeniyle ...'ın (sehven ... olarak yazılmış) davacıya vasi olarak tayin edildiği, ancak İdare Mahkemesi tarafından esas hakkında karar verilmeden önce davacının 14/04/2021 tarihinde cezaevinden tahliye edildiği, akabinde …. İdare Mahkemesince iş bu davada verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararın, davacı vekili Av. ...'na usulüne uygun olarak 05/06/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından verilen istinaf dilekçesinin 11/11/2022 tarihinde Mahkeme kayıtlarına girdiği, bu durumda, 05/06/2022 tarihinde tebliğ edilen Mahkeme kararına yönelik (30) günlük istinaf süresinin sona ermesine karşın davacı tarafından, istinaf süresi geçirildikten sonra 11/11/2022 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşerek infazına başlanmış olması ve akabinde Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar neticesinde kısıtlanması nedeniyle avukatı ile arasındaki vekalet ilişkisinin sona erdiği, İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın ise vekalet ilişkisi sona eren avukata tebliğ edildiği, söz konusu tebligatın usulsüz olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun 19/06/2019 tarih ve 2019/27616 sayılı işlemle reddedilmesi üzerine, anılan işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine, 10.000,00-TL maddi ve 500.000,00-TL manevi tazminatın idari işlem tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz."; 2. fıkrasında, "İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir (...) " düzenlemelerine; aynı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, "(...) Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir."; 7. fıkrasında, "(...) temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 20/07/2022 tarihli ve E: 2022/48, K: 2022/93 sayılı kararı ile bu fıkrada yer alan “ve 6 ncı” ibaresi, “istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâli” yönünden iptal edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 14. maddesinde, kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı; 16. maddesinde, kısıtlıların, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremeyecekleri; 407. maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğu; 413. maddesinde, vesayet makamının, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atayacağı; 448. maddesinde, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasinin vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil edeceği; 462. maddesinde, vasinin dava açabilmesi için vesayet makamının izninin gerektiği; 471. maddesinde ise, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 43. maddesinde, "Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında sona erer." hükmü; 513. maddesinde ise, "Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, 2577 sayılı Kanun'da belirtilen idare mahkemesi kararlarına karşı kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği açıktır. Öte yandan, anılan madde hükümlerinin değerlendirilmesinden; vekalet ilişkisinin, gerek vekilin gerekse müvekkilin fiil ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulacağı sonucu çıkmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, yargılandığı ceza davası sonucunda davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşerek anılan hükmün infazına başlanmış olması nedeniyle yukarıda anılan hükümler uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi kararıyla ...'ın davacıya vasi olarak atandığı ve bu kararın 03/09/2020 tarihinde kesinleştiği, ancak davacının 14/04/2021 tarihinde tahliye olduğu ve bu tarih itibarıyla vesayet halinin kendiliğinden ortadan kalktığı, davanın reddi yolundaki ilk derece mahkemesi kararının ise Av. ...'na 05/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı tarafından söz konusu karara karşı 11/11/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunulduğu, davacı ile ilk derece mahkemesi kararının tebliğ edildiği avukat arasındaki vekalet ilişkisinin davacının kısıtlanması nedeniyle ortadan kalktığı, ayrıca vekil edenin kısıtlılık halinin ortadan kalkması ile söz konusu vekalet ilişkisinin kendiliğinden tekrar kurulacağına ilişkin bir mevzuat hükmü bulunmadığı da göz önüne alındığında, vekalet ilişkisi sona eren avukata yapılan tebligatın usule aykırı olduğu sonucuna varıldığından, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yönünde verilen temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 20/02/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.