4. Hukuk Dairesi 2013/16206 E. , 2014/9787 K. "" MAHKEMESİ : Karasu Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/05/2013 NUMARASI : 2012/450-2013/388 Davacı M.. T.. vekili Avukat E. A..tarafından, davalı S.. M.. aleyhine 13/06/2012 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/05/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafında…
**4. Hukuk Dairesi 2013/16206 E. , 2014/9787 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Karasu Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/05/2013 NUMARASI : 2012/450-2013/388 Davacı M.. T.. vekili Avukat E. A..tarafından, davalı S.. M.. aleyhine 13/06/2012 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/05/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, Karasu ilçesinde muhasebeci olduğunu, davalının da esnaf olup aynı zamanda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ilçe başkan yardımcısı olduğunu, basına bir açıklama yaptığını içeriğinde kendisinin kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, davacının ilçenin Cumhuriyet Halk Partisinin kurucu başkanı olduğunu, yerel bir gazetede köşe yazarlığı yaptığını ve sürekli AKP'yi hedef alan yazılar yazdığını, dava konusu açıklamayı davacının yazılarına karşılık cevap olarak yaptığını, davacının kişilik haklarına bir saldırıda bulunmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacıya hitaben söylenen “...her lafa verilecek cevabımız var lakin bir lafa bakarız laf mı diye, bir de söyleyene bakarız adam mı diye...” sözlerinin davacının mali müşavirlik yaptığı ilçede insanların kendisine olan güven duygusunu sarsacak nitelikte olması nedeniyle istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir. Anayasamızın 25. maddesi uyarınca “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.” Anayasamızın 90. maddesine göre usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bu kapsamda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de kanun hükmünde sayılmaktadır. AİHS nin 10. maddesinde “Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerir....” hükmü bulunmaktadır.