Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 29/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesi uyarınca sınır dışı edilme işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca tedbir talebinin Bölüm tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden İçtüzük'ün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından ilk olarak 13/2/2015 tarihinde tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 10/6/2015 tarihinde, dosyaya sonradan eklenen bilgi ve belgeler dikkate alınarak tedbir talebinin kabulüne ve sınır dışı işleminin durdurulmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1980 doğumlu olup İran İslam Cumhuriyeti vatandaşıdır. Başvurucu, ülkesinde görülmekte olan bir davada yasa dışı örgütler aleyhine tanıklık yaptığı gerekçesiyle yaşamının tehdit altında olduğunu ileri sürerek 17/8/2013 tarihinde Türkiye'ye giriş yapmıştır. Başvurucu, aynı gerekçeyle 12/11/2013 tarihinde Ankara Valiliğine başvurarak uluslararası koruma talebinde bulunmuştur. Adıyaman Valiliği Göç İdaresi Müdürlüğünün (Adıyaman Göç İdaresi) 17/7/2014 tarihli kararıyla uluslararası koruma talebi sonuçlanıncaya kadar bulunması gereken adresi terk ettiği gerekçesiyle başvurucunun sınır dışı edilmesine karar verilmiştir. Anılan sınır dışı kararının iptali için başvurucu tarafından açılan dava, Şanlıurfa İdare Mahkemesinin 19/12/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karar başvurucuya 15/1/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve 29/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. Anayasa Mahkemesi tarafından 13/2/2015 tarihinde başvurucunun sınır dışı işleminin durdurulmasına ilişkin tedbir talebi reddedilmiştir (A.G.J. [TK], B. No: 2015/1832, 13/2/2015). Anayasa Mahkemesi tarafından sonradan ortaya çıkan gelişmelerle Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından 20/4/2015 tarihinde başvurucuya mülteci statüsü verilmesi birlikte değerlendirilerek 10/6/2015 tarihinde sınır dışı işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir (A.G.J). BMMYK tarafından başvurucunun güvenli üçüncü ülke olarak değerlendirilen Amerika Birleşik Devletlerine (ABD) yerleştirilmesine karar verilmiştir. Bu gelişme sonrasında başvurucu 23/11/2016 tarihli dilekçesiyle bireysel başvurusundan feragat etmiştir. Başvurucu; anılan dilekçesinde Adıyaman Göç İdaresine Türkiye'den ayrılmak üzere başvuru yaptığını, ABD'ye gidiş uçak biletinin alındığını ve çıkış işlemlerinin tamamlanabilmesi ve ülkeden ayrılabilmesi amacıyla başvurusundan feragat ettiğini belirtmiştir.